Ülke genelindeki camilerde ramazan ayının ilk cuma namazı kılındı, "Ramazan, Cami ve Hayat" konulu hutbe okundu.
Ramazanın Allah'ın rahmet ve mağfiretinin yağdığı, bereket ve inayetinin evlerden sokaklara taştığı müstesna bir zaman dilimi olduğu belirtilen hutbede, "Ramazan-ı Şerif, gönüllerimize inşirah vermek, kulluğumuzu sıratı müstakim üzere tahkim etmek için bizlere sunulmuş büyük bir nimettir. Rabb'imize, ailemize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak için bizlere bahşedilen kıymetli bir hazinedir." ifadelerine yer verildi.
Ramazanın birçok kazanımların yanı sıra camilerle bağı yeniden tesis etmek, kuvvetlendirmek ve geliştirmek için de nice fırsat sunduğu vurgulanan hutbede, "Ramazan-ı Şerif, ezanları, mukabeleleri, ilim halkaları, teravihleri ve avlusunda kurulan iftar sofralarıyla cami merkezli bir hayatı inşa ve ihya etmemize vesile olmaktadır. Zira camiler, medeniyetimizin beşiği, şehirlerimizin kalbidir. Camiler, imanı ahlakla, ibadeti bilinçle, bilgiyi hikmetle, kulluğu sorumlulukla yoğuran mukaddes yerlerdir." değerlendirmesinde bulunuldu.
Camileri inşa etmedeki amacın kubbeler altında, minarelerin gölgesinde birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruna erişmek olduğu vurgulanan hutbede, şunlar kaydedildi:
"Aile bağlarının zayıfladığı, akraba ve komşuluk ilişkilerinin tükenme noktasına geldiği bir çağda yaşıyoruz. İnsan, günden güne yalnızlaşmakta, kalabalıklar içinde kimsesiz kalmaktadır. Dünya nimetlerine aşırı meyletmenin yol açtığı huzursuzluk, kişinin hayatı dünyadan ibaret görmesine, maneviyattan uzaklaşmasına sebep olmaktadır. Yaşadığımız bütün bu sıkıntıların çaresi ise cami ile hayat arasındaki bağı güçlendirmekten, İslam'ın evrensel hakikatlerini, bizi biz yapan değerleri yeniden gündemimize taşımaktan geçmektedir.
Ramazanın huzur veren manevi havasından daha fazla istifade edebilirsek özümüze dönebilir, kulluk şuurumuzu canlı tutabiliriz."