AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Kırgız Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının 35. yılı kapsamında, Afganistan'ın Pamir Yaylası'ndan göç eden ve 1982 yılında Van'ın Erciş ilçesine 22 kilometre uzaklıktaki Ulupamir Mahallesi'ne yerleştirilen Kırgız Türklerinin yaşadığı Ulupamir Mahallesi'nde düzenlenen "12. Ulupamir Kültür Şöleni"ne katıldı.
Mahallede yaşayan Kırgız Türkleri tarafından atlarla karşılanan Zorlu, Kırgız Türklerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını iletti.
Ulupamir ve onun yurdu olan Erciş topraklarının kendilerini bir araya getiren Türk Dünyası ailesinin sembolü olduğunu belirten Zorlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgesinde barış, huzur ve güven esasına dayalı olarak büyük bir seferberlik ve barış rüzgarları estiren çalışmalar yürüttüğünü vurguladı.
Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılan NATO Zirvesi'ne değinen Zorlu, şunları kaydetti:
"NATO Zirvesi'nin aslında Türk Dünyası için de bir anlamı var çünkü bugün Kırgızistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçildi ve Türkiye olarak biz başta Sayın Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere her seviyede çok güçlü desteğimizi ortaya koyduk. Bu sembolik ve anlamlı başarı bakın Cumhurbaşkanı'mızın 'Dünya 5'ten büyüktür' ifadesiyle şekillenen dünyanın bu küresel sisteminde savaşlara, kaoslara ve insanlık vicdanını ayaklar altına alan o zulüm anlayışına karşı net bir duruştur. Türkiye'nin ev sahipliğindeki bu büyük zirvede, ülkemizin yanı sıra büyük ailemizin içinde bulunduğu değerler sistemini tüm dünya görmüştür. Barış, huzur, güvenin olduğu yerde Türk Dünyası vardır."
"Cumhurbaşkanı'mızın açtığı yolda Cumhur İttifakı olarak inanıyoruz ki sadece ülkemizde değil, bölgemizde ve gönül coğrafyamızda terörden arındırılmış bir coğrafyayı inşa etmek için el birliğiyle, güç birliğiyle, birbirimize sarılarak, fitne fesatlara asla izin vermeden yolumuza devam edeceğiz" diyen Zorlu, şöyle devam etti:
"Bir Kırgız atasözü der ki, 'Bölüneni kurt yer, ayrılanı düşman alır.' Bölünmeyeceğiz, ayrılmayacağız. Türkiye Yüzyılı'nı bütün Türk Dünyası olarak 21. asra kazıyacağız. Bu topraklarda anmadan geçmek olmaz. Rahmetli Rahman Kul Han, değerli büyüğümüz ve onun yolundan giden ebediyete irtihal etmiş bütün büyüklerimizi, bütün vatanseverleri rahmetle anıyorum. 1970'li yıllarda Pamir bölgesinden, yaklaşık 4 bin 500 metre yükseklikteki o dar geçitlerden, o zorlu yolculuktan gelen bu kardeşlerimiz esasında yabancı bir yere gelmediler. Evet, onlar aslında ana yurduna, ana kucağına geldiler. Yani Bişkek'ten Anadolu'ya bir köprü açtılar. İşte biz de o köprünün sayesinde şu an bu topraklarda bu şöleni icra ediyoruz. İnşallah biz de onların yolundan ilerlemeye devam edeceğiz."

Bu yıl Cumhuriyet Bayramı'yla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Devlet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştireceklerini anımsatan Zorlu, bu anlamlı günde 8 Türk devletinin devlet başkanlarının bir araya gelerek önemli mesajlar vereceğini ifade etti.
