Duman 4.6ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Gündem
TRT Haber 28.02.2026 07:58

28 Şubat karanlığında hem hayallerini hem bebeğini kaybetti

28 Şubat’ın karanlık günlerinde hem hayallerinden hem de evladından oldu. Başörtüsü yasağı nedeniyle öğretmenliği bıraktırılan, baskıların gölgesinde 3 aylık bebeğini kaybeden Nurcan Şarlayan, yaşadığı büyük dramı ve mücadelesini TRT Haber’e anlattı.

İnançları sorgulandı, eğitim hakları ellerinden alındı. Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti 28 Şubat. Hafızalarda derin izler bırakan o günün üzerinden 29 yıl geçti. Ancak utanç ilk günkü tazeliğinde...

Nurcan Şarlayan da başörtüsü nedeniyle hayalleri yarım kalanlardan. Ankara'da üniversite okuyordu. Başörtüsü nedeniyle baskıyla karşılaştı. Nurcan Şarlayan, öğretmenliğe başladığında ise yaşadığı ayrımcılık daha görünür hale geldi. Şarlayan, maruz kaldığı baskılar nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı. Aynı dönemde üç aylık bebeğini de kaybetti.

Yıllar sonra mesleğine döndü

Başörtüsü yasağı kaldırıldı. Yasak nedeniyle işi ve eğitiminden edilenlere hakları verildi. Nurcan Şarlayan da yıllar sonra mesleğine döndü. Yüksek lisansını tamamladı. Bugün anaokulu müdürü olarak görev yapıyor.

Şarlayan, o günlerde yaşadıklarını anlattı;

Güzel bir üniversitenin Fransızca dili edebiyatı bölümünü kazandım. Yönetim bölümüne gittik kayıt için. Babam selam verdi. 'Selamünaleyküm' diye. Bir duraksadılar. 'Günaydın' dediler babama. Üniversitede okumayı bırakın muafiyet sınavına bile başörtülü giremeyeceğimi söylediler.

Atanıp da göreve başladığımda ilk müdüre hanımın odasına gidip de tanıştığımda ilk darbeyi orada yedim. 'Seni bir daha odama başörtülü olarak almam' diye tepki göstermişti. Halbuki ben şehrimin hediyelerinden götürmüştüm.

En son müfettiş geldi okula. Artık dedi son 'görevden alınma yazınızı yazacağım. Söyleyeceğiniz bir şey var mı?' 'Ben çünkü Allah rızasını gözeterek başörtüyü takıyorum. Gereği sizin takdiriniz' diyerek sürdürdüm konuşmamı. O süreç yaşadığımız psikolojik baskı mı hepsi bir araya gelmişti. Kızımın ölümü de bunların içerisinde yer aldı.

Öğretmenler odasındayız. Bizden büyük abla sayacak bir öğretmenimiz bardaklara çay dolduruyor. Boşalan bardaklara ve benim bardağım da orada. Bardaklara doldurup o bardağı bırakıp gitmişti. Neden? Çünkü ben başörtülüyüm.

ETİKETLER
Sıradaki Haber
28 Şubat karanlığının cuntası: Batı Çalışma Grubu
Yükleniyor lütfen bekleyiniz