Laos’un iç kesimlerindeki ücra bir bölgede, şiddetli yağışların yol açtığı sel nedeniyle bir mağara sisteminde mahsur kalan beş köylü, tüm tahminleri boşa çıkararak kendi imkanlarıyla özgürlüğe adım attı.
Günlerdir dünya çapından uzman dalgıçların katılımıyla yürütülen ve küresel kamuoyunun kilitlendiği operasyon, beklenmedik mutlu bir sonla tamamlandı. Cuma günü ilk madencinin dalgıçlar eşliğinde dışarı çıkarılmasının ardından, kalan dört kişinin tahliyesinin günler sürebileceği tahmin ediliyordu.
Ancak gece boyunca aralıksız çalışan tahliye pompalarının mağaradaki su seviyesini kritik düzeye indirmesi sayesinde, mahsur kalan köylüler tırmanarak gün ışığına ulaştı. Girişte tam teçhizatlı olarak içeri girmeye hazırlanan yabancı dalgıçlar, karşılarında yürüyerek çıkan köylüleri görünce büyük şaşkınlık yaşadı.

Yaklaşık on gün önce altın aramak amacıyla mağaraya giren ve aniden bastıran yağmur sularının yollarını kapatmasıyla yer altında aç ve susuz mahsur kalan köylülerin aileleri, mağara kapısında gözyaşlarına boğuldu. Kurtarma çalışmalarında bizzat görev alan yerel bir gencin, sedyeye alınan ve termal battaniyeye sarılan babasına sarılarak ağladığı anlar operasyonun sembolü oldu.
Yer altında geçen on günü aşkın sürenin ardından çamura bulanan ve açlık çeken köylülerde bazı cilt ve sindirim sistemi rahatsızlıkları baş gösterse de, genel sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı. Ekipte yer alan ve 2018 yılında Tayland’daki dünyaca ünlü mağara kurtarma operasyonunda da görev yapmış olan deneyimli dalgıçlar, bu durumun herkes için en güvenli ve en kusursuz senaryo olduğunu belirtti.

Beş madencinin kurtulmasıyla yaşanan büyük sevinç, bölge halkı için henüz tam bir rahatlamaya dönüşmedi. Kurtulan köylülerin verdiği yeni bilgiler ve çizdikleri haritaya göre, bu gruptan daha önce mağaraya girdiği düşünülen iki köylünün daha içeride kayıp olduğu anlaşıldı.
Kurtarılan madenciler, yaklaşık 100 metre daha ileride, geçilmesi son derece tehlikeli ve dar bir geçidin ardında büyük bir hava boşluğu olduğunu ve kayıp kişilerin sadece orada hayatta kalabileceğini ifade etti. Uluslararası dalgıç ekibi, yeni bir fırtınanın mağaradaki su seviyesini yeniden yükseltme riskine rağmen, pazar sabahı erken saatlerde bu iki kişiyi bulmak üzere daha derin dehlizlere inmek için hazırlıklara başladı.
Yaşanan bu kaza, Laos ve Mekong havzası genelinde son yıllarda hızla büyüyen kaçak ve denetimsiz küçük ölçekli altın madenciliğinin tehlikelerini bir kez daha gözler önüne serdi. Küresel altın fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması, kırsal bölgelerde geçim sıkıntısı yaşayan köylüleri, hiçbir güvenlik önlemi olmayan ölümcül mağaralara ve çökme riski taşıyan kuyulara girmeye itiyor.
Uzmanlar, Muson yağmurları döneminde bile bu hayati risklerin alınmasının arkasında tamamen ekonomik çaresizliğin yattığını vurguluyor. Laos devlet medyası kurtuluş mucizesini büyük bir coşkuyla duyururken, diğer yandan bu tür yasa dışı faaliyetlerin çevreye ve topluma yönelik tehditlerine dikkat çekerek, kurtulan köylüleri gelecekte yasal yaptırımların bekleyebileceğinin sinyalini verdi.