Açık 29.8ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Türkiye
13.03.2018 10:28

15 Temmuz'da İBB'nin işgali davasında 4. duruşma

Darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin işgali ve çıkan olaylarda 14 kişinin şehit edilmesiyle ilgili 52 sanığın yargılandığı dava sürüyor.

15 Temmuz'da İBB'nin işgali davasında 4. duruşma

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) işgali ve burada çıkan olaylarda Prof. Dr. İlhan Varank'ın da aralarında olduğu 14 kişinin şehit edilmesiyle ilgili 52 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında yer alan binadaki salonda gördüğü duruşmaya, 46 sanık ve avukatları katıldı.

Gazi ve şehit yakınları olan müştekiler ile avukatları da duruşmada hazır bulundu.

 

Duruşmada, tutuklu sanık Muhammet Ali Gümüş savunmasında, 15 Temmuz'da terhisine 5 gün kaldığını, er olarak vatani görevini yaptığını, olay günü nöbet tuttuğunu, nöbet dönüşünde kendilerine şarjör verdiklerini ve araçlara bindirdiklerini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne gittiklerinde kendisinin binanın önünde nöbet tuttuğunu ifade eden Gümüş, şunları söyledi:

"Arkadaşım geldi, 'Albay Zeki Demir, 2 arkadaşımızı vurdu' dedi. Ben de albayın sivil vurduğunu gördüm. Yüzbaşı, 'insanları geçirmeyin' dedi. İnsanları uzaklaştırdık. İnsanlar üstümüze gelmeye başlayınca geri geri çekiyorduk. Silah sesleri gelmeye başlayınca uzaklaştım. Yüzbaşı o sırada vuruldu, arabanın arkasına geçtim. Etrafımı polisler sardı, silahımı istedi, vermek istemedim. Polis olup olmadıklarını bilmiyordum çünkü. Üzerinde polis yazan yeleği gördüğüm kişiye silahımı teslim ettim. 2 el havaya ateş ettim. Namlum 90 derece havaya doğruydu."

Bir diğer tutuklu sanık Şahin Demirel savunmasında, belediye olduğunu sonradan öğrendiği binaya gittiğini, güvenlikçilerin silahlarının alındığını gördüğünü, cami tarafına gittiğini ve halkı sakinleştirmeye başladığını söyledi.

Sanık Demirel, daha sonrasında çok ateş geldiği için nöbet kulübesine kaçtığını, Yasin adlı bir askerin vurulduğunu gördüğünü ifade ederek, "Yasin'i kimin vurduğunu sordum, komutanının vurduğunu söylediler. Çınar ağacına 2-3 el ateş ettim. Albayın bir kişiyi bacağından vurduğunu gördüm, boş binaya kaçtım. Yüzbaşı geldi, teslim olmak istemedi, ben silahını aldım. Biz teslim olduk." dedi.

"Albay ile yüzbaşının gözünü kan bürümüştü"

Savunmasını yapan tutuklu sanık Hakan Kavun da Ankara'dan bir albay ile 2 yüzbaşının kendilerini tanıtarak, "Aslanlarım, yiğitlerim bugün sizinle bir görev vereceğiz. Bizim sözümüzden çıkmayın." dediğini aktardı.

Sanık Kavun, 5-10 metre aralıklarla İBB binasının etrafına dizildiklerini dile getirerek, olay gününe ilişkin şunları söyledi:

"Ben oteller bölgesinde görev aldım. Albay Zeki Demir ve diğer komutanlar insanlarla tartıştı, havaya ateş ederek geri çekildi. Albay Zeki Demir, 10-15 askeri diz çökmüş şekilde dizdi. İnsanlar 'asker kışlaya' diye bağırıyordu. Komutanlar bu esnada insanların ayaklarına ateş etti. Askerlerin sol arka çaprazında kaldığım için kimin ateş ettiğini görmedim. Zeki Demir 'ateş edin' diye bağırıyordu. Ağaçlık bölgeye geçtik, komutanlardan saklandık. Yüzbaşı Ramazan Ertürk 'Niye saklanıyorsun' dedi. Alt geçidin olduğu bölgeye bizi götürdü. İnsanlar bizimle diyalog kurmaya çalışıyordu ancak yüzbaşı Ramazan Ertürk izin vermiyordu, sağa sola ateş ediyordu. Korumak amacıyla kendimi ağacın arkasına sakladım. Polis TOMA aracı geldi, 'yaptığınız şey yanlış' diye anons yaptı, biber gazı attı. Elimi kaldırdım teslim olmak istedim ancak teslim olmak mümkün değildi. İBB binasına girme kararı aldık, yoksa vurulacaktık. Silahlarımızı güvenlik görevlilerine teslim ettik, polislere teslim olduk. Albay Zeki Demir ve Yüzbaşı Ramazan Ertürk'ün gözünü kan bürümüştü, ben insanlara ateş ettiklerini gözlerimle gördüm."

