Çok Bulutlu 15.2ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Ekonomi
AA 18.05.2026 12:56

Tahvil piyasalarında satış baskısı derinleşiyor

Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yukarı taşımasıyla şiddetlenen enflasyon endişeleri, merkez bankalarının politika alanını daraltarak tahvil piyasalarında satış baskısının derinleşmesine yol açtı.

Tahvil piyasalarında satış baskısı derinleşiyor
[Fotograf: AA]

Orta Doğu'daki gerilimler küresel tahvil piyasalarını sarsmaya devam ediyor.

ABD/İsrail ve İran'ın Orta Doğu'da savaşı sona erdirecek bir anlaşma sağlayamamasından kaynaklı riskler, dünya genelinde enflasyonist baskıların güçlenebileceğine yönelik tahminleri artırdı.

Hürmüz Boğazı'nın sağlıklı şekilde işleyememesi ve artan sigorta maliyetleriyle petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruması enflasyonun daha da hızlanacağı öngörülerini güçlendirdi. Söz konusu gelişmeler merkez bankalarının para politikalarında "şahin" adımlar atabileceği beklentilerini öne çıkardı.

ABD'de son açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde artışa işaret etmesinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik beklentiler faiz artırımı yönünde yoğunlaştı.

Savaş öncesinde para piyasalarında Fed'in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanıyordu. Savaş sonrası yaşanan belirsizliklerle bu tahminler tersine döndü. Piyasa fiyatlamaları, bankanın aralık toplantısında yüzde 70 ihtimalle 25 baz puanlık faiz artışına gidebileceğine işaret ediyor.

Enflasyonun bir süre yüksek kalacağı endişeleri ve Fed'e yönelik artan faiz artırımı ihtimalleri tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı. ABD'nin 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri yaklaşık 16 ayın, 20 ve 30 yıllık tahvil getirileri ise yaklaşık son 3 yılın zirvelerine ulaştı.

ABD’nin 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29’a, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,63’e yükselerek Şubat 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerini gördü. Öte yandan, 20 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,17’ye çıkarak Kasım 2023'ten, 30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,15’e yükselerek Ekim 2023'ten beri en yüksek düzeyine ulaştı.

Avrupa'da mevcut risklere siyasi belirsizlikler de eklendi

Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Profesyonel Tahminciler Anketi sonuçları, Avro Bölgesi'nde ekonomik görünümün enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde kaldığını ortaya koydu.

İlk çeyrek anket sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, ikinci çeyrekte enflasyon tahmininde bu yıl için 0,9 puan ve 2027 için 0,1 puan artış oldu. Ankette ortalama uzun vadeli enflasyon tahminleri (5 yıllık) yüzde 2 olarak değişmedi. Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisi, büyüme rakamlarına aşağı yönlü revizyon olarak yansıdı.

Ankete katılanların, Avro Bölgesi için gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminleri 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla yüzde 1, 1,3 ve yüzde 1,3 oldu. Bu çeyrekte, ilk çeyreğe göre 2026 büyüme tahmininde 0,2 puan, gelecek yılın tahmininde de 0,1 puanlık aşağı yönlü değişim görüldü. 2028 yılı için ise büyüme beklentileri sabit kaldı.

Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon nisan ayında enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 3 seviyesine çıktı. Enflasyon, nisanda aylık bazda ise yüzde 1 oldu.

İngiltere'de yerel seçimlerde iktidar partisinin oy kaybetmesiyle siyasi belirsizlik algısı ülke tahvilleri üzerinde ilave baskı yarattı.

Bu gelişmelerle Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,16'yla Mayıs 2011'den, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,18'le temmuz 2008'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Japonya ve Çin tahvil piyasalarında ters hareketler görüldü

Bahsedilen gelişmeler çerçevesinde Asya tarafında tahvil piyasasında benzer etkiler görülüyor. Japon yeninin dolar karşısında zayıflaması ülkede enflasyon risklerini artırırken tahvil piyasasındaki satıcılı seyre ilave etki yapıyor.

Söz konusu gelişmelerin ışığında Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,72'ye çıkarak Haziran 1997'den beri en yüksek seviyesini gördü. Maliyet kanalıyla teknik olarak deflasyonist bölgeden çıkan Çin'de ise tahvil piyasalarında yatay seyir hakim. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,75 seviyesinde bulunuyor.

Tahvil faizlerinin yükselmesi büyümeyi zorlaştırıyor

Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, tahvil faizlerindeki artışın Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece yüksek petrol fiyatlarının ve dolayısıyla yüksek enflasyonun küresel piyasalarda olağan bir durum haline gelebileceğini hatırlattığını belirtti.

Yüksek tahvil faizlerinin enflasyonla mücadele etmek için muhtemelen daha sıkı para politikası uygulanacağına dair beklentileri yansıttığını ifade eden Waterer, bu durumun büyüme açısından faiz oranları görünümüne duyarlı riskli varlıklarda tedirginliğe yol açtığını dile getirdi.

"Tahvil faizlerinin yükselmesi, para politikası koşullarının sıkılaşmasıyla birlikte büyümenin önündeki yolun daha zorlu hale gelebileceğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulunan Waterer, üç haneli petrol fiyatlarının merkez bankaları için daha şahin bir faiz ortamı ortaya çıkardığını, bu nedenle tahvil faizleri yükselmeye devam ederken piyasalarda gerginliğin devam edebileceğini söyledi.

Sıradaki Haber
Kartlı ödemeler nisanda 2,6 trilyon liraya yaklaştı
Yükleniyor lütfen bekleyiniz