Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin TRT Haber'de Esra Kaya'nın sorularını yanıtladı.
Bu yılın bizim açımızdan en yoğun son günlerinde böyle bir yayın imkanı tanıdığınız için teşekkür ediyorum. 18 milyon öğrenci, 1 milyon 200 binin üstünde öğretmen arkadaşımız, 75 binin üzerinde okul, 180 iş günü devam eden bir süreç. Bu sürecin içerisindede acı tatlı anımızın olduğu bir eğitim öğretim yılı oldu. Yarınki karne heyecanı öğretmenlerimiz, velilerimiz ve öğrencilerimiz için hayırlı uğurlu olsun. Genel anlamda baktığımızda nisan ayında yaşadığımız Maraş ve Siverek'teki olaylar dışında dolu dolu geçti. Ama tabiiki o olaylarla üzüldük. Onlardan da çıkaracağımız dersler var kuşkusuz. Ben tekrardan kaybettiğimiz öğretmenlerimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet diliyorum.
2002'den itibaren eğitim öğretimin fiziki altyapısındaki eksiklikleri giderecek hummalı bir çalışmanın içerisine girdik. 2002 yılında Türkiye'de 350 bin derslikte eğitim öğretime devam ediyoruz, kabaca yarısının deprem gibi ömrünü tamamlaması sebebiyle yıkılıp yeniden yapıldığını düşünürsek 200 bin derslik 2002 öncesinden elimizde kalan. Bizim şuanda toplam 750 bin derslikte eğitim verdik. Kaça katladığımızı siz hesap edin. Aynı şey öğretmen, okul sayısı ve ders kitapları içinde geçerli. Sayın Cumhurbaşkanımız inanılmaz bir kaynak ayırdı. Bu yıl biraz daha fiziki altyapısında eksiklerimiz azalmıştı, bunun için müfredat değişikliği yaptık. Bu anlamda uluslararası göstergeler açısından da çok değerli yerler edindik. Bu yıl eğitimin içeriği ile ilgili konulara odaklandık. Müfredat değişikliği yaptık bu yıl ikinci yılı oldu.
June 25, 2026
Öğretmen arkadaşlarımız artık Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin neyi murat ettiğini daha iyi gördüler. Sahada kabul çok daha yüksek. Bu çalışmalarımızı uluslararası ortamda da paylaşıyoruz. Başta OECD olmak üzere uluslararası örgütlerde bu anlamda program değişikliklerimize inanılmaz bir destek var. OECD Direktörü Türkiye'de bulunduğu zaman Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ndeki beceri örgüsünden övgüyle bahsetti. Bunun farklı ülkeler için kullanılabilecek şeklinde çevrilmesinden bahsetti. Mayıs ayının ortalarında da Londra'da Eğitim Bakanları Forumu vardı. Orda da 8 Eylül'de açıklanacak PİSA skorları için PİSA Direktörü Türkiye'nin olağanüstü sıçrayışı ifadesini kullandı. Sonuçlar bize henüz resmi olarak gelmedi. 8 Eylül'de açıklanacak skorlara özel davet aldık. Bu da bizi heyecanlandırıyor.
June 25, 2026
Baktığımızda eğitim öğretim yılı hem beceri temelli programların yerleşmesi açısından hem de bu programlar esnasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın asli işi ülke sevgisi, vatan sevgisi, millet sevgisi gibi değerler etrafında birleşmelerini, birlik beraberlik, dayanışma duygularının oluşması bizim açımızdan çok daha önemli. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin alameti farikası ikinci özelliği de burası. Milli ve manevi değerlere bizim bu coğrafyanın, bu toprakların, bu devlet geleneğinin ürettiği çocuklarımıza kazandırılmaya çalışıldı. Bizim toplumsal yapımızda çimento teşkil edecek referans değerlerimiz var, dini, milli bayramlarımız, milli günlerimiz var. Bunların hepsinin bizim tarihimizde doldurduğu önemli boşluklar var. Bu yıl okullardaki ramazan etkinlikleri gibi. Saddece ikinci yarıyıl için okullar bayrak temasıyla başladı bütün çocuklarımız okullara Türk bayrağıyla gitti. Her taraf kırmızı beyaz oldu. Bayrak ne anlama gelir, bayrak sevgisi ne demektir. Okullarımızda bununla ilgili dersler işlendi. Sonra ramazan ayı geldiğinde ramazan ayının Türk toplumu için yeri, ramazanda nasıl davranılması gerekir, oruç, iftar bunlarla ilgili geçirdik. Nisan ayında maarifin kalbinde çocuk temasıyla tüm nisan ayını etkinliklerle geçirdik. Etkinliklerin ana teması da milli egemenlik, demokrasi. Çünkü çocuklarımız milli egemenliğe, Atatürk'e, demokrasimize sahip çıksınlar istiyoruz. Mayıs ayı 19 Mayıs'tan dolayı bütün ay boyunca gençlerimizin bir meslek sahibi olmaları, kariyer planlamaları, gelecekle ilgili düşünceleri ile ilgili etkinliklerle geçti. Dolayısıyla biz bu anlamda çocuklarımızın bu değerlere sahip çıkmasını, akademik becerileri kadar önemsiyoruz. Bilimsel anlamda muadilleriyle rekabet edebilsinler ama bir taraftan da bizi biz yapan değerlere sahip çıksınlar istiyoruz.
