Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları 2: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı"nın açılışına katıldı.
Çalıştay boyunca yaşlı bakım modellerinin, yerinde yaşlanma, evde ve toplum temelli bakım hizmetleri ekseninde ele alınacağını ifade eden Göktaş, ayrıca bakımın finansmanı, uzun vadeli bakım güvence sistemi, aktif yaşlanma ve hayat boyu öğrenme başlıklarının da değerlendirileceğini söyledi.
Ortaya çıkacak her önerinin, yaşlılık politikalarının daha güçlü bir zeminde ilerlemesine katkı sunacağına inancını belirten Göktaş, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu başta olmak üzere çalıştayın hazırlanmasına katkı sunan herkese teşekkür etti.
İnsanlık, tarihinin en kapsamlı demografik dönüşümlerinden birini yaşadığını ifade eden Bakan Göktaş, şöyle konuştu:
"Bugün dünyada yaklaşık 1 milyar seviyesinde olan 60 yaş üstü nüfusun, 2050 yılında 2,1 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Üstelik hala genç bir nüfusu olan Türkiye de bu küresel dönüşümün dışında değildir. TÜİK'in 2025 verileri, demografik yapımızdaki değişimi açık biçimde ortaya koyuyor. 65 yaş ve üzeri nüfus oranımız, 2025'te yüzde 11,1'e yükselmiş durumda. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin farklı bölgelerinin, aynı demografik özelliklere sahip olmadıklarını da gözlemliyoruz. Bu nedenle sosyal politikalarımızı tek tip modellerle değil. Bölgesel farklılıkları, aile yapılarını, bakım ihtiyacını ve yerel kapasiteyi dikkate alan esnek yaklaşımlarla planlamak zorundayız. Çünkü yaşlanan nüfus, sağlık sistemlerinden sosyal hizmetlere, aile yapısından şehir planlamasına, istihdamdan teknolojiye kadar hayatın tüm alanlarını etkiliyor."
Yaşlılık alanındaki çalışmaları, geleceğin Türkiye'sini hazırlayan stratejik bir politika alanı olarak ele aldıklarını söyleyen Bakan Göktaş, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, büyüklerimizin güvenli, aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri için hizmetlerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz." diye konuştu.
İlk kez gerçekleştirdikleri Türkiye Yaşlı Profili Araştırması'nın, politikaları ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirmeye imkan sağladığını vurgulayan Göktaş, nisanda gerçekleştirdikleri 2. Yaşlılık Şurası'nın da bu yaklaşımın devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Bakan Göktaş, 81 ilde düzenledikleri çalıştayların Yaşlılık Şura'sına kapsamlı bir zemin hazırladığını ve çalışmalar sonucunda 3 tespitin öne çıktığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birincisi, bakım hizmetlerinde ihtiyaca göre değişen esnek ve bütünleşik modeller güçlendirilmelidir. Evde, gündüzlü ve kurumsal bakım, sağlık hizmetleri ile yerel destekler birlikte işlediğinde, yaşlılarımız için daha güvenli bir bakım sistemi oluşacaktır. İkincisi, yaşlı bakımında ailelerin ve bakım verenlerin desteklenmesi temel önceliklerden biridir. Bu konuda aile bireylerini eğitim, danışmanlık ve destek hizmetleriyle güçlendirmek, yaşlılarımızın iyilik halini ve aile içi dayanışmayı koruyacaktır. Üçüncüsü, aktif ve sağlıklı yaşlanma yaklaşımının daha da yaygınlaştırılmasıdır. Büyüklerimizin sosyal hayata, öğrenmeye ve dijital imkanlara erişimi arttıkça yaşlılık dönemi daha aktif ve üretken bir yaşam evresine dönüşecektir."
