İran Dışişleri Bakanı Abbas Arağçi, görüşmelerde "iyi bir ilerleme" kaydedildiğini savunurken, Ummanlı arabulucular müzakerelerin önümüzdeki hafta teknik düzeyde Viyana'da devam edeceğini duyurdu.
Ancak, uranyum zenginleştirme hakları ve İran'ın elindeki yüzde 60 saflıktaki uranyum stoklarının geleceği gibi temel uyuşmazlıklarda tarafların birbirine yaklaştığına dair somut bir kanıt henüz bulunmuyor.
ABD delegasyonuna başkanlık eden Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın, İran’ın sunduğu önerilerden "hayal kırıklığına uğradığı" belirtiliyor.
Washington’ın "sıfır zenginleştirme" ve mevcut stokların ülke dışına çıkarılması talebine karşılık Tahran yönetimi, nükleer tesislerin sökülmesini ve uranyumun ABD'ye transferini "kırmızı çizgi" olarak nitelendirerek reddetti.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın balistik füze programını müzakere etmeyi reddetmesini "büyük bir sorun" olarak tanımlarken, İran tarafı bu programın tamamen savunma amaçlı olduğunu ve nükleer dışı konuların masaya getirilmesinin tutarsızlık yarattığını savunuyor.
Müzakereler, Donald Trump’ın Orta Doğu’da gerçekleştirdiği eşi benzeri görülmemiş askeri yığınak eşliğinde yapılıyor. Bölgede iki uçak gemisi saldırı grubu, Tomahawk füzeleriyle donatılmış denizaltılar ve çok sayıda savaş uçağı hazır bekletiliyor.
ABD Başkanı’nın, İran’ı daha esnek bir müzakere pozisyonuna zorlamak amacıyla sınırlı saldırılar düzenleyebileceği veya daha kapsamlı bir operasyona girişebileceği değerlendiriliyor.
Geçtiğimiz haziran ayında ABD’nin Fordo, Natanz ve İsfahan’daki tesislere yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından, İran’ın kapasitesinin ne ölçüde zarar gördüğü ise belirsizliğini koruyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Tahran’ın bu sitelerde inceleme yapılmasına izin vermediğini bildirdi.