MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, MHP ve Cumhur İttifakı'nın, Türkiye'nin, Türk milletinin, hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbu olduğunu söyledi.
Üç Hilal'in sadece bugünün değil yarınların da partisi, geçmişle geleceği birbirine bağlayan fazilet, feraset fikir köprüsü, milli umutların düşmeyeceği sancağı olduğunu belirten Bahçeli, "Bizim folluğumuzda kuluçkaya yatıp başka kümeslerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan başka kapı diplerinde ustalık taslayanların milliyetçi Ülkücü Hareket'i hakkıyla idrak, layıkıyla ifade etmeleri neredeyse imkansızdır." ifadesini kullandı.
Devlet Bahçeli, "çamur zihniyetlere" yüzlerinin dönük, kapılarının sürgülü olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin geçtiği tarihi eşiğin herkese, özellikle siyaset müessesesine ihmal edilemez sorumluluklar yüklediğini ifade eden Bahçeli, makeste buluşmak varken makusun tezgahında bocalamanın akıl ve mantık ihlalinden başka bir şey olmadığını dile getirdi.
"Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedeflerinin, Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesi olduğunu kaydeden Bahçeli, "Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa, kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir." diye konuştu.
Türk milletinin hangi kökenden, hangi meslekten, hangi mezhepten olursa olsun bütün mensuplarının bir arada kardeşçe yaşamasını temin ve teşvik etmenin demokratik rejimin asli görevi olduğunu dile getiren Bahçeli, bu sürecin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmenin de TBMM'nin temel varlık sebeplerinden birisi olduğunu belirtti.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır çünkü özünü milletimizin ortak değerleri ve özlemlerinin belirlediği 'kamu ruhu ve alanı'nı taşa tutmanın ve tartışmaya açmanın ne demokrasiye ne de ülkemize bir faydası dokunacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir.
Bilinmesini özellikle arzu ederim ki demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukuki yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir. 'Terörsüz Türkiye' ile 'Terörsüz Bölge' hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır. Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalı."
Suriye'de yaşanan olaylara dikkati çeken Bahçeli, "Suriye'deki malum olayları Türkiye'ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti'nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir." sözlerini sarf etti.
Ayrıntılar gelecek...