Bakan Göktaş, 2006'da başlatılan Evde Bakım Yardımı'yla 114 bini aşkın yaşlı bireye ailesinin yanında destek verdiklerini söyleyerek, şunları söyledi:
"Ulusal Vefa Programı'yla 132 bin yaşlı vatandaşımızın evinde kişisel bakım ihtiyacını karşılıyoruz. Yaşlı Destek Programı, yani YADES ile evde ve gündüz bakımı, evde sağlık ve gönüllülük gibi hizmetleri yaygınlaştırıyoruz. Bugün YADES kapsamında, belediyelerimizin yürüttüğü 123 projeyle, 164 bin yaşlı vatandaşımıza hizmetlerimizi ulaştırdık. Bunun yanı sıra 42 Gündüzlü Aktif Yaşam Merkezimizde büyüklerimizin sosyal hayata katılımını destekleyen hizmetler sunuyoruz. Diğer yandan yatılı bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımız için de kurumsal kapasitemizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Bakanlığımıza bağlı huzurevlerimizde yaklaşık 15 bin, özel huzurevlerinde ise 13 bini aşkın yaşlı vatandaşımıza hizmet sunuyoruz. Bu yıl içinde 8 yeni huzurevini daha hizmete açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ayrıca 'Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri' ile 130 yıllık sosyal hizmet geleneğimizi geleceğe taşıyan bir merkez kurduk. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın vizyonuyla hayata geçen ve Avrupa'nın en büyüğü olan bu yapı ile vatandaşlarımıza sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini aynı çatı altında sunuyoruz."
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi'nin de faaliyetlerine başladığını, Darülaceze'nin bu köklü yapısını ve kurumsal hafızasını bütün Türkiye'ye yaygınlaştırmak için çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi.
Yaşlılık döneminin bilgi, tecrübe ve üretimle güçlenen bir yaşam evresi olduğunu söyleyen Göktaş, Tazelenme Üniversitelerinin bu anlamda, büyüklerin sosyal hayatın içinde güçlü biçimde yer almaya devam ettikleri önemli bir model olduğunu kaydetti.
Bakan Göktaş, 28 Tazelenme Üniversitesinde 7 bin 825 yaşlının eğitim programlarına katılarak hayat boyu öğrenme yolculuğunu sürdürdüğünü, diğer yandan huzurevlerinde kuşaklararası etkileşimi güçlendiren projeler, gönüllülük faaliyetleri, hobi ve beceri atölyeleri, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlediklerini ifade etti.
Dijitalleşen dünyada yaşlıların teknolojiyle bağını güçlendirmeyi de bu çalışmaların önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten Göktaş, "Bu kapsamda 43 ilde 1923 büyüğümüze dijital ve finansal okuryazarlık eğitimi verdik. 19 ildeki huzurevlerimizde oluşturduğumuz 21 Dijital Bahar Odası ile yaşlılarımızın teknolojiye daha kolay erişmesini sağlıyoruz." diye konuştu.
Gerçekleştirilecek çalıştayın en önemli başlıklarından birinin de yaşlı bakımını çok boyutlu bir perspektifle ele almak olduğunu belirten Göktaş, "Yaşlı bakımında sağlık ve sosyal hizmetlerin entegrasyonu artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Hastaneden taburcu edilen yaşlı bir bireyin bakım ihtiyacının düzenli izlenmesi, evde bakım, evde sağlık ve yerel hizmet birimleri arasında güçlü bir koordinasyon oluşturulması büyük önem taşımaktadır." dedi.
Uzun süreli bakım finansmanın da üzerinde dikkatle çalışılması gereken başlıklardan biri olduğuna işaret eden Göktaş, şunları söyledi:
"Afet, kriz ve iklim değişikliği süreçlerinde yaşlılarımızın korunması da öncelikli alanlarımızdan biridir. Bu kapsamda afet anında tahliye, barınma, ilaç, beslenme ve psikososyal destek süreçleri yaşlı dostu şekilde planlanmalıdır. Tüm bu başlıklar, yaşlılık politikalarının tek bir kurumun sorumluluğu ile sınırlı olmadığını göstermektedir. Bu alanda, kamu, yerel yönetimler, özel sektör, sivil toplum ve gönüllülerin birlikte çalışması gerekir. Hedefimiz, yaşlı vatandaşlarımızın sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdüğü, aile, sosyal çevre, sağlık ve sosyal hizmetlere birlikte erişebildiği güçlü bir Türkiye'dir. Bu hedef doğrultusunda yerinde yaşlanmayı önceleyen ve kurumsal bakımda kaliteyi artıran hizmetlerimizi sürdüreceğiz. Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda, kuşaklararası dayanışmayı güçlendiren politikalar geliştirmeye devam edeceğiz"
Çalıştayın Türkiye için hayırlı sonuçlara vesile olmasını dileyen Göktaş, "Bir sonraki Nüfus Politikaları Kurulunun ana başlığı da 'yaşlılık' olacak. Dolayısıyla buradan çıkan her bir sonuç, her bir başlık bizler için oldukça kıymetli. Nüfus Politikaları Kurulumuzun alacağı kararları da etkileyecek ve en önemlisi besleyeceğine dair yürekten inanıyorum" diye konuştu.