İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde sürdürdüğü hava ve topçu saldırıları, çok sayıda okulda hasara ve yıkıma yol açarken bölgede eğitimin devamını da güçleştiriyor.
Saldırıların yol açtığı tehlikelere ve savaşın ağır izlerine rağmen cephe hattı sayılabilecek beldelerdeki bazı okullar, eylül ayında yeniden öğrencilerine kapılarını açtı.
Bu beldelerden Nebatiye vilayetine bağlı Kakaiyyet Cisir, İsrail ordusunun saldırılarını ve işgalini sürdürdüğü Doğu Zavtar'ın tam karşısında yer alıyor.
Çevredeki bombardıman ve patlamalar sebebiyle hasar gören ve camları kırılan Nimet Haydar Devlet Okulunda, beldedeki yaklaşık 170 öğrenci yüz yüze eğitimine devam ediyor.
Sabahları topçu atışlarının sesleriyle uyanan öğrenciler, gün boyunca savaş uçaklarının gürültüsü ve patlama sesleri arasında derslerine sürdürüyor. Kimi öğrenciler bu seslere alıştıklarını anlatırken kimileri korkup ağladıklarını söylüyor.
Nimet Haydar Devlet Okulu'nun Müdürü Abbas Muhammed Sellum, AA muhabirine, beldenin cephe hattına dönüştüğünü ve günlük yaşamın saldırı sesleri arasında sürdüğünü anlattı.
Sellum, "Doğrudan karşımızda Doğu Zavtar var. Her gün silah ve topçu atışlarının seslerini duyuyoruz. Öğrenciler sabahları okula gelmeden önce saldırı sesleriyle uyanıyor. Savaş uçakları da gün boyunca üzerimizden eksik olmuyor." dedi.
Bu koşulların uzun süredir devam ettiğini söyleyen Sellum, "Sanki sürekli bir savaş hali içinde yaşıyoruz." ifadesini kullandı.
Sellum, bombardıman ve patlamaların kendi okullarında da hasara yol açtığını belirterek, "Okulun camları yeniden kırılıyor, hasar oluşuyor. Ama öğrencilerin öğrenim görmesi, eğitimlerini sürdürmesi ve okullarına gelmesi onların hakkı. Ayakta kalmak, önce okulun kapılarını açmakla başlıyor." diye konuştu.
Eğitim Bakanlığı'nın kendilerine uzaktan veya yüz yüze eğitim seçeneklerini sunduğunu anlatan Sellum, öğretmenlerin tamamının yüz yüze eğitimden yana olduğunu dile getirdi.
Sellum, "Bütün öğretmenlerimiz, eğitim kadromuzun tamamı, 'Biz yüz yüze eğitim istiyoruz.' dedi. Öğrenciler de okula geldiklerinde rahatlıyor, kendilerini daha huzurlu hissediyor. Aileler de çocuklarının okula gelmesinden memnun." ifadelerini kullandı.
Savaşın çocuklar üzerindeki etkilerinin yüzlerine yansıdığını söyleyen Sellum, öğretmenlerin öğrencileri yaşadıkları korkudan mümkün olduğunca uzaklaştırmaya ve savaş dönemindeki öğrenme kayıplarını gidermeye çalıştığını aktardı.
Sellum, "Her şeye rağmen devam ediyoruz. Bu bizim hakkımız, bu topraklar da bizim hakkımız. Herkes kendi toprağında kalacak." şeklinde konuştu.
Dokuzuncu sınıf öğrencisi Zahra Musa Salame, zorlu koşullara rağmen eğitimini sürdürmek istediğini söyledi.
Salame, "Tüm bu koşullara rağmen geleceğin nesli olmak için okula geliyoruz. Savaş uçaklarının ve topçu atışlarının seslerine rağmen zor şartlarla mücadele ediyoruz. Ülkemiz için iyi, geleceği olan bir nesil olmak istiyoruz." ifadesini kullandı.
Öğrencilerden Rama Kiliş de okulun zaman zaman tehlikeye maruz kaldığını ancak eğitimlerine devam etmek istediklerini belirtti.
Kiliş, "Bütün bu zorluklara ve yıkıma rağmen eğitimimize devam etmek istiyoruz. Ülkemize daha iyi bir nesil kazandırmak, ona olumlu katkı sunmak istiyoruz." dedi.
Okuldayken saldırı seslerini duyup duymadıkları sorulan Kiliş, "Elbette uçak, bombardıman ve topçu sesleri duyuyoruz. Ama alıştık. Bu bizi yıldırmayacak." yanıtını verdi.
Öğrenci Betül Hasan Haydar ise evlerine ve beldelerine dönmek, eğitimlerini sürdürmek ve arkadaşlarını görmek istediklerini dile getirdi.
Haydar, okuldayken duyduğu uçak ve bombardıman seslerinin kendisinde oluşturduğu duyguları, "Korkuyoruz ve ağlamaya başlıyoruz. Ama ne yapabiliriz? Alışmak zorundayız." sözleriyle anlattı.