Az Bulutlu 31.7ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Gündem
TRT Haber 07.08.2026 13:50

Yeni bir dönem başlıyor: Mekke Anlaşması neden önemli?

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanam Mekke Anlaşması siyasi, askeri, ekonomik ve stratejik açıdan yeni bir dönem anlamı taşıyor… Ankara savunma sanayiinde örnek durumda. Mekke çok geniş mali güce sahip. İslamabad’ın nükleer gücü var. Tüm bunların birleşimi üç ülkenin çok geniş bir coğrafyada dengeleri belirlemesini sağlayacak.

Yeni bir dönem başlıyor: Mekke Anlaşması neden önemli?

Son yılların belki de en kritik imzalarından biri Mekke’de atıldı… Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma ittifakı imzalandı. Her ne kadar ismi savunma olduğu için akla ilk etapta askeri meseleler gelse de aslında bu iş birliği çok geniş bir coğrafyada hayli kritik çıktılar üretebilecek.

Elbette bu noktada üzerinde durmamız gereken temel noktalardan biri üç ülkenin de kendine has özelliklerinin olması.

Türkiye, bu üçlü arasında savunma sanayii, yeni nesil harp doktrinleri ve ‘neyi, nasıl yapacağını bilmesi’ gibi konularda öne çıkıyor.

Suudi Arabistan ise üçlünün mali açıdan en güçlü üyesi. Hayli geniş maddi imkanlar Mekke yönetiminin dahil olduğu işlerin ‘hızlanması’ adına kritik.

Pakistan ise İslam dünyasının nükleer güce sahip tek üyesi konumunda. Ayrıca 250 milyonu aşan nüfusuyla ittifakın en kalabalık ülkesi.

 

Mekke Anlaşması’ndan ne anlamalıyız?

Bu soruya cevap vermeden önce mevcut fotoğrafı iyi anlamak gerekiyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa en karışık dönemlerinden geçiyor. Avrupa Birliği’nin geleceği belirsiz.

İsrail’in Orta Doğu’yu cehenneme çevirmeyi amaçlayan işgalci zihniyeti, İran’ın ateşi tüm Körfez’e taşıması gibi güncel gelişmeler malum.

Diğer yanda da Asya-Pasifik’te sular giderek ısınıyor. Çin’in Tayvan ile mücadelesi, ABD’nin bir an önce Çin’e yönelik somut adımlar atma isteği süreci daha karmaşık kılıyor. Bölgesel çatışmalar, göçler, konvansiyonel savaşlar, siber saldırılar ve hibrit tehditler belki de hiç olmadığı kadar yoğun.

Günün sonunda herkes bir şekilde bu yeni döneme ayak uydurmaya, pozisyonunu güçlendirmeye ve safını belli etmeye çalışıyor. İşte Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanacak anlaşma bu noktada hayli önem kazanıyor.

Üç ülkenin imzası çok geniş bir coğrafyayı etkileyecek

Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Doç. Dr. Gökhan Çınkara’ya göre üç ülke arasında imzalanan ittifak anlaşmasının en önemli çıktılarından biri ‘ortak iş birlikleri’ üzerinden olacak.

Suudi Arabistan’ın bu noktada mali gücüyle öne çıkabileceğini ve özellikle askeri projelerde çok ciddi hızlanmalar yaşanabileceğini söylüyor. Bu noktada Ankara’nın savunma sanayiindeki lider pozisyonu hayli değerli. Kimi kritik projelerde daha hızlı bir gelişim süreci yaşanabileceğinden bahsediyor Çınkara.

Mekke yönetiminin tek özelliği mali gücü değil elbette. Çınkara, Suudilerin ABD için bölgedeki en stratejik ortak olduğunun da altını çiziyor.

Pakistan için açtığı parantezde elbette ilk olarak nükleer güce atıf yapıyor. Ancak İslamabad yönetiminin özellikle hava kuvvetleri açısından da hayli iyi bir noktada olduğunu söylüyor.

Türkiye’nin Suriye, Irak, Doğu Akdeniz gibi yakın bölgelerdeki etkisini, Suudi Arabistan’ın Körfez ve Orta Doğu ülkeleri üzerindeki gücünü, Pakistan’ın kendi çevresindeki başat rolünü birlikte okumak gerektiğini vurguluyor Çınkara. Hayliyle bu üç ülkenin atacağı imzanın çok geniş bir alanda etki üreteceğini sözlerine ekliyor.

Bu noktada bir parantez açıyor Çınkara ve “Gelecek dönemde Mısır ve Katar başta olmak üzere farklı ülkeler bu ittifaka katılmak isteyebilir. Özellikle de İran ve Yemen konusu bu denli yoğun ve sancılı geçiyorken… Üçlü ittifakın Yemen konusunda somut bir adım atması da benim için sürpriz olmaz.” diyor.

 

ABD ve İsrail Mekke Anlaşması’nı nasıl yaklaşır?

Mekke Anlaşması için üzerinden durulması gereken bir diğer husus ABD ve İsrail’in bu yeni sürece nasıl tepki vereceği…

Gökhan Çınkara önce madalyonun ABD tarafını ele alıyor. Washington yönetiminin Türkiye ile son derece sıcak ve etkin bir ilişkide olduğunu belirtiyor. Suudi Arabistan’la da hayli yakın olduklarını vurguluyor. Bunlara ek olarak ABD’nin İsrail’in saldırganlığı nedeniyle bir türlü dikkatini başka bölgelere kaydıramadığını da ekliyor.

Türkiye-Pakistan- Suudi Arabistan arasında atılan imzanın ABD tarafından olumlu bulunacağı ve hatta destekleneceği fikrini paylaşıyor Çınkara. Ayrıca, yeni üçlü ittifakın İran üzerinde de bir şekilde etki oluşturabileceğini belirtiyor ve bunun da yine ABD’nin işine geleceğini anlatıyor.

Soykırımcı İsrail ise Mekke Anlaşması’nın belki de en büyük kaybedenlerinden biri… Tel Aviv yönetimi, gerektiğinde blok olarak hareket edebilecek üç ülkeyi birlikte görmekten elbette mutsuz olacak.

Gökhan Çınkara, İsrail’in bunu iç siyasette ‘Bize karşı ittifak kuruluyor’ şeklinde kullanabileceğine işaret ediyor. Ancak İsrail muhalefetinin de buna izin vermemek için yeni söylemler geliştireceğini çünkü onların da artık bir şekilde diğer ülkelerle anlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini söylüyor.

Çınkara son olarak, her ne kadar askeri gelişmeler üzerinden ele alınsa da ittifakın çok ciddi bir diyalog gücü olacağını ve ekonomik kalkınma, bölgesel huzur, kapsamlı iş birliği gibi konularda da hayli stratejik sonuçlara ulaşılabileceğinin altını çiziyor.

Sıradaki Haber
Ahbap Derneği'ne görevlendirme yapıldı
Yükleniyor lütfen bekleyiniz