Yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısıya ‘jeotermal’ deniyor. Bu ısı kaynaklarına, örneğin lavlara yaklaşarak ısınan ve yerkabuğu üstüne çıkan suya ise jeotermal su deniliyor. Su, buhar şeklinde yeryüzüne çıkabildiği gibi, dev kayaçlar arasında oluşan rezerv alanlarında da toplanabiliyor. Jeotermal enerji, yenilenebilir kaynaklar içinde yer alıyor, çevreyi kirletmiyor, ekosistemlere zarar vermiyor. 100-200 santigrat arasında sıcaklıktaki sular, enerji üretimi, kereste kurutma, yüksek yoğunluklu çözelti buharlaştırma, konservecilik, şeker ve tuz üretimi gibi alanlarda kullanılıyor. 100 santigrattan daha düşük olan termal sular ise organik madde kurutma, konut ısıtma, mantar yetiştirme, kaplıca tedavisi, yüzme havuzları ve balık çiftliklerinde değerlendiriliyor.

Potansiyel yüksek
Jeotermal kaynaklar açısından Türkiye oldukça zengin bir ülke. Geçmişte daha çok kaplıca olarak kullanılan termal sular, günümüzde çoğunlukla elektrik üretimi için kullanılıyor. Türkiye genelinde 2025 sonu itibariyle 60’tan fazla jeotermal santral var. Bunlara ek olarak tespit edilmiş 44 potansiyel saha daha bulunuyor. Kaynakların yüzde 78’i Batı Anadolu’da yer alırken, Türkiye jeotermal enerjide dünyada 4’üncü, Avrupa’da 1’inci sırada yer alıyor.
.jpeg)
OTB için atılım yılı
Organize tarım bölgeleri (OTB), devasa tarımsal üretim alanları, işleme ve lojistik gibi alanların bir arada bulunmasını öngörüyor. 2025 sonu itibariyle iş ve işlemleri devam eden 61 OTB‘ye ulaşıldı. Bunlardan 45’i tüzel kişilik kazanarak yapılandırıldı. Diğerlerinde yatırım analiz süreci devam ediyor. 2025, OTB alanında sıçrama yılı oldu ve 5 OTB yatırımı programa dahil edildi. 13 projeden 7’sine 2 milyar 12 milyon lira tutarında finansman desteği sağlandı. Altyapısı tamamlanan 19 OTB’nin 13’ünde fiili üretime başlandı.Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, 2026'yı OTB'ler için atılım yılı olarak görüyor.

Şimdi sıra jeotermal-OTB buluşmasında
OTB’ler için yeni itici güç ise jeotermal kaynaklar oldu. Özelikle ısıtmada jeotermal kaynaklar kullanılıyor. Böylece temiz, fosil yakıtlar gibi çevreyi kirletmeyen, dışa bağımlı olmayan ve düşük maliyetli enerji ile dört mevsim tarım üretimi yapılabiliyor. Türkiye genelinde jeotermal kaynaklı sera OTB sayısı son olarak Yozgat Yerköy’ün de eklenmesiyle 15’e ulaştı. 2025 yılında Ağrı-Diyadin, Adana-Karataş, İzmir-Bayındır, Şırnak-Silopi ve Kütahya-Simav Jeotermal Sera OTB’lerinde altyapılar tamamlandı. İzmir-Dikili, , Balıkesir-Gönen ve Balıkesir Edremit Sera OTB’lerinde inşaat faaliyetleri sürüyor.

2026 yatırım programı kapsamında
Dünyanın en büyük jeotermal OTB’si, halen Balıkesir-Gönen’de bulunuyor. İnşaatı devam eden bu dev yatırımın ilk etabının bu yılın sonunda faaliyete alınması planlanıyor. Bu proje, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında önemli bir örnek oluşturacak. 2026 yatırım programı kapsamında Kahramanmaraş-Elbistan, Afyon-Bolvadin, Muğla-Seydikemer, Batman ve Yozgat-Yerköy OTB projeleri için fizibilite çalışmaları başarıyla tamamlandı ve teklifler sunuldu. Jeotermal OTB’de parsel büyüklüğünün en az 10 dönüm, kapalı sera alanlarının ise en az 5 dönüm olması planlanıyor.

Hedef 2028’de 1 milyon tonun üzerinde üretim
Türkiye’de tarımsal üretimi farklı bir boyuta taşıyacak olan OTB’lerin 61’inin de faaliyete geçmesiyle birlikte, 2028 yılında 1,1 milyon ton bitkisel üretim ve 600 bin büyükbaş besi hayvan sayısına ulaşması hedefleniyor. Bu kontrol ve büyük çaplı üretim, et ve sebze, meyve gibi gıda ürünlerinde ekonomiye de önemli katkı sağlayacak.
