Güvenlik kaynakları, Suriye’nin kuzeyinde son dönemde hız kazanan askeri ve diplomatik gelişmelere ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulundu. Terör örgütü SDG'nin kontrol ettiği bölgelerin üçte ikisini kaybettiğini belirten kaynaklar, "SDG parantezinin kapandığını" ve terör örgütü PKK'nın Suriye kolunun hem sahada hem de uluslararası diplomaside korumasız kaldığını vurguladı.
İşte güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre sahada ve masada yaşanan son gelişmeler:
Güvenlik kaynakları, SDG’nin El-Hol kampından çekildiğini ve Haseke’yi Irak’ın Musul kentine bağlayan tek resmi sınır kapısı olan Yarubiye’nin Suriye ordusu tarafından kontrol altına alındığını bildirdi. Bu gelişmenin, SDG ile Irak’taki Kandil kadroları arasındaki lojistik ve stratejik bağın kesilmesi açısından kritik önemde olduğu ifade edildi.
????"SDG parantezi kapanıyor."
— TRT Haber Canlı (@trthabercanli) January 22, 2026
????"SDG, kontrol ettiği bölgelerin 3’te 2’sini kaybetti."
????"DEAŞ ile mücadelede resmi muhatap artık Şam hükümeti."
Güvenlik kaynaklarının Suriye’de yaşanan gelişmelere dair değerlendirmesinin ayrıntıları @trthaber’de. pic.twitter.com/Aum3X5VYAV
Operasyonlar sonucunda Ayn el Arap-Haseke bağlantısının koptuğuna dikkat çeken kaynaklar, PKK’nın "ikinci bir Ayn el Arap vakası" algısı oluşturma çabalarının karşılık bulmadığını belirtti. Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu bölgenin ve stratejik Karakozak Köprüsü’nün temizlendiği kaydedildi.
18 Ocak itibarıyla Suriye yönetimi ile SDG arasında 4 günlük bir ateşkes imzalandığı bilgisini paylaşan kaynaklar, varılan mutabakatın detaylarını şöyle aktardı:
Suriye askerleri Kürt köylerine girmeyecek, bu bölgelerde silahlı unsur bulundurulmayacak. SDG, Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği için isim önerebilecek. SDG unsurlarının Suriye savunma güçlerine tam entegrasyonu sağlanacak ve Kürtlerin hakları anayasal güvence altına alınacak.
ABD'nin SDG’ye yönelik tutum değişikliğinin arkasında yatan nedenlere değinen kaynaklar, 4 Ocak’ta "Mazlum Kobani" kod adlı terörist Mazlum Abdi Şahin, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ve ABD’li yetkililerin katıldığı toplantıya işaret etti. SDG’nin çözüm sürecini 10 aydır oyaladığı ve "Mazlum Kobani" kod adlı terörist Mazlum Abdi Şahin'in her kararı Kandil’e danıştığının kesinleştiği, bu durumun ABD nezdinde "SDG ile PKK arasında ayrım olmadığı" gerçeğini tescillediği belirtildi.
SDG’nin "Biz yoksak DEAŞ geri döner" şantajının artık işe yaramadığı vurgulandı. SDG'nin cezaevlerindeki 200 DEAŞ mensubunu serbest bırakarak ABD’ye baskı kurmaya çalıştığı, ancak bu durumun ABD tarafında büyük tepkiyle karşılandığı ifade edildi.
ABD Başkanı Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasındaki telefon görüşmesine de değinen kaynaklar, Trump’ın "Bizim için önemli olan DEAŞ hapishanelerinin kontrolü, SDG umurumda değil" mesajını verdiğini; bu doğrultuda en büyük cezaevi olan Sına Hapishanesi'nin yönetiminin ABD tarafından devralındığını, El-Hol’ün kontrolünün ise Suriye yönetimine geçtiğini bildirdi.
SDG'nin toplamının 63 bin kişi olduğunu, bunun 55 bininin silahlı, bunun da 40 bininin Arap aşiretlerden oluştuğunu belirten kaynaklar, Arap aşiretlerin de ayrıldığında ve yaşanan çözülme ile 7-8 bin terörist kaldığının tahmin edildiğini belirtti.
Güvenlik kaynakları, iç siyasetteki "Terörsüz Türkiye" sürecinin Suriye’deki gelişmelerden olumlu etkileneceğini değerlendiriyor.
Suriye’deki yeni denklemde DEAŞ ile mücadelede resmi muhatabın Şam yönetimi olmaya başladığı, SDG’nin meşruiyet zeminini kaybettiği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
"Saha, beklentilerimizden daha iyi ilerliyor. SDG hikayesi bitiyor. Eğer örgüt makul davranırsa tam entegrasyon sağlanır; aksi halde askeri operasyonlar ilerlemeye devam eder. Bu süreçten 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz güçlenerek çıkacaktır."