Hafif Kar Yağışlı 1.4ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Sağlık
TRT Haber 22.01.2026 10:20

Yenidoğan bebeklere yapay zeka takibi

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün hayata geçirdiği yapay zeka destekli sistemle yenidoğan bebeklerin tarama, tanı, tedavi ve izlem süreçleri dijital olarak takip ediliyor. Sistem, kent genelindeki tüm hastanelerde uygulanmaya başlandı.

Yapay zekanın sağlık alanındaki kullanımı her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Hastalıkların erken teşhisinden tedavi planlamasına kadar pek çok aşamada hekimlere destek sunan bu teknolojiler, artık yenidoğan bebeklerin sağlık takibinde de aktif rol üstleniyor.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen projeyle, yenidoğan bebeklerin tanı, tedavi ve izlem süreçlerinde yapay zeka devreye giriyor. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle yürütülen ve yaklaşık bir yıl süren çalışmanın ardından geliştirilen proje, İstanbul genelindeki tüm hastanelerde uygulamaya alındı.

Bu yenilikçi çalışmanın ayrıntılarını İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı ve Proje Koordinatörü Dr. Kemal Kural’dan dinledik.

3 bin tane çocuğumuzda 18-36 ay arasında otizm taramasını yakalamış durumdayız. Bununla beraber yine binden fazla kanser tanısını koyup erken teşhisle hayatlarını kurtarmaya vesile olduğumuz hastalarımız var. Bu erişkinde, çocukta, okul çağında ve yaşlılarda her türlü noktada kullandığımız bir program…
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner

Yenidoğan bebeklere “yapay zeka” desteği

Yapay zeka destekli projeyi anlatan İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, çalışmanın yalnızca yenidoğan bebeklerle sınırlı olmadığını vurguluyor. Projenin temel amacını ve sağlık hizmetleri içindeki yerini şu sözlerle anlatıyor:

“Biz mevcut birinci, ikinci, üçüncü, hatta rehabilitasyon dediğimiz dördüncü basamak sağlık hizmetinin arasındaki organizasyonu sağlamak için bir yapay zeka projesi geliştirdik. Bunun da ilk basamağını yenidoğanlarda yapıyoruz. İsteğimiz şu: doğumdan ölüme kadar hekimlerimiz, hemşirelerimiz, memurlarımız marifetiyle yürüttüğümüz koordinasyonu artık yapay zekayla yürüteceğiz.”

Yenidoğan bebeklere yapay zeka takibi

Sistem çok geniş bir hasta grubunu kapsıyor

Sistemin ilk uygulama alanı yenidoğanlar olsa da hedef kitle bununla sınırlı değil… Doç. Dr. Güner, sistemin halihazırda farklı hasta grupları için kullanılabilecek altyapıya sahip olduğunu belirtiyor. Önceki uygulamalardan yola çıkılarak geliştirilen yeni sistemin, teknolojik imkanlarla daha bütüncül bir yapıya kavuştuğunu şöyle ifade ediyor:

“Sayın Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul İl Sağlık Müdürü olduğu zamanlarda bir uygulama başlatmıştık. Riskli bulduğumuz bir çocuğun randevusunu kendimiz alıyorduk. Artık teknoloji gelişti... Biz çocuklarımızın sevkini, otizm taramasında riskli çıkan çocuğumuzun çocuk psikiyatrisinin muayenesini, ondan sonraki rapor ve rehabilitasyon sürecini artık İstanbul Valiliğimiz, İstanbul Kalkınma Ajansı destekli bu projeyle yapıyoruz.”

Yenidoğan bebeklere yapay zeka takibi

Erken teşhis ve hızlı planlama amacı

Yapay zeka destekli sistemin sahadaki somut sonuçları da dikkat çekici. Erken teşhis ve doğru yönlendirme sayesinde binlerce hastanın sağlık hizmetlerine daha hızlı eriştiği belirtiliyor. Doç. Dr. Güner, sistemin farklı yaş gruplarında ve farklı sağlık alanlarında aktif olarak kullanıldığını söylüyor:

“3 bin tane çocuğumuzda 18-36 ay arasında otizm taramasını yakalamış durumdayız. Bununla beraber yine binden fazla kanser tanısını koyup erken teşhisle hayatlarını kurtarmaya vesile olduğumuz hastalarımız var. Bu erişkinde, çocukta, okul çağında ve yaşlılarda her türlü noktada kullandığımız bir program… İstanbul’un kendi yerelinde olan bu uygulamanın tüm Türkiye'de yaygınlaşacağından eminiz.”

