• İMSAK

  • GÜNEŞ

  • ÖĞLE

  • İKİNDİ

  • AKŞAM

  • YATSI

  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Ramazan
AA 19.02.2026 11:14

Altı minareli ilk Osmanlı camisi: Sultanahmet

Osmanlı mimarisinin en görkemli eserleri arasında yer alan Sultanahmet Camii, 409 yıldır ibadet mekanı olmasının yanı sıra İstanbul'un tarihi ve kültürel kimliğinin de simgesel ve ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürüyor.

Altı minareli ilk Osmanlı camisi: Sultanahmet
[Fotograf: AA]

Altı minaresiyle Osmanlı mimarisinde bir ilki temsil eden caminin 1609 yılında başlayan yapım çalışmaları, yaklaşık 7 yıl 5 ayda tamamlandı. Türk-İslam medeniyetinin en zarif eserlerinden olan caminin açılışı 9 Haziran 1617'de gerçekleştirildi.

Klasik dönem mimarisinin son büyük anıtsal yapıları arasında gösterilen cami, mavi İznik çinileriyle bezeli iç mekanı dolayısıyla yabancı turistler tarafından "Blue Mosque" olarak da adlandırılıyor.

Geniş avlusu, merkezi kubbesi ve yarım kubbeleriyle hem estetik hem de mühendislik açısından dikkati çeken yapı, Ayasofya'nın karşısındaki konumuyla İstanbul siluetinde özel denge unsuru oluşturuyor.

Altı minareli ilk Osmanlı camisi: Sultanahmet

Yapı, cami, medrese, sıbyan mektebi, hünkar kasrı ve arastadan oluşan külliyesiyle Osmanlı'da cami merkezli şehir anlayışının önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Caminin külliyesi, ibadetle birlikte eğitim ve sosyal hayatın da aynı merkezde şekillenmesini sağladı.

Bugün yerli ve yabancı milyonlarca kişiyi ağırlayan Sultanahmet Camii, asırlardır kentin en çok ziyaret edilen tarihi yapılarından biri olma özelliğini koruyor.

1. Ahmet, Osmanlı ihtişamını göstermek istedi

Akademisyen ve sanat tarihçisi Yasin Saygılı, Sultanahmet Camii'nin tarihi dokusunu, mimari yapısını, içerisindeki motifleri, ramazan ayında kentin canlılığını ve Osmanlı'daki sosyal hayatı anlattı.

Saygılı, tahta erken yaşta geçen 1. Ahmet'in yapıyı camisi, külliyesi, medresesi, hamamı ve arastasıyla birlikte bütüncül bir kompleks şeklinde inşa ettirdiğini söyledi.

Sultan 1. Ahmet'in babası 3. Mehmet'in ölümünden sonra erken yaşta tahta geçerek Osmanlı tarihinde kardeş katlini kaldırıp "Ekber ve Erşed sistemi"ni getiren padişah olarak bilindiğine dikkati çeken Saygılı, 1. Ahmet'in o dönemki Osmanlı ihtişamını ve gücünü göstermek için caminin inşasına karar verdiğini vurguladı.

Altı minareli ilk Osmanlı camisi: Sultanahmet

Padişahın caminin yeri için bugün Sultanahmet Meydanı olarak bilinen, dönemin paşa konaklarının olduğu mahalleyi tercih ettiğinin altını çizen Saygılı, burasının Osmanlı döneminde "At Meydanı" olarak bilindiğini dile getirdi.

Saygılı, 1. Ahmet'in çok hırslı ve aynı zamanda büyük hedefleri olan bir padişah olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

"O bakımdan da 1. Ahmet o zamana kadar yapılmış en büyük caminin İstanbul'un bir nevi yeni bir süsü olması için Sedefkar Mehmet Ağa'yla konuşup caminin inşasının emrini veriyor. Bu cami yapılana kadar altı minareli olan tek yer Mekke'deki Mescid-i Haram. Fakat haliyle buraya altı minare yapılması için oraya da yedinci bir minare eklenmesi padişah tarafından emrediliyor ve oraya yedinci minare eklendikten sonra altı minareli ilk Osmanlı camisi olan Sultanahmet Camii inşa ediliyor."

Sultanahmet Camii'nde oldukça yoğun bir çini süslemesinin olduğunu aktaran Saygılı, içeride yaklaşık 20 bine yakın çini ve 50'ye yakın da lale motifi olduğunu söyledi.

