İl Sağlık Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, kentte diyaliz hastalarına hizmet veren 92 merkezde toplam 313 hekim ve 1024 hemşire görev yapıyor.
Diyaliz merkezlerinde haftanın 6 günü, günde 3 seans halinde tedavi uygulanıyor. Hastalar gruplandırılarak yaklaşık 4 saat süren diyaliz tedavisine alınıyor.
Kent genelindeki diyaliz merkezlerinde günlük yaklaşık 11 bin hastaya diyaliz hizmeti veriliyor. Olağanüstü afet durumlarında bu kapasite günlük 20 bin kadar çıkabiliyor.
İl Sağlık Müdürlüğünce kentte artan ihtiyaç doğrultusunda yeni diyaliz merkezlerinin açılmasına yönelik çalışmalar da sürüyor.
Ayrıca son yıllarda diyaliz merkezlerinde dijitalleşme çalışmaları da hız kazandı. Laboratuvar sonuçları, epikriz raporları ve hasta verileri web tabanlı Transplantasyon ve Diyaliz Veri Sistemi üzerinden takip ediliyor.
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Dünya Böbrek Günü" kapsamında yaptığı açıklamada, kronik böbrek yetmezliğinin önemli sağlık sorunlarının başında geldiğini belirtti.
Böbreklerin vücudun su yönetimini sağlayan ve hemodinamik dengeyi koruyan temel organlardan biri olduğunu aktaran Güner, böbrek olmadan yaşamın mümkün olmadığını, akut ve kronik böbrek yetmezliğinde vücudun bu ihtiyacı karşılayamadığı durumlarda diyaliz yoluyla organlara destek sağlandığını anlattı.
Güner, kronik böbrek yetmezliğinin sürekli takip ve tedavi gerektiren bir hastalık olduğuna, bu hastaların diyaliz açısından düzenli olarak izlenmesi gerektiğine dikkati çekti.
Tedavinin aksatılması durumunda yaşamı tehdit eden sonuçlarla karşılaşılabileceğini belirten Güner, bazı hastaların haftada iki, bazılarının üç ya da dört seans diyaliz almak zorunda olduğunu dile getirdi.
İstanbul’da kronik böbrek yetmezliği hastalarına yönelik diyaliz hizmetlerinin kamu, özel ve üniversite hastaneleri bünyesinde yürütüldüğünü aktaran Güner, "Kent genelinde 92 diyaliz merkezi bulunuyor. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştı. Artık hastaların diyaliz merkezlerine ulaşımlarını organize ediyoruz. Hastalar evlerinden alınarak diyaliz hizmeti gördükten sonra tekrar evlerine bırakılıyor ve tüm hizmetler ücretsiz sunuluyor." diye konuştu.
Doç. Dr. Güner, kronik böbrek yetmezliğinin önlenmesinde hipertansiyon ve diyabetle mücadelenin büyük önem taşıdığını, böbreğin en büyük düşmanlarının yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olduğunu vurgulayarak, bu nedenle vatandaşların aile hekimleri tarafından yapılan tarama ve kontrolleri aksatmaması gerektiğini belirtti.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının böbrek sağlığını korumada önemli rol oynadığının altını çizen Güner, fiziksel aktivitenin artırılması, dengeli beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmesi, diyabet hastalarının uygun diyetle kan şekerini kontrol altında tutması, hipertansiyon hastalarının ise tedavilerini düzenli sürdürerek tansiyonlarını belirli seviyede tutmaları gerektiğini ifade etti.
Güner, kronik böbrek yetmezliğinde en etkili çözümün organ nakli olduğuna, ancak Türkiye'de kadavradan organ bağışı oranlarının düşük olduğuna işaret ederek, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının başka hastalara yaşam umudu olabileceğini söyledi.
Vatandaşlara organ bağışı konusunda çağrıda bulunan Güner, sağlık kuruluşlarına başvurularak veya Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun geliştirdiği yeni proje ile e-nabız ve e-devlet üzerinden kolayca organ bağışı yapılabildiğini sözlerine ekledi.