Çok Bulutlu 14.8ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Çevre
TRT Haber 04.11.2026 10:49

COP31 Türkiye’ye ne kazandıracak?

9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 için geri sayım başladı. Küresel zirvede iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında enerji dönüşümünden sıfır atığa kadar pek çok konu ele alınacak. Dünyanın dört bir yanından temsilcilerin katılacağı zirve, ülkemiz kadar coğrafyamızın geleceği için de oldukça önemli.

İklim değişikliğiyle mücadelede dünyanın gözü Türkiye’ye çevriliyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) en üst karar organı olan 31. Taraflar Konferansı (COP31) 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Peki COP31’in Türkiye açısından önemi ne? Zirve, iklim değişikliğiyle mücadelede Türkiye’ye nasıl bir rol kazandıracak? İTÜ Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Levent Kuzu ile konuştuk.

Akdeniz Havzası için kritik zirve

İklim değişikliği dünya genelinde farklı bölgeleri farklı şekillerde etkiliyor. Bu açıdan bakıldığında en fazla etkilenecek bölgelerin başında Arktik geliyor. Arktik Bölgesinin ardından ise Akdeniz Havzası öne çıkıyor. Akdeniz, iklim değişikliğinin sonuçlarının en belirgin hissedileceği bölgeler arasında yer alıyor. Türkiye de bu bölge içerisinde bulunduğu için COP31’in Antalya’da yapılması ayrı bir önem taşıyor. Prof. Dr. Kuzu, bu kritik zirvenin Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu ifade ediyor:

“İlk başta burada 198 tane taraf olarak isimlendirdiğimiz farklı katılımcı ülke olacak. Hepsinin burada olması bizim için ayrı bir öneme sahip. Taraflar iklim konusunda tüm tartışmaları burada gerçekleştirecekler. Tabii ki biz de söylemek istediklerimizi burada, masada dile getireceğiz.”

Burada önemli bir değişiklik bekleniyor. Zaten yüzde 35’e kadar bu elektrifikasyonun yenilenebilir bir enerjiden sağlanması hususu söz konusu. Dolayısıyla burada önemli bir yatırım gerçekleşecek. Tabii bunun haricinde diğer kişisel yatırımlar, çeşitli emisyonların azaltılması noktasında da farklı yatırım kalemleri de ortaya çıkmış olacak.
İTÜ Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Levent Kuzu

Fotoğraf: AA[Fotoğraf: AA]

Öne çıkan başlıklarından biri elektrifikasyon

Zirvede iklim kriziyle beraber dünyanın geleceğiyle ilgili pek çok konu ele alınacak. Prof. Kuzu, öne çıkan konulardan birinin elektrifikasyon (enerji ihtiyacının fosil yakıtlar yerine elektrikten sağlanması) olduğunu söyleyerek şöyle devam ediyor:

“Çünkü baktığımız zaman enerjinin önemli bir miktarı fosil yakıtlara dayanıyor. Enerji üretilmesi için biz fosil yakıtları ciddi anlamda kullanıyoruz. Şu anda asıl hedeflerimizden bir tanesi yenilenebilir enerji kaynağının artırılması. Bu artırıldığı esnada hem emisyonlarımız düşmüş olacak hem de günlük yaşamımızda değişiklikler olmasını bekliyoruz.”

Elektrikli araçlar neden önemli?

Enerji dönüşümünün günlük yaşamdaki karşılıklarından biri de elektrikli araçlar. Prof. Dr. Kuzu, “Bunlar hem hava kirliliğinin azaltılması açısından hem de karbon emisyonlarının düşürülmesi açısından önemli bir katkı olarak karşımıza çıkmış olacak” diye konuşuyor.

Zirvede alınacak kararlar doğrultusunda Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda somut adımlar atması da bekleniyor. Bu noktada yine elektrifikasyonun önemine değinen Prof. Dr. Kuzu, “Burada önemli bir değişiklik bekleniyor. Zaten yüzde 35’e kadar bu elektrifikasyonun yenilenebilir bir enerjiden sağlanması hususu söz konusu. Dolayısıyla burada önemli bir yatırım gerçekleşecek. Tabii bunun haricinde diğer kişisel yatırımlar, çeşitli emisyonların azaltılması noktasında da farklı yatırım kalemleri de ortaya çıkmış olacak” diyor.

COP31 Türkiye’ye ne kazandıracak?

Sıfır atık da gündemde olacak

COP31’de Türkiye'nin katkı sunacağı başlıklardan biri de “sıfır atık” olacak. Prof. Dr. Kuzu, sıfır atığın yakın zamanda önemli bir konu olarak karşımıza çıktığına değinerek sebebini şöyle açıklıyor:


“Çünkü baktığımızda sıfır atık arka planda üretime dayalı bir süreci gösteriyor. Ürün varsa, atık olur. Eğer bizim ürünümüzü azaltabiliyorsak bu noktada zaten sıfır atığa daha yaklaşıyoruz anlamına geliyor. Ürünle beraber yan ürün açığa çıkar. Yan ürün nedir? Kirliliktir, emisyondur… İklim değişikliği açısından baktığımız zaman da karbondioksit emisyonları ya da sera gazı emisyonlarıdır. Bunları azaltmak anlamına gelir.”

Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele anlamında hassas bir bölgede bulunması nedeniyle üzerinde durulması gereken pek çok husus olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kuzu, “Bunlar zaten COP31’de tartışılacak. Özellikle taraflarla yapılan toplantılarda bunların çıktılarını görüyor olacağız” şeklinde konuşuyor.
 

Sıradaki Haber
COP31 Antalya için özel uygulama: Etkinlikten ulaşıma her şey tek platformda
Yükleniyor lütfen bekleyiniz