Parçalı Bulutlu 15.8ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Çevre
AA 21.04.2026 11:28

Şehirlerin iklim değişikliğindeki önemi COP31'de gündeme getirilecek

Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, şehirlerin iklim değişikliği meselesindeki önemini Türkiye'nin ev sahipliğinde ve başkanlığında gerçekleşecek COP31'de artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Şehirlerin iklim değişikliğindeki önemi COP31'de gündeme getirilecek
[Fotoğraf: Getty Images]

UN-Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, şehirlerin iklim eylemindeki yerini ve bu sene Türkiye'nin ev sahipliğinde ve başkanlığında gerçekleşecek Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP31 hakkındaki düşüncelerini anlattı.

Şehirlerin iklim hedeflerine ulaşmada kritik rol oynadığına işaret eden Rossbach, şehirlerde yaşayan nüfusun giderek artacağını ve bu alanların küresel emisyonlar ile enerji tüketiminde büyük paya sahip olduğunu belirtti.

Rossbach, şehir düzeyinde etkili çalışmanın ve mevcut teknolojik gelişmelerden yararlanmanın, doğa temelli ve iklim odaklı çözümlerin hızla yaygınlaşmasını sağlayacağını söyledi.

Şehirlerin aynı zamanda iklim değişikliğinden etkilendiğini hatırlatan Rossbach, "Kentlerde sıcaklıkların kırsal alanlara kıyasla 10 dereceye kadar daha yüksek olabildiğini görüyoruz. Bunun yanı sıra sel felaketleri de yaygınlaşıyor. Orman yangınları ve heyelanlar da giderek daha sık ve şiddetli şekilde meydana geliyor. Üstelik bu olaylar artık bizi şaşırtan yeni bölgelerde de görülmeye başlıyor." ifadelerini kullandı.

Rossbach, iklim değişikliğinin hem Küresel Güney’de hem de Küresel Kuzey’de şehirleri etkilediğine dikkati çekerek, özellikle altyapı eksiklikleri olan ve gayri resmi yerleşimlerde yaşayanların bu etkilerden çok daha fazla zarar gördüğünü aktardı.

UN-Habitat’ın iklim krizinin şehir yaşamına olan etkisi konusunda ilk olarak barınma ve konut meselesine odaklandığını belirten Rossbach, "Afetlere açık ve deniz seviyesindeki yükselme gibi risklerle karşı karşıya olan bölgelerde yaşayan insanların sayısı oldukça yüksek. Bu bağlamda yeterli konuta erişim temel bir insan hakkıdır." dedi.

Rossbach, binaların konum, tasarım ve kullanılan malzemeler açısından stratejik şekilde planlanmasının önemli olduğunun altını çizerek, bu unsurların emisyonlar, biyolojik çeşitlilik ve su gibi doğal kaynaklar üzerinde doğrudan etkisi olduğunu anlattı.

"İstanbul’daki yeni ofis Doğu Avrupa ve Orta Asya'yı kapsayacak ilk merkezimiz olacak"

Bu noktada UN-Habitat olarak etki alanlarını genişlettiklerini ve Türkiye'de bir bölge ofisi açtıklarına işaret eden Rossbach, şunları kaydetti:

"İstanbul’daki yeni ofis Doğu Avrupa ve Orta Asya'yı kapsayacak ilk merkezimiz olacak ve bu bölgede önemli programlarımızı destekleyecek. Bölgedeki çalışmalarımızın koordinasyonunu güçlendirmemize yardımcı olacak. Bu çerçevede 14 ülkeyi kapsayan geniş bir coğrafyadan söz ediyoruz. Türkiye ile uzun yıllara dayanan stratejik ortaklığımız var. Türkiye ile işbirliğimizi sürdürerek Dünya Habitat Günü ve Dünya Şehirler Günü gibi bizim için büyük önem taşıyan uluslararası günleri birlikte anıyor ve kutluyoruz. Ayrıca, sıfır atık konusunda işbirliği yürütüyor ve Uluslararası Sıfır Atık Günü’nü birlikte anıyoruz. Atık yönetimi bu çerçevenin önemli bir parçasını oluştururken, aynı zamanda Türkiye’nin dayanıklılık konusundaki deneyiminden de yararlanmayı hedefliyoruz. Sıfır Atık Vakfı ile güçlü bir işbirliğimiz bulunuyor. Nitekim temel hizmetlere erişim kapsamında atık yönetimi, çalışma alanlarımızın en önemli başlıklarından biri."