June 25, 2026
Sadece Türkiye'de değil uluslararası ortamlarda da ifade ediyorum. Dünyada insan hakları ihlalleri varsa, insanların etnik ya da dini sebeplerle temel hak ve hürriyetleri ellerinden alınıyorsa, zulüm altındayda, savaş varsa o zaman burda eğitim sistemlerimizin odağında bir problemimiz var diyorum. Biz Maarif Modelle değerlerine sahip çıkan bireyler yetiştirmek istiyoruz. Savaş oluyorsa biz de şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz "eğitim sistemlerimizde bir şeyi eksik yapıyoruz" diye.
Bizim bu yıl 8. sınıflarda 1 milyon 274 bin 629 bin öğrencimiz var. Bu öğrencilerimizin yüzde 80'i sınava başvuru yaptı. 81 ilde 920 ilçede sınav merkezi organize ettik, 8 ülkede 11 sınav merkezinde sınav yaptık. Çok büyük bir organizasyondu. Velilerimiz de biraz daha heyecanlılar. Hep beraber bu heyecanı yaşadılar. 4 bin 255 okulumuzda çocuklarımız sınava girdiler. Geçtiğimiz yıl izlediğimiz bazı olumsuz manzaralar vardı. Arada teknik olarak 45 dakika ara vermek durumundayız bilhassa özel bireylerimiz için. Biz bu yıl kendi içimizde tartıştık. Çocuklarımıza bu arada beslenme paketi verebilir miyiz diye. Bunlar cevabı kolay sorular değildi. Burada çocukların neye alerjisi olduğu, nasıl beslendiği değerlendirilmesi lazımdı. Sınav başvurusu esnasında çocuklarımıza ailesiyle cevaplandırılmak üzere "bir beslenme paketi dağıtacağız, almasını ister misiniz istemez misiniz?" diye. 924 bin öğrencimiz pozitif yanıt verdi. Bu paket İl Milli Eğitim Müdürlüklerimiz koordinesinde dağıtıldı. Beslenme paketi istemeyen çocuklarımızı ayrı binalarda sınava aldık. Çok da mennuniyet verici bir uygulama oldu. Bu ilk defa yaptığımız bir şeydi. ÖSYM'nin yaptığı sınavlarda kamera hizmeti satın alıyor. Biz bu sınava özgü tüm sınav yaptığımız salonlarda kameralar oluşturduk, farklı olarak yapay zeka destekli anında okulları gözlemleyebileceğimiz bilgi işlem merkezi kurduk, bizim için bu da önemli bir yenilikti, çok şükür bir olumsuzluk da yaşamadık.
Türkiye Cumhuriyeti devleti sosyal bir devlet. Hükümetin sosyal devletin gereği olarak bir politikası var. Çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu ders kitaplarını ücretsiz olarak eylül ayında masalara koyacağız. Demokratik siyasette bu politikayı işlevsiz hale getirmeye yönelik adımların hepsi siyasi vesayet olarak tanımlanır. Uzun yıllar Türkiye'de bilhassa FETÖ'nün çok güçlü olduğu dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığının dağıttığı ders kitaplarıyla ilgili çok olumsuz bir algı oluşturuldu. Bu algının sebebi çocukları hem farklı yerlere yönlendirmek hem de yönlendirdikleri yayınlardan ekonomik çıkar elde etmek. 2013-2014 eğitim yılında FETÖ yayınlarının satın aldığı bandrol üzerinden yaptığımız hesapta bizim bütün öğrencilere dağıttığımız ders kitabı bütçesinin 2,5 katı büyüklüğündeydi. O tarihten sonra ÖSYM ve YÖK ile çok güzel diyaloglar kurmuştuk. Bunların tamamı bizim müfredatımızdan çıkacak diye oluşturduk.
