Camlar açılıyor, dolaplar boşaltılıyor… Bahar geldi, evlerde dip köşe temizlik telaşı başladı… Temizlik hız kazandıkça deterjanlar da peş peşe kullanılıyor. Ancak bu noktada pek çok kişinin yaptığı hata var ki, geri dönülemez sonuçlara yol açabiliyor: Deterjanları birbirine karıştırmak…
“Daha iyi temizler” denilerek yapılan karışımlar, fark edilmeden tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle çamaşır suyu ve asit içeren ürünlerin bir araya gelmesi ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Peki, hangi belirtiler zehirlenmeyi işaret ediyor? Bu durumla karşı karşıya kalanların ne yapması gerekiyor? Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Asım Kalkan’la konuştuk.
[Fotoğraf: Depo Photos]Sözlerine özellikle çamaşır suyu kullanımında yapılan bir hatayı anlatarak başlayan Prof. Dr. Kalkan, “Çamaşır suyu özellikle asidik bir maddeyle karıştığı zaman klor denilen bir gaz ortaya çıkar. Klor inanılmaz zehirlidir. Birinci Dünya Savaşı’nda insanları klor gazıyla zehirlediler. Bu kadar tehlikeli bir gaz... Yine çamaşır suyunu diğer amonyak içeren temizlik maddeleriyle karıştırırsanız da kloramin denilen bir gaz ortaya çıkar. Bunların hepsi solunum sistemine inanılmaz zararlı” diyor.
Üstelik bu zehirlenme sadece solunum yoluyla değil, deri yoluyla da gerçekleşebiliyor. Kullanılan temizlik maddeleri cildi yakabiliyor. Hatta uçucu gazlar içerdiği için elbiselere de yapışabiliyor.
Peki, zehirlenme sırasında hangi belirtiler ortaya çıkıyor? Yanıtını yine Prof. Dr. Kalkan’dan öğreniyoruz:
“Özellikle ilk başta gözlerimizin üzerindeki tabaka çok ince olduğu için göz yanması hissederiz. Boğazımızdaki mukoza tabakası da çok ince olduğu için öksürük olabilir veya boğazda yanma hissi olur. Kloromin gazı, klordan farklı olarak baş ağrısı ve bulantı şikayeti de yapabilir. Eğer baş ağrısı ve bulantı şikayeti oluştuysa gerçekten çok kötü etkilendiniz demektir. İlk yapacağınız şey temiz havaya çıkıp hemen 112’yi aramak.”
Deterjan zehirlenmesi herkesi olumsuz etkilese de bazı gruplar diğerlerine nazaran daha ağır sonuçlarla karşılaşabiliyor... Örneğin kronik akciğer hastalığı olanlar bu tür zehirlenmelerde daha büyük hasar görüyor. Kalp hastaları ve yaşlı kişilerde ise bu zehirli gazlara maruziyet kalp krizine dahi yol açabiliyor.
Bu nedenle zehirlenme belirtileri görüldüğünde bir an önce hastaneye başvurmak büyük önem taşıyor. Hastanede ilk olarak nabız, kalp ritmi ve solunum kontrol ediliyor.
[Fotoğraf: Depo Photos]Yapılan müdahaleler hastanın durumuna göre değişiyor. Prof. Kalkan, “Hastalığın etkilediği akciğer dokusunun büyüklüğüne göre de hastaya daha ileri uygulamalar yapıyoruz. Örneğin entübe etmek zorunda kaldığımız hastalar var. Özellikle altta yatan kronik bir akciğer hastalığı olan birinin temizlediği alan ne kadar darsa ve orada ne kadar uzun kaldıysa etkilenme ihtimali o kadar fazla” diyor.
Deterjan zehirlenmesinin bazen kalıcı hasarlara da yol açabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Kalkan, şöyle devam ediyor:
“Solunum yetmezliğine neden olabiliyor. Akciğer dokusundaki mukozada yaralanmaya bağlı bronşlarında yapışıklıklar oluşabiliyor. Hatta bunun için büyük ameliyatlar olmak gerekebiliyor. Hiç astımı olmayan birinde bu maruziyetten sonra astım ortaya çıkabiliyor.”
Deterjan zehirlenmesinden etkilenen kişi, hastaneye uzak bir noktadaysa sağlık ekipleri gelene kadar yapılacak ilk iş, temiz hava almasını sağlamak. Bu gazlar uçucu olduğu için sadece etkilenen kişinin değil, tüm ev halkının da aynı şekilde ortamdan uzaklaşması gerekiyor. Eğer gözlerde yanma gibi bir durum söz konusuysa, bol suyla en az 15 dakika boyunca gözler açık tutulacak şekilde yıkamak gerekiyor. Prof. Dr. Kalkan, bunun nedenini, “Çamaşır suyu gibi maddeler uçucu olduğu için korneayı zedeleyebilir, büyük kornea hastalıklarına ve görme kaybına bile sebep olabilirler” sözleriyle açıklıyor.
Yine bu gibi durumlarda zehirli gazlar sindiği için kişinin üzerindeki elbiseyi çıkarması da bir başka önemli ayrıntı.
Zehirlenme vakalarında halk arasında yaygın olarak yoğurt yemenin işe yaradığına inanılıyor. Prof. Dr. Kalkan bunun doğru bir bilgi olmadığının altını çiziyor:
“Sakın inanmayın, hiçbir bilimsel dayanağı yok. Hiçbir zehirlenmede yoğurt, süt gibi maddeleri kullanmayız. Kullanılmasını da mantıklı bulmayız. Hatta bazı zehirlenmelerde yoğurt yerseniz içindeki kalsiyumdan dolayı zehirlenme miktarınız da artabilir. O yüzden hiçbir şey yapmadan temiz havaya çıkmak ve mümkün olduğunca hızlı bir şekilde hastaneye gitmek gerekiyor.”