Tim, Antalya'da bulunan Sualtı Eğitim Merkezi Amirliği'nde 10 haftalık zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlayan, her koşulda görev alabilme kabiliyetine sahip 15 personelden oluşuyor.
Samsun ve Ordu'yu kapsayan sorumluluk alanında denizde kaybolan kişilerin bulunması ve delil aramaya yönelik faaliyet gerçekleştiren tim, ihtiyaç duyulması halinde yurt içinde ve dışında da çalışmalarını yürütüyor.
Tim, deniz dibini tarayan sonar cihazı ve 300 metre derinliğe kadar inebilen su altı robotu gibi yüksek teknolojili teçhizatlar kullanıyor.
DEGAK-01 Tim Komutan Yardımcısı Astsubay Üstçavuş Seyfullah Çakıroğlu, Sahil Güvenlik Komutanlığının denizlerde emniyet ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu tek genel kolluk kuvveti olduğunu söyledi.

DEGAK timlerinin Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtisaslı "kurbağa adam" personelinden oluştuğunu belirten Çakıroğlu, timin başta su altı arama ve kurtarma faaliyetleri olmak üzere delil araştırmaları, deniz kazalarına müdahale, çevre kirliliği incelemeleri ve kritik altyapıların su altı kontrolleri gibi çok çeşitli görevleri modern ekipmanlarla yerine getiren seçkin bir birlik olduğunu anlattı.
İhtiyaç duyulan kurbağa adam sınıfı personelin Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda görev yapan subay, astsubay ve uzman erbaşlar arasından seçildiğini aktaran Çakıroğlu, fiziksel dayanıklılığın ön planda olduğu eğitimlerde başarılı bulunan personelin DEGAK timlerine atandığını dile getirdi.
Timin, ihbarın alınmasıyla görevin kapsamını, bölgenin coğrafi yapısını, hava ve deniz şartlarını göz önünde bulundurarak meydana gelebilecek riskler için gerekli tüm önlemleri aldığını vurgulayan Çakıroğlu, en kısa sürede olay yerine ulaşıp çevresel şartları analiz ederek planlı ve koordineli şekilde su altı ve su üstü arama çalışmalarına başlandığını kaydetti.
Karadeniz'deki zorlu mesailerini anlatan Çakıroğlu, "Karadeniz'in değişken deniz şartları, düşük görüş mesafesi ve kuvvetli akıntılar kimi zaman görevimizi zorlaştırabiliyor ancak düzenli eğitimlerimiz, tecrübemiz, ekip çalışmamız ve dalış yapılacak bölgeyi iyi analiz etmemiz sayesinde görevimizi güvenli ve başarılı şekilde yerine getiriyoruz." dedi.

Çakıroğlu, zorlu şartlar altında yürüttükleri faaliyetler sonucunda bir insanın hayatına dokunmak ve onu sevdiklerine sağ salim kavuşturabilmenin görevlerinin en anlamlı ve etkileyici tarafı olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
"Olay yerine intikal ettiğimiz andan itibaren vatandaşlarımızın bizlere duyduğu güveni görmek, bizim için son derece değerlidir. Boğulma tehlikesi geçiren bir vatandaşımızın olay sonunda hayata tutunduğunu öğrendiğimiz zaman görevimizi başarıyla yerine getirmenin tarifsiz onur ve gururunu yaşıyoruz. Bir sonraki göreve bu sorumluluk bilinci, güç ve motivasyonla her zaman hazır bulunuyoruz."
Karadeniz'in sahillerinde sıkça görülen çeken akıntıyla ilgili de önerilerde bulunan Çakıroğlu, "Böyle bir durumla karşılaşıldığında en önemli kural, panik yapmamaktır. Akıntıya karşı doğrudan kıyıya yüzmeye çalışmak yerine kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkılmalı, ardından güvenli şekilde kıyıya dönülmelidir. Vatandaşlarımızın cankurtaran bulunan plajları tercih etmeleri, uyarı ikaz levhalarına mutlaka uymaları, kötü deniz ve hava şartlarında denize girmemeleri büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
Çakıroğlu, Sahil Güvenlik Komutanlığı olarak özellikle olumsuz deniz ve hava koşullarında denize girilmemesi yönünde vatandaşlara sahilden anonslar yaptıklarını ve bilgilendirme faaliyetlerinde bulunduklarını sözlerine ekledi.