Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında geldiği İngiltere'de Türk medyasının sorularını yanıtladı.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimle fosil yakıta bağımlılığın sonuçlarının tüm dünyada görüldüğüne dikkati çeken Kurum, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve enerji bağımsızlığının ciddiyetinin bir kez daha idrak edildiğini vurguladı.
Türkiye'nin COP31 Başkanlığının böyle bir süreçte çok daha fazla anlam kazandığına işaret eden Bakan Kurum, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımlarına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
"Bu konuda Enerji Bakanlığımızla çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçte 2035'e ilişkin iddialı hedefleri açıklayacaklar. Cumhurbaşkanı'mızın koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine ulaşacak eylemleri ve projeleri olacak. Türkiye, bu anlamda birçok ülkeye göre iyi konumda. Yenilenebilir enerjide ciddi yatırımlarımız var. Bugün kurulu güçte yüzde 62’lerdeyiz. Hidroelektrik santrallerimiz, rüzgar enerjisi santrallerimiz, güneş enerjisi santrallerimiz ve nükleer yatırımlarımız olanca hızıyla devam ediyor. Yenilenebilir enerjide o yüzden iddialıyız. Daha da iyi olacağız. Depolama kapasitesi artıyor, şebeke hattı artıyor. Yerli ve milli elektrikli aracımız var. Bunların sayısını artırmak ve çeşitlendirmek lazım ki aslında 'Tam bağımsız olacağım.' diyorsanız bunu yapmak zorunluluk haline geldi."
Kurum, ABD’nin iklim krizine karşı tutumunun çalışmaları nasıl etkilediği yönündeki soru üzerine, "Bugün taraf olmadıklarını veya sürece dahil olmadıklarını söyleseler de sonuçta bu, sadece hükümetlerin alacağı bir karar değil. Bu işin özel sektörü var, üretimi var, tüketimi var. Dünyanın geçtiği bir süreç var. Bir dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Bu dönüşüme ayak uydurdunuz, uydurdunuz. Uydurmadığınızda geride kalırsınız." diye konuştu.
Amerikan Ticaret Odasının her konuda COP31 Başkanlığını desteklediğini anlatan Kurum, "Hepsi destek olduklarını ve bu değişimin ve dönüşümün gerekli olduğunu ifade ediyorlar. O yüzden hükümetlerin kararları bugün öyle olabilir ama önümüzdeki süreçte ister istemez onlar da sürece dahil olacaktır. Asıl olan toplumun geneli ne istiyor? Amerika'nın burada doğrudan desteği muhakkak kıymetli." ifadelerini kullandı.
Kurum, Türkiye’nin İngiltere’den atık ithalatına ilişkin, ülkedeki pek çok sektörde geri dönüşümden elde edilmiş ürünlerin imalatta kullanıldığını söyledi.
Bunu yaygınlaştırmak istediklerini anlatan Kurum, "Biz, yurt dışından çöp almıyoruz, onun altını çizeyim. İthal ettiğimiz ham maddeler var. Biz buna ham madde diyoruz. Kısmen kağıt geliyor, belli plastikler geliyor. Bunları üretimde kullanıyoruz ve elimizdeki malzeme yetmiyor." diye konuştu.
Türkiye'de 1 Temmuz itibarıyla depozito uygulamasına geçileceğine işaret eden Kurum, "Geri dönüşüm oranında yüzde 37'deyiz. Amacımız, 2053’e doğru döngüsel ekonomide bu oranı yüzde 80’e çıkarmak." dedi.
Kurum, COP31 Eylem Gündemi’nin 10 öncelik alanını Sıfır Atık, temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyon, gıda güvenliği, iklim uygulama köprüsü, okyanuslar ve denizler, iklim dirençli şehirler, gençlik ve eğitim, dinamik ve dayanıklı sağlık sistemleri, Rio sinerjisi ve yeşil sanayileşme olarak sıraladı.
Bu başlıklara ilişkin hedeflerin detaylarını paylaşan Kurum, COP31 Eylem Gündemi'nde yer alan "Sıfır Atık ve Metan Azaltımı" hedefine değinerek, "Atıklarımız, her geçen gün daha fazla artmaya başladı. Biz, bunu yüzde 50 azaltma hedefi koyduk." dedi.
