Ayrık omurga rahatsızlığı ile dünyaya gelen 36 yaşındaki Şerife Tümer Şencan, liseyi özel öğrencilerin eğitim gördüğü yatılı okulda tamamladı. Üniversitede ise açık öğretimden tıbbi sekreterlik ve çocuk gelişimi bölümlerini bitirdi.
Lise ve üniversite eğitimini tamamladıktan sonra 25 yaşında sporla tanışan Şencan, para okçuluktaki başarısıyla dikkati çekti ve ilk yarışmasında Türkiye 4'üncüsü oldu.
Şencan, daha sonra para tüfek atıcılığına, ardından daha hareketli bir branş arayışına girerek tekerlekli sandalye kort tenisine başladı ve takım olarak katıldıkları turnuvada Türkiye 2'nciliği elde etti. Son olarak para karate sporuna yönelen Şencan, bu alanda da başarılı sonuçlar elde ediyor.

Mersin'de atıcılık şampiyonasında tanıştığı ve paraşüt kazası sonrası gazi olan Uzman Çavuş Onur Şencan ile hayatını birleştiren ve şu an 3 aylık hamile olan Şerife, doğumdan sonra da antrenmanlara devam edeceğini söyledi.
Şerife Tümer Şencan, okçuluğa çok istekli başladığını belirterek, sporun hayatında yarattığı değişimi şu sözlerle anlattı:
"Zaten sosyal bir insandım. Daha da sosyalleştim, çevrem genişledi. Kendimi daha mutlu hissediyorum. Daha enerjik, daha zinde hissediyorum. Ve ben herkese de söylüyorum; engelli, engelsiz herkesin hayatında bir spor olmalı. Annem çok destekçiydi. En büyük destekçim annemdi. Sonrasında eşim zaten çok istedi güzel yerlere gelmemi. Hatta Türkiye 2'nciliğinde gözyaşlarıyla beni karşılamıştı."

Para karatenin de diğer branşlar gibi hayatına büyük dokunuş yapacağını düşünen Şencan, "Şu anda daha çok teknik antrenmanlar yapıyorum. Temel teknik çalışmalarından sonra kata branşına yönelmeyi istiyorum. Ülkemizi yurt dışında en iyi şekilde temsil etmek istiyorum." dedi.
Doğacak çocuğunun da kendisi ve babası gibi sporcu olmasını isteyen Şencan, doğumdan birkaç ay sonra çocuğuyla antrenmanlara devam edeceğini söyledi.
Şencan’ın antrenörlüğünü yapan 3’üncü kademe karate antrenörü Esra Özkan, "Hem hamileliğini hem sporunu aynı anda yürüterek bizlere çok büyük bir ilham oluyor." dedi.
Özkan, para karatede sporcuların fiziksel durumlarına göre çalışma yöntemlerini planladıklarını belirterek, "Ben engel görmüyorum. Sadece ne yapabiliyorsak, elimizdeki malzemelerle nasıl bir ürün ortaya koyabiliyorsak bizim için o." ifadelerini kullandı.