• Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Dünya
Sciencealert 17.07.2026 00:27

Dünyanın en eski kehribarı keşfedildi: 385 milyon yıl öncesine ait yaşam izi

Çin’in kuzeybatısındaki bir kömür yatağında bulunan mikroskobik kehribar parçaları, bilinen en eski örnekten 65 milyon yıl daha öncesine, yani dinozorların ortaya çıkışından 150 milyon yıl öncesine uzanarak tıp ve botanik tarihini yeniden yazıyor.

Dünyanın en eski kehribarı keşfedildi: 385 milyon yıl öncesine ait yaşam izi

Paleontologlar, bitkilerin kendilerini böceklere ve dış etkenlere karşı korumak için salgıladığı reçinenin fosilleşmiş hali olan kehribarın kökenine dair ezber bozan bir keşfe imza attı.

Çin’in kuzeybatısındaki Orta Devoniyen dönemine ait kömür tabakalarında, günümüzden tam 385 milyon yıl öncesine tarihlenen yüzlerce mikroskobik kehribar parçası bulundu.

Bu keşif, kehribarın sadece yaş rekorunu kırmakla kalmıyor, aynı zamanda henüz tohumlu bitkilerin bile yeryüzünde var olmadığı çok farklı bir antik dünyaya ışık tutuyor.

Tohumsuz bitkilerin büyük başarısı

Çin Bilimler Akademisinden paleontolog Cihang Luo liderliğindeki araştırma ekibi, yeni keşfin botanik evrim açısından devrim niteliğinde olduğunu belirtiyor.

Daha önce varlığı doğrulanan en eski kehribar kayıtları Karbonifer dönemine aitti ve bunların tohumlu bitkiler tarafından üretildiği düşünülüyordu. Ancak 385 milyon yıllık bu yeni örnekler, tohumlu bitkiler henüz ortaya çıkıp çeşitlenmeden çok önce, tohumsuz damarlı bitkilerin de kimyasal açıdan son derece karmaşık reçineler üretebildiğini kanıtlıyor.

Bu durum, bitkilerin hayatta kalma ve karaya yayılma süreçlerinde reçine üretiminin; derin kök sistemleri, yapraklar ve odunsu gövdenin evrimi kadar önemli bir dönüm noktası olduğunu gösteriyor.

Kömür yataklarındaki mikroskobik parıltı

Tarihin bu en eski reçine kalıntıları, gerdanlıkları süsleyen büyük ve parlak altın sarısı taşlar halinde değil, kömür tabakalarının arasına sıkışmış mikroskobik zerreler olarak keşfedildi.

Bilim insanları, kömür örneklerini kızılötesi spektroskopi yöntemiyle incelediklerinde parıldayan organik maddeler tespit etti.

Araştırmacılar, 385 milyon yıllık bu malzemenin gerçek bir kehribar olup olmadığını doğrulamak için uzun süren hassas testler gerçekleştirdi ve kimyasal yapısının günümüz kehribarlarıyla aynı özellikleri taşıdığını ortaya koydu.

Antik ekosistemin savunma mekanizması

Reçinenin hangi soyu tükenmiş ağaç familyasından salgılandığı henüz tam olarak belirlenemese de, o dönemdeki ekosistemin bitkileri bu savunma mekanizmasını geliştirmeye zorlayacak unsurlar barındırdığı düşünülüyor.

Henüz böcekler bitkilerle beslenen baskın canlılar haline gelmemiş olsa da, o dönemde sıkça yaşanan orman yangınları ve parazit mantarlar gibi tehlikeler bitkilerin reçine üretmesini tetiklemiş olabilir.

Milyonlarca yıl önce hayatta kalmak için geliştirilen bu koruma yöntemi, doğanın en dayanıklı ve kalıcı adaptasyonlarından biri olarak varlığını sürdürüyor.

ETİKETLER
Sıradaki Haber
Yaşanabilir bölgedeki gezegende ilk kez atmosfer keşfedildi
Yükleniyor lütfen bekleyiniz