Askeri analistler ve eski ABD'li subaylar, savaşın başındaki hava saldırılarının Basra Körfezi kıyısındaki İran üslerine ve mobil fırlatıcılara ağır darbe indirmesinin ardından, İran'ın fırlatma işlemlerini daha iç kesimlere ve daha uzun menzilli füzelere kaydırdığını belirtti.
İran şu anda günde yaklaşık bir düzineye kadar düşen çok daha az sayıda füze fırlatıyor; ancak bu füzeleri İsrail ve Körfez Arap ülkelerindeki daha az korunan hedeflere yönlendirerek bazı durumlarda daha büyük hasara yol açıyor.
Emekli General ve eski ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph Votel konuya ilişkin, "Savaşın ilk günlerindeki gibi büyük yaylım ateşleri yapmıyorlar ama buna ihtiyaçları da yok. Tek yapmaları gereken bir füzeyi hedefe ulaştırmak; bu bile onlar için büyük bir kazanım sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın füze sistemlerinin sürekli devam eden bombardımanlara karşı gösterdiği direnç, savaşın temel amaçlarından biri olan "Tahran'ın Orta Doğu'yu füze ve dronlarla tehdit etmesini engelleme" hedefinin gerçekleşmeyebileceği ihtimalini doğuruyor.
Bazı analistler, savaşın İran'ın füze cephaneliği tam imha edilmeden durdurulmasının, rejimin zamanla yer altı üslerindeki füzeleri çıkarmasına ve üretim fabrikalarını yeniden inşa etmesine olanak tanıyacağını savunuyor.
İran'ın füze kapasitesine karşı yürütülen mücadelenin zorluğu, Yezd şehri yakınlarındaki İmam Hüseyin Stratejik Füze Karargahı'na düzenlenen saldırılarda görülüyor.
Bu bölge, 2 bin kilometreden fazla menzile sahip ve devasa bir savaş başlığı taşıyan Horremşehr füzesi için önemli bir merkez konumunda.
[MissileThreat/Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi]Uydu fotoğrafları, yer altı tesisinin son saldırıların ardından kısmen çöktüğünü ve üsten dumanlar yükseldiğini gösteriyor.
ABD ve İsrail savaş uçakları, dağlık bölgeye inşa edilen bu tesise savaşın başından bu yana en az üç kez saldırı düzenledi.
İran'ın Yezd'den fırlatmalara devam edip edemediği belirsizliğini korusa da haftalar süren tekrarlı saldırılar, İran'ın hava harekatına uyum sağlama yolları bulduğunu kanıtlıyor.
Bombardımanın etkili olduğuna dair işaretler de mevcut.
Horremşehr füzesinin hazırlık süresini kısaltan yeni yakıt sistemi güncellemelerine rağmen, fırlatma sırasında bazı füzelerin infilak ettiği ve çevreye zehirli yakıt saçtığı bildiriliyor.
ABD ve İsrail orduları, İran'ın füze kapasitesini sistemli bir şekilde yok ettiklerini belirtiyor.
Ağır bombardıman uçakları ve savaş uçakları, mobil fırlatıcıları avlayarak ve yer altı üslerini hedef alarak İran'ın savaşın ilk haftasındaki gibi yüzlerce füze fırlatma kapasitesini önemli ölçüde zayıflattı.