Saygılı, içerideki yoğun mavi çinilerden dolayı özellikle yabancıların buraya "Blue Mosque (Mavi Cami)" dediklerini belirterek, "Tabii ki klasik Süleymaniye ve Şehzade camilerinden farklı olarak burası klasik sonrası dediğimiz bir döneme giriyor ve Sedefkar Mehmet Ağa'nın inşa ettiği Sultanahmet Camii'nin içerisi baştan aşağıya çini tezyinatıyla kaplanıyor." diye konuştu.

Altı minareli ilk Osmanlı camisi: Sultanahmet

Caminin içerisinde Osmanlı döneminde üretilen binbir rengin ve motifin bir arada görülebildiğini kaydeden Saygılı, klasik Osmanlı camilerinde olduğu gibi 4 ana kaide üzerine oturan bir kubbe yapısı olduğunu anlattı.

Cami etrafında arastasının yer aldığını, sonraki dönemlerde zamanla kalkan çeşitli yapıların ve bugüne erişmeyen farklı külliyelerinin de bulunduğunu aktaran Saygılı, şu ifadeleri kullandı:

"Burası bir külliye olarak pek çok yapı ögesine sahip. Bunların bir kısmı maalesef günümüze erişmese de arasta hala caminin arka tarafında varlığını sürdürüyor. Çünkü caminin devamlılığı için padişahlar tarafından vakıflar kuruluyor. Bu vakıflar sayesinde camilerin bakımı ve günümüze kadar erişmesi oradan elde edilen gelirle sürdürülüyor. Sultan 1. Ahmet burasının yapımında oldukça yoğun bir emek harcıyor. Kendisinin her gün sabah namazından sonra buraya kadar geldiğini, öğlen ezanına kadar elinde bir kazmayla beraber inşaatta bir işçi gibi çalıştığını tarihi kaynaklardan biliyoruz. 1. Ahmet'in bu inşaatta kullandığı kazmayı da şu an Topkapı Sarayı'nın Enderun avlusundaki 3. Ahmet Kütüphanesi'nde birebir görebilirsiniz."

Ramazan ayında selatin camileri

Akademisyen ve sanat tarihçisi Saygılı, ramazan ayı boyunca bütün büyük selatin camileri gibi Sultanahmet'in de halkın ilgisine mazhar olan bir cami olduğunu belirtti.

Saygılı, "Teravih ve sonrası etkinlikler için cami avluları o dönemin Osmanlı hayatının vazgeçilmez bir parçasını oluşturuyordu. İnsanların kimi zaman ibadet kimi zaman sosyalleşme kimi zaman günümüzdeki meydanlardaki kestane, mısır gibi şeyleri yiyip kendi aralarında muhabbet edip büyük camileri ziyaret etmesi gibi adetler aslında o zamanda mevcuttu." bilgisini verdi.

Altı minareli ilk Osmanlı camisi: Sultanahmet

Caminin yanındaki meydanda Osmanlı döneminde salıncakların kurulduğunu aktaran Saygılı, şunları kaydetti:

"Osmanlı ailelerinin kah ibadet etmek kah sosyalleşmek için nasıl ki günümüzdeki meydanlarda kestane, boza gibi ikramlar varsa, o dönemde yine insanların sosyal olarak birbirleriyle buluştuğu, zaman geçirdiği, etrafı seyrettiği ve camiyi doldurduğu bir dönemdi. Eski İstanbulluların bir değişi vardır; 'İstanbul, 11 ay boyunca geceleri uyur ama ramazanlarda her gece İstanbul, akşam namazından sabah ezanına kadar canlı bir şehirdir.' Sultanahmet Camii de mahyaları, kandilleri ve bu camiyi ziyarete gelen Osmanlı aileleriyle dolup dolup taşıyordu. Çocuklara şeker satan dükkanların ve ufak tezgahların oluştuğunu, o yüzden bu caminin ve meydanının İstanbul'un dört bir yanından gelen Osmanlı aileleri için ilgi çekici bir yer olduğunu hem seyyahların noktalarından hem de o dönemin haber kaynaklarından birebir biliyoruz."

Sıradaki Haber
Okullarda ramazan coşkusu yaşanıyor
Yükleniyor lütfen bekleyiniz