Perşembe günü televizyondan halka seslenen Başbakan Smith, son dönemde bağımsızlık yanlısı ve karşıtı dilekçelerin toplamda yaklaşık 700 bin imzaya ulaştığını belirterek, bu talebin mahkeme kararlarıyla sessizliğe gömülmesine izin vermeyeceğini ifade etti.
Alberta’da 19 Ekim’de yapılması planlanan referandumda halka şu soru yöneltilecek:
"Alberta Kanada'nın bir eyaleti olarak kalmalı mı, yoksa Alberta Hükümeti, Alberta'nın Kanada'dan ayrılıp ayrılmayacağı konusunda bağlayıcı bir eyalet referandumu düzenlemek için Kanada Anayasası uyarınca gerekli yasal süreci başlatmalı mı?"
Başbakan Smith, kendisinin ve hükümetinin Alberta'nın Kanada'nın bir parçası olarak kalmasından yana oy kullanacağını açıkça belirtti.
Ancak eyaletteki bir yargıcın, yerli "İlk Uluslar" (First Nations) gruplarına danışılmadığı gerekçesiyle bağımsızlık referandumu talep eden bir halk dilekçesini iptal etmesine sert tepki gösterdi. Smith, tek bir yargıcın hatası nedeniyle yüz binlerce Albertalının sesinin kısılamayacağını ve eyaletin geleceğine mahkemelerin değil, halkın karar vereceğini vurguladı.
Kanada Başbakanı Mark Carney, eyaletin ayrılma yönündeki herhangi bir girişiminin, 1995 Quebec referandumunun ardından yürürlüğe giren "Netlik Yasası" (Clarity Act) kurallarına uygun olması gerektiğini hatırlattı.
Bu yasaya göre, gelecekte yapılacak bağlayıcı bir bağımsızlık referandumunda seçmenlerin "net bir çoğunluğunun" onay vermesi ve sorunun dilinin federal meclis denetiminden geçecek kadar açık olması gerekiyor. Bu şartlar sağlansa bile, Alberta'yı federal hükümetle uzun ve zorlu ayrılık müzakereleri bekliyor.
Batı eyaleti Alberta'da federal hükümete yönelik hoşnutsuzluk, uzun süredir doğal kaynakların yönetimi ve iklim yasaları nedeniyle derinleşiyor.
Birçok Albertalı, zengin kaynaklarıyla ülkeye aldıklarından daha fazla katkı sağladıklarını savunuyor. Başbakan Carney, federal gücün Ottawa'da merkezileşmesini eleştiren Smith yönetimiyle uzlaşma sağlamak adına, Pasifik kıyısına uzanacak bir petrol boru hattı inşasını da içeren iklim ve enerji anlaşmasına imza atmıştı.