Hedefin, Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin temel yaklaşımıyla örtüştüğünü vurgulayan Doç. Dr. Güner, “İsteğimiz vatandaşımız bir kere sağlık sistemine başvurduğunda herhangi bir başka bir noktada herhangi bir başka başvuruya ihtiyaç duymasın” diyor ve devam ediyor:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile beraber 2002’den itibaren isteğimiz, doğumundan son nefesine kadar vatandaşımızın neye ihtiyacı olursa, devlet olarak çözüm bulmaktı. Vatandaşımıza daha hızlı, daha doğru tedavi uygulamak için elimizden geleni mesai kavramı olmaksızın yapmaya devam edeceğiz.”

Yenidoğanımızın randevusunu hastaneden yapay zeka desteğiyle oluşturmuş olduğumuz yazılım aracılığıyla ikametine en yakın ve en kısa süre zarfında planlıyoruz. Kesin tanıyı aldıktan sonra da tedavi protokolleri çerçevesinde yürütülen tedavi sistematiğini bu yazılım üzerinden takip ediyoruz.
İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı ve Proje Koordinatörü Dr. Kemal Kural

Yenidoğanların tanı ve tedavi süreci takip ediliyor

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı ve Proje Koordinatörü Dr. Kemal Kural da sistemin temel amacının birinci basamak sağlık kuruluşlarında yapılan taramalar sonucunda riskli ya da şüpheli bulunan tüm vatandaşların tanı, teşhis ve tedavi süreçlerinin entegre biçimde yönetilmesi olduğunu vurguluyor. Projenin çalışma prensibini ise örneklerle anlatıyor:

“Yenidoğan tarama programı kapsamında 150 bin tane yenidoğanımız topuk kanı yardımıyla bir tarama programından geçiyor. Bunlar konjenital metabolik hastalıklar grubu… İşte kistik fibrozis, fenilketonüri, biyotinidaz eksikliği gibi 5 tane hastalık grubunu tarıyoruz. Bu tarama sonucunda riskli pozitif sonucu bebeğimizin uzman hekime randevu sistematiğini oluşturuyoruz.”

Tarama sonucunda risk saptanan yenidoğan bebeklerin, hastane aşamasındaki kesin tanılama süreçleri de bu sistem üzerinden planlanıyor. Dr. Kural, süreci şöyle anlatıyor:

“Yenidoğanımızın randevusunu hastaneden yapay zeka desteğiyle oluşturmuş olduğumuz yazılım aracılığıyla ikametine en yakın ve en kısa süre zarfında planlıyoruz. Kesin tanıyı aldıktan sonra da tedavi protokolleri çerçevesinde yürütülen tedavi sistematiğini bu yazılım üzerinden takip ediyoruz. Burada esas amacımız hem iş yükünü azaltmak hem de yapay zekanın da katkısıyla tedavi protokollerini ileriye dönük olarak düzenlemek. Amacımız, vatandaşlarımızın tarama sonrası sistematikte zaman kaybına uğramadan erken tanıya hızlı bir şekilde ulaşmasını tesis etmek.”

Yenidoğan bebeklere yapay zeka takibi

Bilimsel anlamda da önemli

Yenidoğanlarda, konjenital metabolik hastalıklarla karşılaşılması durumunda erken tanının yanı sıra tedaviye mümkün olan en kısa sürede başlanması hayati öneme sahip. Dr. Kural, erken müdahalenin etkisini şöyle açıklıyor:

“Örneğin farmakolojik tedaviler, destek tedavileri… Bunlara hızlı ulaşmak ve etkin bir şekilde başlamak çok hayati. Bunu zaten birçok hastalık grubunda görüyoruz. Keza nörogelişimsel bir bozukluk olan otizm spektrumu bozukluğunda da tanı ne kadar erken konulursa çocukların eğitim ve rehabilitasyon sürecinden o ölçüde daha fazla yarar sağlandığı ve yüzde 100’e varan iyileşmeler görülebildiği belirtiliyor.”

Yapay zeka destekli bu projenin yalnızca klinik süreçler açısından değil, bilimsel araştırmalar açısından da önemli bir potansiyel taşıdığı vurgulanıyor. Projenin bu yönüne dikkat çeken Dr. Kural, ortaya çıkacak veri altyapısının bilim dünyası için de önemli olacağını ifade ediyor:

“Oluşacak devasa veri tabanı bütün bilim insanlarının, hocalarımızın, tıbbın, insanların hizmetine sunulacak. Burada aynı zamanda bilimsel bir gelişme de kat edebilecek, tedavi protokolünü izleyebilecek bir yapı kuruyoruz. Bunun bilimsel anlamda da Türkiye'ye çok büyük katkıları olduğunu düşünüyoruz.”
 

ETİKETLER
Sıradaki Haber
Zona aşısı biyolojik yaşlanmayı yavaşlatıyor olabilir
Yükleniyor lütfen bekleyiniz