Çanakkale’nin Akçakoyun Köyü’nde çilek üretimi yapan kadın çiftçiler, günün ilk ışıklarıyla birlikte tarlanın yolunu tutuyor.
55 yaşındaki Güler Özkaya, sıcak hava nedeniyle çalışma saatlerini erkene çektiklerini belirterek, “Serinde iş daha güzel yürüyor” diyor.
Çileklerin sıcak havada hızlı olgunlaştığını anlatan Özkaya, ürünlerin kararmaması için gün aşırı toplama yaptıklarını söyledi.
Kadın çiftçiler, yoğun sıcak altında emeklerinin karşılığını almanın her geçen yıl daha da zorlaştığını ifade etti.

75 yaşındaki Zeliha Ceylan ise çocuk yaşlardan beri çiftçilik yaptığını anlattı.
Yıllarca tütün üretimiyle uğraştıklarını söyleyen Ceylan, bölgede son 15 yıldır çilek üretiminin yaygınlaştığını belirtti.
“Çiftçilik olmasa millet ne ile idare olacak?” diyen Ceylan, üretimin hem köyü hem de şehirleri ayakta tuttuğunu ifade etti.
Haftada iki kez yapılan hasadın Kasım ayına kadar sürdüğünü anlatan Ceylan, ilerleyen yaşına rağmen üretimden kopamadığını söyledi.

Kadın çiftçiler için mesai yalnızca tarlada bitmiyor.
Sabah erken saatlerde başlayan üretim mesaisi, ev işleriyle birlikte gün boyu devam ediyor.
Zeliha Ceylan, “Evde de yemek, bulaşık, çamaşır var. Tabii zorlanıyorsun” sözleriyle günlük yaşamlarını anlatıyor.
Bayramlar dışında tatil yapamadıklarını belirten kadın üreticiler, çiftçiliğin büyük emek isteyen bir meslek olduğunu dile getirdi.

Akçakoyun Köyü’nde üretimin devam etmesi için gençlerin tarıma yönelmesi gerektiğini söyleyen kadın çiftçiler, yeni neslin çiftçilik yapmak istemediğini belirtti.
Zeliha Ceylan, “Gençler kolay iş istiyor, hazır para olsun istiyor” diyerek üretimde yaşanan kuşak sorununa dikkat çekti.
Güler Özkaya ise çiftçiliğin yalnızca köylü için değil şehirde yaşayan insanlar için de hayati önemde olduğunu söyledi.
“Üretim olmasa Türkiye kalkınamaz” diyen kadın çiftçiler, tüm üreticilerin Çiftçiler Günü’nü kutladı.