Gelinen aşamada işbirliğinin 30'dan fazla başlıkta ilerlemeye ve artmaya devam ettiğini kaydeden Zorlu, "Şu an Türkiye'nin Türk devletleriyle olan dış ticareti 26 milyar doları bulmuş, devletlerimizin kendi içerisindeki ticaret de 70 milyar doları aşmış vaziyettedir. İnşallah Hazar'dan Kafkaslar'a, orada yakın bir zaman sonra açılacak Zengezur Koridoru'yla yine ülkemizin güney hattında Cumhurbaşkanı'mızın vizyonuyla ortaya konulan Kalkınma Yolu Projesi ve yeniden Hicaz Demiryolu dediğimiz o hattın da hayata geçirilmesiyle bakın 600 milyar dolardan fazla bir ticaret kapasitesi inşallah Türk Dünyası'nın merkezinde yer aldığı, dost ve kardeş ülkelerimizin iç içe olduğu bir coğrafyada nüfuz edecek, vücut bulacak ve hayata geçecek. Bu anlamlı şölende bir araya gelmemizi sağlayan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Kırgızistan Cumhuriyeti'nin 35. yılı kutlu olsun. Birliğimiz daim olsun. Türk Dünyası yaşasın. Yaşasın birliğimiz. Ne mutlu Türk'üm diyene." ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Zorlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi derinliği ve coğrafyasından aldığı güç ve sorumlulukla Türk devletleri, soydaş ve akraba topluluklarla ilişkilerini her sahada güçlendirme hedefinde kararlılıkla ilerlediğini belirtti.
Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığının da bu misyonu üstlendiğini anlatan Zorlu, şöyle konuştu:
"Türkiye'mizin her bir karış toprağında bu birlikteliği taçlandırmaya dayalı projeleri geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün de aslında bunun bir devamı olarak Van'da, tarihi Erciş topraklarında Ulupamir bölgesindeyiz ve gerçekten çok duygulu anlar burada yaşadık. Zira yıllar önce Pamir Yaylası'ndan o zor koşullarda göç eden soydaşlarımızın yaşamlarını nasıl bugüne taşıdıklarını ve bu bölgede özellikle birlikte yaşam iradesini kuvvetlendirmek adına nasıl bir misyon üstlendiklerini bir kez daha gözlemledik. Binlerce soydaşımızla burada hem Türkiye-Kırgızistan ilişkilerine çok anlamlı bir katkı yaptık hem de Türk Dünyası'na ciddi mesajlar gönderdik. Son dönemde özellikle 'Terörsüz Türkiye' projesiyle sadece 86 milyon yurttaşımız ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları değil aynı zamanda bölgemizin de terörden arındırılması, barış, güven ve huzur esasına dayalı olarak Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde sürdürülen Cumhur İttifakı'nın katkılarıyla geleceğe taşınan bu önemli proje bağlamında da bugün buradaki birlikteliğimiz çok büyük anlam taşımaktadır. İnanıyoruz ki ihanete, hainliğe, teröre karşı devletimiz, milletimiz nasıl el ele verip bu başarıyı elde edip bu noktaya getirdiyse işte bu birliktelik Ulupamir'deki kardeşlerimizle birlikte sağlanmıştır."
Bugün hem gönül coğrafyasının birlikteliği için hem de "Terörsüz Türkiye" projesinin daha iyi bir süreçte sonucuna ulaşması adına anlamlı bir buluşmayı da hep birlikte gerçekleştirdiklerini ifade eden Zorlu, şunları kaydetti:
"Türk Devletleri Teşkilatı 13. Devlet Başkanları Zirvemiz bu yıl ekim ayında Cumhurbaşkanı'mızın ev sahipliğinde başkent Ankara'mızda, Cumhuriyet Bayramı'mızla eş zamanlı bir biçimde gerçekleşecek ve NATO Zirvesi'nin ardından ortaya koyduğumuz duruş ve iradeyi Türk Dünyası ile birlikte, bu birliktelik ruhuyla tüm dünyaya yeniden mesajlarımızı vereceğimize yürekten inanıyoruz. Van'dan önce diğer Güneydoğu'daki illerimize de gitme fırsatım oldu. Burada da diğer illerimizde olduğu gibi çok güzel bir umut, gelecek beklentisi var. Bir defa başta ticaret olmak üzere insanlarımızın yaşam koşulları, onları bir araya getiren değerler sistemi yeniden böyle canlanıyor ve turizm başta olmak üzere bölge insanlarımız aslında uzun zamandır ayrı bırakılan, engellenen o güzel başlıklarla yeniden buluşuyor ve devletimizin de bu anlamda desteği ve yatırımları devam ediyor. Anadolu bizim kardeşliğimizi, 86 milyon yurttaşımızın birlik ve beraberliğini tescillemiş, tarihe not düşmüş topraklar. İnanıyorum ki birbirimizi bu anlamda kucaklayıp yeniden anladıkça, fark ettikçe, tarihimizin derinliklerindeki buluşma noktalarımızı fark ettikçe Türkiye'de bu birliktelik ruhu çok daha güçlü bir noktaya taşınacak ve Türk milletinin milli birliği taçlanarak geleceğe ilerleyecek."