Çok Bulutlu 12.4ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Ekonomi
AA 03.04.2026 12:19

Stratejik ham maddede küresel arz endişesi

Dünya yarı iletken üretimi için "stratejik ham madde" olarak nitelenen galyum ve germanyumun ihracat kontrolleri, Çin ve ABD'nin teknoloji rekabetini tırmandırırken, Orta Doğu'daki savaşın tedarik zincirinde yarattığı belirsizlik, çip, savunma ve yenilenebilir enerji sektörlerinde kritik mineral arzı endişelerini artırıyor.

Stratejik ham maddede küresel arz endişesi
[Fotograf: AA]

Galyum ve germanyum madencilikle diğer metallerin üretimi sırasında elde edilen yan ürünler olarak sınıflandırılırken, bu durum küresel üretimi sınırlı tutuyor ve tedarik zincirini kırılgan hale getiriyor.

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın küresel enerji ve lojistik hatlarında yarattığı belirsizlik, yarı iletken üretimi için kritik olan galyum ve germanyum ticaretine ilişkin riskleri de artırdı.

Bölgedeki güvenlik endişeleri ve nakliye maliyetlerindeki artış, özellikle ham madde ve elektronik bileşenlerin küresel tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açarken, teknoloji üreticilerinin kritik minerallerde stok artırma ve alternatif tedarik kaynakları arayışını hızlandırdı.

Çin, bu iki elementin üretiminde tekel konumunda

Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, yaptığı değerlendirmede, dünya galyum üretiminin yaklaşık yüzde 80'ini, germanyumun ise yüzde 60'ını karşılayan Çin'in bu kapasiteyle metalleri küresel ticaret savaşının odak noktasına taşıdığını söyledi.

Özellikle telekomünikasyonda 5G hızı, elektrikli araçlarda şarj verimliliği ve askeri teknolojilerde sağladığı avantajlar dolayısıyla galyumun bugün dünyada vazgeçilmez hale geldiğini belirten Yılmaz, "Galyum ve germanyum, yüksek teknoloji, savunma ve yenilenebilir enerji ekosisteminin can damarları olarak nitelendirilen 'kritik' tanımının da ötesine geçerek 'stratejik ham madde' sınıfına yükselmiş iki temel element. Germanyum, fiber optik altyapısından termal görüntüleme sistemlerine, hatta uzay istasyonlarının güç kaynağı olan yüksek verimli güneş pillerine kadar geniş bir spektrumda kritik rol oynuyor." diye konuştu.

Yılmaz, söz konusu iki metalin, genellikle çinko ve alüminyum cevherlerinin işlenmesi sırasında yan ürün olarak elde edildiğini aktardı.

Çin tarafından 1 Ağustos 2023'te yürürlüğe konulan ihracat lisansı zorunluluğunun, 3 Aralık 2024'te doğrudan ABD'yi hedef alan bir ihracat yasağına dönüştüğüne işaret eden Yılmaz, "ABD'ye yönelik tam yasak kararı 9 Kasım'a kadar askıya alınmış olsa da tüm yabancı satışlar için lisans gerekliliği devam ediyor. Bununla birlikte, ABD'li askeri kullanıcılara veya askeri amaçlı çift kullanımlı ürünlerin ihracatına yönelik kalıcı yasak hala yürürlükte. Galyum ve germanyum üretiminde tekel konumundaki Çin'in yanı sıra ABD, Japonya, Güney Kore, Rusya, Kanada ve Belçika gibi ülkelerin de bu metalleri üretme veya rafine etme kapasitesi bulunuyor." ifadelerini kullandı.

"Her iki metal de Çin'in geniş endüstriyel altyapısına gömülü"

Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz da Çin'in galyum üretimi ve kontrolü sağladığını, ülkenin tam anlamıyla bu alanda tekel olduğunu vurguladı.

Germanyumun, çinko rafinasyonunun ve kömür uçucu külünün yan ürünü olduğunu aktaran Kaymaz, şöyle konuştu:

"Her iki metal de Çin'in geniş endüstriyel altyapısına gömülü durumda, bu yüzden alternatif üretim kurmak sadece maden açma meselesi değil, bütün bir rafinasyon zincirini inşa etmek demek. Pekin'in sürekli sıkılaşan ihracat kısıtlamaları söz konusu. Kısıtlama Ağustos 2023'te başladı. Galyum ve germanyuma ihracat lisansı şartı getirildi. Aralık 2024'te ABD'ye doğrudan yasak ilan edildi. Kasım 2025'te Trump-Xi görüşmesinin ardından yasak Kasım 2026'ya kadar askıya alındı ama lisans rejimi aynen devam ediyor. Askıya alma bir politika geri adımı değil, koşullu erişim. Üstelik askeri son kullanıcılara yapılan ihracat yasağı hala yürürlükte ve Pekin musluğu diğer kanallar için de istediği an kısabilir."

Kaymaz, bu yıl ocakta Japonya'ya yönelik kritik minerallerde yeni lisans gereklilikleri getirildiğini anımsatarak, "Bu yılın ilk aylarında Çin'den Japonya'ya galyum ve germanyum ihracatı sıfıra düştü. Germanyum tarafında durum daha da sıkıntılı. 2025'te Çin'in germanyum ihracatı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60 düştü. Bir yıllık küresel üretimin büyük bölümü erişilebilir piyasalardan fiilen kayboldu. Germanyum da fiber optik, kızılötesi sensörler ve ileri çipler için kritik. Tedarik zinciri galyumdan daha az şeffaf ve izlenmesi daha zor. " değerlendirmesinde bulundu.

Kaymaz, Orta Doğu'daki savaşın dolaylı olarak bu piyasayı ciddi şekilde etkilediğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'da birçok sektördeki tesis savaş sebebiyle ciddi hasar gördü. Bu Kürecik tipi denilen AN/TPY-2 radarlarında özellikle galyum nitrür tabanlı yarı iletken teknolojisi kullanılıyor. Orta Doğu'da en az iki gelişmiş radar sisteminin vurulduğu biliniyor. Bunlar kolayca yerine konamıyor çünkü Çin nadir metal girdileri konusunda neredeyse tek tedarikçi durumunda. Bu da savunma sanayisini ciddi şekilde etkiliyor."

Sıradaki Haber
Ankara'nın 3 aylık ihracatı 4 milyar doları aştı
Yükleniyor lütfen bekleyiniz