Tüketim alışkanlığı konusunda da üretimde ve imalat sektöründe yüzde 15 döngüsel ekonomiden elde edilmiş malzeme kullanılması zorunluluğu getirildiğinin altını çizen Kurum, "Üstümüze giydiğimiz kıyafetlerin de 2035 yılına kadar en az yüzde 15’i geri dönüşümden elde edilecek. Eski malzemeyi kullanıp atmayacağız. O döngüsel ekonomiyi her sektöre yaygınlaştırmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından bölgede yürüttüğü inşa çalışmalarının COP31'in "Dirençli Şehirler" başlığına çok önemli bir örnek oluşturduğunu anlatan Kurum, "11 ilde 3 bin 500 ayrı alanda gerçekten kolay olmayacak bir çalışmayı yürüttük ve hamdolsun, milletimize evlerini iki yıl gibi kısa bir sürede teslim ettik. Bunu anlattığımızda çok şaşırıyorlar, takdir ediyorlar. Zaten Türkiye'nin burada sergilediği kararlılığı ve istikrarlı duruşu yaptığımız işlerden görerek COP31 Başkanlığını gerçekleştirebileceğine inanıyorlar." diye konuştu.
Kurum, "Dirençli Şehirler" başlığında enerji kullanım yoğunluğunun azaltılmasından sıfır enerjili binalara, şehirlerdeki mikromobilitenin artırılmasından raylı sistemlerin ulaşımda daha çok kullanılmasına kadar birçok projenin bulunduğunu söyledi.
Türkiye'nin binalarda yenilenebilir enerji kullanımına öncelik verdiğine dikkati çeken Kurum, atık suların yeniden dönüşümünü zorunlu hale getirdiklerini ve peyzajlarda şehirlerin özelliğine göre dikkate alınması gerekenlere ilişkin yönetmeliklerin bulunduğunu dile getirdi.
Kurum, 2035'te yüzde 35 elektrifikasyona geçme hedefine değinerek, "İlave şebeke yatırımları yapacağız. Depolama kapasitemizi artıracağız. İletim hatları ile ilgili yatırımı yapacağız. Yapmak zorundayız, sadece 'Geçeceğim' demekle olmuyor." ifadelerini kullandı.
Elektrifikasyonun temiz enerjiyle yapılmasının önemine işaret eden Kurum, iklim farkındalığı eğitiminin 2035’e kadar bütün ülkelerin müfredatlarına girmesi yönünde hedef koyduklarını dile getirdi.
Kurum, Türkiye'de tek kullanımlık plastiklerin kısıtlanmasıyla ilgili getirilecek düzenlemelere de değindi.
Plastik çatal, bıçak ve yemek kaplarının geri dönüştürülebilir ya da doğada yok olan ahşap ve kağıttan yapılan ürünlerle değiştirilmesini teşvik ettiklerini anlatan Kurum, bununla ilgili düzenlemenin eylül itibarıyla yayımlanacağını duyurdu.
"COP31, ortak irade ve somut sonuçlarla hatırlansın." diyen Kurum, bugüne kadar yapılan diğer toplantılarda 80'in üzerinde karar alındığını belirtti.
Bu kararlarla ilgili neticelerin uygulamalarla alındığını söyleyen Kurum, "Eğer bugün emisyon azaldıysa yapılan uygulamalarla alındı. Söylemle alınmadı veya 'O kararları yapacağız.' gibi iyi niyet temennileriyle olmuyor." değerlendirmesinde bulundu.
Kurum, "Biz burada başarıyı somut sonuçlara ve yapacağımız eylemlere indirgiyoruz." diyerek başarının eylem gündeminde belirlenen hedefler konusunda irade ortaya konulmasıyla geleceğini ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, artık uygulama zamanının geldiğini belirterek, "O yüzden biz 'Uygulama COP'u' diyoruz. Aksiyon, uzlaşı ve diyalog üzerine oturtuyoruz." dedi.