Rossbach, Türkiye'nin iklime dayanıklı yapılaşma konusundaki güçlü kapasitesinin ve hızlı inşa edebilme yönünün, küresel konut krizine çözüm üretmek için stratejik fırsat sunduğunu belirterek, bu alandaki uzmanlık ve deneyimden yararlanarak bu krize yanıt geliştirmeyi hedeflediklerini vurguladı.

"Şehirlerin iklim değişikliği meselesindeki önemini COP31'de artırmayı hedefliyoruz"

COP31’in Türkiye’de yapılmasını değerlendiren Rossbach, şöyle devam etti:

"Biz şehirlerin iklim değişikliği meselesindeki önemini COP31’de artırmayı hedefliyoruz. Son dört COP zirvesinde bakanlık düzeyinde yuvarlak masa toplantıları düzenledik. Bu toplantılarda ulusal hükümetlerden, konut ve kentsel gelişim bakanlıklarından, çevre ve dışişleri bakanlıklarından temsilcileri, yerel yönetimler, uygulayıcılar ve bilim insanlarıyla bir araya getirdik. Amacımız, COP31’de de bu diyalogları ilerletmek çünkü iklim değişikliğiyle mücadelede yerel düzeyde eylem temel bir gereklilik."

Rossbach, COP31’in önemli bir konusunun da iklim finansmanı olacağına işaret ederek, "Finansman konusu da şehirlerin iklim değişikliğiyle mücadelede ihtiyaç duydukları kaynakları nasıl sağlanacağı bağlamında kritik. Ayrıca, şehirlerin ve ülkelerin kentsel alanlarda iklimle ilgili zorluklarla nasıl başa çıktığını gösteren uygulamaları inceleyeceğiz." dedi.

COP31'in ülkelerin iklim kriziyle mücadele konusunda hedeflerini gösteren Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) analizi açısından da UN-Habitat için önemli zirve olduğunu kaydeden Rossbach, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tarihsel olarak, NDC'lerde şehirler ve kentsel gelişim perspektifinin daha güçlü şekilde yer alması için savunuculuk yapıyoruz. Hatta COP30'da lansmanını yaptığımız bir analiz yürüttük. Bu çalışmada NDC 3.0 neslini bir önceki nesil olan 2.0 ile karşılaştırdık. Analizimiz, 2.0'dan 3.0’a geçişte, kentsel gelişimin ve şehirlerin iklim değişikliği bağlamındaki önemini tanıyan NDC raporlarının sayısının iki katına çıktığını gösteriyor. Bu veriler, üye devletlerin giderek artan şekilde kentsel boyutun önemini fark ettiklerini ve raporlama süreçlerinde bunu yansıttıklarını gösteriyor. COP görüşmelerinde de ülkelerin kentsel perspektifi politikalarına nasıl dahil ettiklerini tartışıyoruz ve iklim değişikliğiyle mücadelede bu perspektifi güçlendirmeleri için savunuculuk yapıyoruz. Amacımız, şehirlerin ve bölgelerin iklim eylemlerinde merkezi aktörler olarak tanınmasını sağlamak ve bunun COP sonuç belgelerinde de açıkça yer almasını görmek."

Sıradaki Haber
Arktik deniz buzundaki kayıp hızlı biçimde artıyor
Yükleniyor lütfen bekleyiniz