Açık 24.8ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Çevre
TRT Haber 29.05.2024 15:03

Nesli tehlike altındaki hazine: Mersin balığı

Havyarı ile bilinen mersin balığı hem biyolojik çeşitlilik hem de ekonomik değeri nedeniyle koruma altında. Gelin, sularımızdaki bu özel türün hikayesine ve günümüzde popülasyonunu arttırmaya yönelik yürütülen çalışmalara yakından bakalım.

Shakespeare'in kitaplarına, Evliya Çelebi'nin seyahatnamelerine kadar konu olmuş bir balık mersin balığı. Tatlı su ve denizlerde yaşayan, büyük ve uzun ömürlü bir tür. Dünyada 26, ülkemizde ise 6 türüne rastlamak mümkün. Genellikle Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki nehir ve denizlerde bulunan mersin balığının ülkemizdeki yaşam alanı daha çok Yeşilırmak, Kızılırmak, Çoruh Nehri, Sakarya Nehri ve tatlı suyun Karadeniz'e döküldüğü yerler.

Nesli tehlike altındaki hazine: Mersin balığı

Mersin balığı neden önemli?

Mersin balığını ekonomik açıdan değerli kılan en büyük unsur havyarı. Çünkü havyar dünyanın en değerli gıdalarından biri. Ancak bu türün önemi sadece havyardan ibaret değil. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Devrim Memiş mersin balığının önemini şu sözlerle anlatıyor.

“Mersin balığının önemini habitat ve ekonomi olarak iki farklı başlıkta değerlendirebiliriz. Eğer bir bölgede mersin balığı varsa o ekosistem sağlıklıdır. Su kalitesi iyidir, akış sağlanabiliyordur, rahat göç edebiliyorlardır anlamına geliyor. Bunun yanı sıra ekonomik olarak da çok önemli. Bu balığın avcılığında birinci hedef havyar. Ama bu balık sadece havyar ve etten ibaret değil. Derisinden çanta, ayakkabı çeşitli şeyler. İç organları balık yemlerinde kullanılabiliyor. Hava kesesinden diş hekimliğinde dişlerin yapıştırılmasında kullanılan yapıştırıcı elde edilebiliyor. İçerisinde çok değerli yağlar, amino asitler barındırdığı için kozmetik alanında, ilaç alanında kullanılıyor. Yani balığa baktığımızda habitat için ne kadar önemliyse ekonomi açısından da çok önemli.”

Nesli tehlike altındaki hazine: Mersin balığı

“Yılda 1 ton havyar elde edilirdi”

Özellikle popülasyonun fazla olduğu 1970’li yıllarda mersin balığı avcılığı yapılan yerlerin başında Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü bölge geliyor. Sakarya’nın Yenimahalle ilçesindeki eski balıkçılar mersin balığının ekonomik değerini “Biri bir mersin balığı yakaladığında ondan elde ettiği gelirle çocuğunu evlendirebilirdi” diyerek anlatıyor. Onlardan biri olan Paşa Ceylan da şöyle diyor:

”En yoğun olduğu zamanlar 1960-1973 arasıydı. Biz balığı yakalıyorduk. Burada havyarını çıkartıyorlardı O yıllarda Senede 1 ton havyar çıkardı buradan. O havyar İstanbul’a satılırdı. Sonra azaldı bu balık. Avcılığı kalmadı.”

“Biz bunları bitmeyecek gibi düşünürdük”

Geçmişte balıkçılık yapan emekli Şakir Şen de avcılığın yasak olmadığı yıllarda bölgedeki durumu anlatırken şu ifadeleri kullandı:

”Burası Sakarya Nehri’nin Karadeniz ile birleştiği yer. Ben buraya 1968’de geldim. O yıllarda buradaki balıkçıların karmaklar kurarak mersin balığı yakaladıklarını, havyarıyla değerli bir balık olduğunu gördüm. O zamanlar yasaklar yoktu ve biz bunları bitmeyecek gibi düşünürdük. 1990’lı yıllarda biz mersin balığından büyük oranda uzaklaştık. Şu anda ağlara çok az miktarda takılan mersin balıkları oluyor. Balıkçılar da genellikle yasağa duyarlı, tuttukları balıkları geri bırakıyor. Neresinden bakarsak bakalım mersin balığının yaşam alanında bir daralma var. Suya bırakılan yavru balıklarla beraber bu popülasyon arttırılmaya çalışılıyor. İnşallah başarılı olur.”

