İran hükümeti, çarşamba günü yaptığı açıklamayla Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen ve savaşı resmen sona erdirmeyi öngören bir barış taslağını değerlendirdiğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da "Bir anlaşma yapmak istiyorlar ve bu çok mümkün" sözleriyle sinyalini verdiği süreç, küresel ekonomiyi resesyonun eşiğine getiren Hürmüz Boğazı'ndaki blokajın kaldırılmasını da içeriyor.
Trump, müzakerelerdeki ilerlemeyi gerekçe göstererek boğazı yeniden trafiğe açmayı hedefleyen "Özgürlük Operasyonu"nu geçici olarak durdurduğunu açıkladı.
Sızan bilgilere göre 14 maddelik mutabakat metni, İran’ın en az 12 yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını ve nükleer silah geliştirmemesini şart koşuyor.
Buna karşılık ABD’nin yaptırımları kaldırması ve İran'ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığını serbest bırakması planlanıyor.
Anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde, dünya petrol ve gaz arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın karşılıklı olarak gemi trafiğine açılması hedefleniyor. Pakistanlı aracıların yürüttüğü diplomasi trafiğinde Jared Kushner ve Steve Witkoff gibi isimlerin kilit rol oynadığı belirtiliyor.
Ancak barışın önünde hala aşılması zor engeller bulunuyor. İran tarafı, özellikle uranyum zenginleştirme programını bir "kırmızı çizgi" olarak tanımlıyor ve nükleer haklarından vazgeçmeyeceğini vurguluyor.
Tahran'daki siyasi çevrelerde ABD'nin teklifi bir "istek listesi" olarak nitelendirilerek mesafeli karşılanırken, İsrail Başbakanı Netanyahu ise tüm zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrarını sürdürüyor.
İran’ın önceliği savaşın durması ve yaptırımların kalkmasıyken, nükleer kısıtlamaların ancak ikinci aşamada tartışılabileceği ifade ediliyor.