Geldiğimiz noktada bizim dağıttığımız ders kitapları, belli uygulamalarımız, talep eden okullara gönderdiğimiz soru ve yayınlar. Bunların dışında çocuklarımızın ihtiyaç duymayacağı bir eğitim öğretim iklimi oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklarımız yine bir şeye ihtiyaç duyarlarsa onu da okul müdürlüklerine başvurarak ücretsiz kurslarla istedikleri öğretmenlerden istedikleri takviye dersleri alabilecekleri bir mekanizma kurduk. Bütün bunları yaparken öğretmenlerin itibarını korumaya çalışıyoruz. Öğretmenimin üstünde kimsenin vesayet kurmaya hakkı yok. Çocuklara, gençlere "öğretmenlerimizi ve bizim yayınlarımızı takip edin" diyorum. Öğretmenlerimize ve idarecilerimize yayınevleriyle ilişki kuruyorlar diye ithamda bulunuluyor, kimsenin buna da hakkı yok. Özel yayın yapan okullarda ek kaynak adıyla satılan kaynaklara da engel olmamız lazım. Şimdi geldiğimiz noktada öğretmen arkadaşlarımız, veliler bizim yayınlarımızdan duydukları memnuniyeti dile getiriyorlar. Bizim genel müdürlüğümüz ilgili eğitim öğretim daireleriyle bütün bu materyallari hazırlıyorlar. "MEBİ ile sorular arasında uyumsuzluk vardı" deniyor, bunlara kanmasınlar. Bu başka yerlere yönlendirmek için söylenmiş şeyler. Öğretmenlerimizi dinlesinler, her şeyin doğrusunu söyleyecektir. Sınav sorularını yeni yayınlamışız, uyumsuluk var diyor. Bunların hepsini uzmanlarımız organize ediyor, sorular nasıl uyumsuz olabilir.
June 25, 2026
Sabah Rize'deydim. Kendi mezun olduğum ortaokul ve lisede öğretmen arkadaşlarımızla ve öğrencilerle buluştuk. Sınav sistemi değişecek hiçbir yerde demedik. Tam tersine sınav sistemiyle ilgili hiçbir değişiklik gündemimizde yok. 5.,6. ve 7. sınıflar başka bir müfredatla yetişiyorlar Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli. Bazı konular müfredatın dışına çıkarılmış olabilir. Bazı konuşarın yeri değiştirilmiş olabilir. Dolayısıyla eski sorularla yeni sorular artık örtüşmüyor. Sınav sistemiyle ilgili hiçbir değişiklik yok. Yeni sorular müfredatın içeriğine göre değişiklik gösterilecek. YÖK Başkanımızla ÖSYM Başkanımıza teşekkür etmek istiyorum. Şuana kadarki en uyumlu dönemimizi yaşıyoruz, bu süreçleri birlikte yürütüyoruz. YKS sınavları yasa gereği ÖSYM tarafından yürütülüyor. YÖK Başkanımızla ÖSYM Başkanımız yeni müfredata yönelik yeni soru havuzu hazırlıyorlar.
June 25, 2026
Biz adımlarımızı atmadan önce uluslararası raporlarda bize önerilen çözümleri dikkate almaya çalışıyoruz. Sorun olacak yerlere çözüm önerileri getirmeye çalışıyoruz. Biz de Türkiye'nin coğrafi genişliğini de dikkate alarak çok farklı kategoride okullarımız, velilerimiz, öğrencilerimiz var. Dolayısıyla bizim yeni göreve başlattığımız öğretmen arkadaşlarımızla ilgili en temel eksiklik mesleğe alışma sürelerinin uzunluğu. Uluslararası ortalamalarda en yüksek zaman başarıyı yakalayan öğretmen kitlesi bizdeydi. Bunun sebebi üniversitelerdeki uygulama derslerinin çok az olması hem de okullarımızın bulunduğu pozisyonlar sebebiyle üniversitelerden uygulamaya gittiklerinde sadece belli tür okullar gündeme geliyordu. Dolayısıyla burada uygulamayla ilgili bir sorun var. Bakanlığın öğretim programlarıyla üniversiteler arasındaki paralellikte de sorun var. Üniversiteler bilimsel eğitim veriyorlar ama biz bilimsel formasyonun tamamını değil temel eğitim kurumlarında gündemimize alıyoruz. Üniversiteler bilim dalıyla ilgili eğitim verecekler, bizde mesleğe başlayan kişilerin, başlamadan önce bütün ortamları görerek bir uzman öğretmen eşliğinde uygulamaları görerek mesleğe başlamasını sağlıyoruz.
AGS sınavını yapacağız ondan sonra sayıyı açıklarız. Eylül ekim ayı gibi sayıyı netleştirmiş oluruz.