Nesli tehlike altındaki hazine: Mersin balığı

Aşırı avlanma ve su kalitesinin bozulması nesli tehlikeye soktu

Uzmanlara göre 1990’lı yıllara kadar çeşitli kısıtlamalara rağmen avcılığı yapılan mersin balığının nesli o yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tehlike altına girmiş. Prof. Dr. Devrim Memiş’e göre bu durumun altında yatan birden fazla sebep var:

“Göç eden balıklar sınıfındandır mersin balıkları. Yumurtlama zamanı Sakarya Nehri’ne geldiği zaman karmak denilen bir avlama yöntemi vardı, karşıdan karşıya balıkların ağızlarına takılacak ağlarla donatılıyordu ve yumurtlamaya giden balık orada avlanıyordu, hiçbir şekilde yumurtlama fırsatı verilmiyordu. Böylelikle bir çöküş yaşandı. Sadece avcılığı burada suçlayamayız. Su kalitesinde ve nehirlerin yapısında bozulmalar yaşandı. Bu da avcılıktan kurtularak yukarıya gitmek isteyen balıkların göçüne engel oldu.”

Nesli tehlike altındaki hazine: Mersin balığı

Yasa dışı avlanmanın cezası 16 bin liradan başlıyor

Avcılığı 1996 yılında tamamen yasaklanan mersin balığının doğal yaşam alanlarında sayılarının artırılmasına yönelik çalışmalar yaklaşık son yıllarda artarak devam ediyor. Cezai yaptırımlar da bunun bir parçası. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür V. Turgay Türkyılmaz, mersin balığı üzerindeki av baskısını azaltmak için uygulanan yaptırımlar hakkında şöyle konuştu:

“Bakanlık olarak birden fazla sorumluluk alanımız var. Bunlardan bir tanesi ne olursa olsun Türkiye’deki balıkçılık yönetimini sağlamak için bir düzenleme getirmek. Bunun içerisine Mersin balığı da dahil olmak üzere bir çok tür için düzenleme getiriyoruz. Yasadışı avcılık faaliyetinde bulunan şahıslar için 16 bin liradan başlayıp katlanarak artan bir ceza var."

Fotoğraf: AA[Fotoğraf: AA]

“Önümüzdeki yıllarda Türkiye önemli bir aktör olacak”

Bir yandan akademik çalışmalarla desteklenen yetiştiricilik, diğer yandan ihracat potansiyelinden faydalanmak için yapılan yatırımlar, kurulan çiftlikler. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür V. Turgay Türkyılmaz, mersin balığı popülasyonun doğal yaşam alanlarında arttırılmasına ve ihracat potansiyeline yönelik çalışmaları şu sözlerle anlatıyor:

"Mersin balığının sayısının arttırılması gerekiyor. Bunun yolu da yetiştiricilik. Biz mersin balığını yeni tür olarak kabul ediyoruz. Bu balığın yetiştiricilik faaliyetinde bulunmak isteyen kişilere uyguladığımız maddi yardımlar var. Ülkemizde bu yatırımı yapmış ve iyi yol almış yatırımcıların olduğunu söyleyebilirim. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde Türkiye’nin hem mersin balığı yetiştiriciliğinde hem de dolaylı olarak havyar ihracatında önemli bir aktör olacağını tahmin ediyoruz.”

ETİKETLER
Sıradaki Haber
Karlı dağların doğası mest etti: Görüntüler Alpler ve Himalayalar'ı aratmadı
Yükleniyor lütfen bekleyiniz