Tutuklu sanık Hamza Tokmak da savunmasında, araçlara bindirildiklerini ve Albay Zeki Demir’in kendilerini kışladan çıkardığını anlattı.

Tokmak, İBB binasına götürüldüklerinde albayın binanın çevresinde birkaç kişiyle konuştuktan sonra havaya ateş ettiğini, daha sonrasında 'ateş serbest' dediğini ve bazı askerlerin de havaya ateş ettiğini aktardı.

Sanık Tokmak, ateş üzerine askerlerin kaçtığını belirterek, "Albay ve rütbeliler, polislerin olduğu bölüme direkt ateş ediyordu. Albay ve rütbeliler, seri şekilde karşı tarafa ateş ediyordu. Rütbeli olan Yakup Karaçam da 'teslim olmayacağız' diyordu, karşı tarafa ateş ediyordu. İçeriye kaçtım, askerleri gördüm. İçeride erler ve güvenlik görevlileri vardı. Yüzbaşı 'sizin burada ne işiniz var' dedi. Sivil 2 kişi geldi yanımıza 'rütbeniz var mı' diye sordu. Daha sonra polisler geldi." ifadelerini kullandı.

Duruşmaya öğle arası verildi.  

İBB'nin işgali için 53 darbeci

Biri albay, 3'ü yüzbaşı, biri teğmen, biri asteğmen, ikisi uzman çavuş ve 42'si de er olmak üzere 50 tutuklu sanığın yer aldığı iddianamede, darbe girişimini engellemeye çalışan vatandaşlar ve emniyet güçlerine açılan ateş sonucu, Prof. Dr. İlhan Varank'ın da aralarında olduğu 14 kişinin şehit olduğu, 152 kişinin ise yaralandığı belirtiliyor.

İddianamede, darbe girişimi sırasında 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığı 2. Tabur 4. Bölük emrinde görevli subay, uzman çavuş ve sanık erler ile söz konusu alayın faaliyetlerini darbe girişimi kapsamında takviye etmek amacıyla görevlendirilen kurmay subay ve kurmay öğrenci subay sanıkların eylemleri anlatılıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin işgal edilmesi için 53 sanığın görevlendirildiği kaydediliyor.

50 sanığın ''anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek'' ve ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek'' suçlamalarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilirken, bazı sanıkların çeşitli suçlamalardan hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

İddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla darbe girişimini engellemeye çalışan vatandaşların, kamera görüntülerine göre saat 00.56 sıralarında Haşim İşcan Geçidi önünde toplanmaya başladıkları aktarılarak, vatandaşların sanıkları ikna etmeye çalıştıkları ayrıca olay yerine gelen emniyet güçlerinin de sanıklara teslim ol çağrısını yaptıkları kaydediliyor.

"Halkın üzerine ateş edin, bir mermi bir insan"

Tüm çabalara rağmen sanıkların teslim olmadığı gibi halkı korkutmaya çalıştıkları ve "evinize gidin vatan hainleri" şeklinde bağırarak havaya ateş açtıkları anlatılan iddianamede, bir süre sonra eski Albay Zeki Demir'in sanıklara "Ben emir verdiğimde istediğiniz şekilde her yere ateş edebilirsiniz" diye talimat verdiği belirtiliyor.

Talimatın ardından tüm sanıkların vatandaşlara ve emniyet güçlerine hedef gözeterek ateş etmeye başladıkları, bu sırada Zeki Demir'in yine sanıklara "Hiçbir merminiz boşa gitmeyecek, halkın üzerine ateş edin, bir mermi bir insan" şeklinde emir verdiği anlatılan iddianamede, aynı şekilde sanıklar Cihan Şahin, Ramazan Ertürk, Mustafa Alper Şengören, Yakup Karaçelik ve Ömer Faruk Nazlıcan'ın da sanıklara "Gelene ateş edin, mermileri boşa harcamayın" emrini verdiği vurgulanıyor.

Tüm sanıkların birlikte ve hakimiyet kurarak ateş etmeleri sonucunda Prof. Dr. İlhan Varank, Erkan Pala, Adil Büyükcengiz, Tahsin Gerekli, Ömer Cankatar, Murat Kocatürk, Haki Aras, İbrahim Yılmaz, Yunus Emre Ezer, Şuayp Seferoğlu, Ahmet Kara, Metin Arslan, Ramazan Sarıkaya ve Tolga Ecebalın'ın şehit oldukları belirtilen iddianamede, 152 kişinin de yaralandığı aktarılıyor. 

Kaynak: AA

Sıradaki Haber
Sürüklenen motor yatta bulunan kişi helikopterle kurtarıldı
Yükleniyor lütfen bekleyiniz