June 25, 2026
Önümüzdeki yıllarda inşallah böyle tatsız olaylar yaşamayız. Şimdiye kadar dünyanın farklı ülkelerinde görüyorduk, izliyorduk. Şimdi kendi ülkemizde de maalesef yaşadık. Bu okullardaki olayları gerçekleştiren kişilerle ilgili olarak gerekli süreçler yürütülüyor, bununla ilgili en ağır ceza alınacak. İçişleri Bakanlığımızla birlikte oturduk konuştuk. Daha önceki yıllarda da eğitim öğretim yılının başında ilçelerde kaymakamlar, illerde valilerimizin başkanlığında okullarımızda alınacak güvenlik tedbirleri ile ilgili komisyon toplantıları yapılıyor ve okullarımız kategorize ediliyor. Güvenlik açısından risk taşıyan okullarımızda doğrudan silahlı polis memuru bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye yapması gibi tedbirleri alıyorduk. Bu tedbirleri önümüzdeki yıldan itibaren daha sıkılaştıracak adımlar attık. Emniyetin daha yakından kontrol edebileceği şekle getirdik.
June 25, 2026
Okullarımızdaki kamera sistemini İçişleri Bakanlığı ile birlikte Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden olayları izleyebilecek durumlara gelecekler. Her okulun şahsına münhasır tedbir silsilesi olacak. Yaz boyunca okul yöneticilerimiz buna çalışacaklar. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz çocuklarımızın sosyal medyada ve oyun sitelerindeki davranışları üzerinden tedbirler var. Dijital tedbirlerin olacağı bir paket üzerinde de çalışılıyor. Sosyal medya ve oyun siteleri üzerinden de rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak. 12 yıllık zorunlu eğitim çağındaki bir çocuğumuz 18.9 yaşında mezun oluyor. 18 yaş döneminde 160 bin saatlik bir ömür yaşıyor, yaklaşık 10 bin saatini okullarda geçiriyor. Ailelere gerçekten daha büyük bir yük düşüyor. Bu topyekun çözebileceğimiz bir problem. Öğretmenlerimize güvensinler, öğretmenlerimize öğretmenlik öğretmeye kalkmasınlar, ebeveynlik görevlerini yapsınlar. Çoğu zaman kendi çocuğuna olan güveni sebebiyle okullarda "benim çocuğum yapmaz" diyen çok veli gördüm ama yapar diyen hiçbir veli görmedim. Öğretmenlerimizin çalışma koşulları açısından velilerimiz öğretmenlerimizle iyi bir diyalog kurarlarsa öğrencilerimizin eğitim öğretim süreçleri çok çok daha başarılı olacaktır.
Okul çağına gelen her çocuk için biz bakanlık olarak okul tanımlaması yapıyoruz. Bizim tanımladığımız okul çoğunlukla evine yürüme mesafesindeki en yakın okul. Çocukları özel okula göndermek bir zorunluluk değil, bir tercih. Velilerimiz ekonomik olarak bu yükü kabullenmeye razıyım, hangi gerekçeyle olursa ona göre seçtiği kendisi bir özel okula yazdırıyor. Okulun öğretmenlere verdiği ücretten tutun, inşaatle ilgili maliyetlere kadar okulun yayınlarından okulun sunduğu diğer imkanlara kadar bir fiyat karşılığı var. Özel okul bize bunu bildirmek zorunda. Bu iki kişi arasındaki özel hukuk ilişkisi. Veli ben çocuğumu ücretsiz devlet okuluna değil parasını vererek bir özel okula göndereceğim diyor. Bu bir istek, tercih, saygı duyuyorum. Bir gazete üzerinden bütün okullar böyleymiş gibi bir algı oluşturuluyor.
June 25, 2026
12 bin 500 tane özel okul var. 12 tane okulun fiyat listesini yayınlayıp paylaşmak ne kadar bilimsel bir yaklaşım. Evet çok pahalı okullar var, yazın çocukları yurt dışına götüren okullar va, yüzme okulu yapmış vs. Biz bakanlık olarak sözleşmeyi veli ile yaptıktan sonra önümüzdeki yıl veli çocuğunu o okula devam ettirecekse yönetmeliğimizde enflasyon oranında bir artış belirledik, yaparsa biz takip ediyoruz. Eğer tespit edersek o zaman soruşturma açıyoruz. Veli ile okul idaresi arasında yapılan ödemeleri elektronik ortamda yapılmasını istiyoruz. Elektronik ortamda yapılan ödemeleri biz görebiliyoruz, ama bu yıl x liraya anlaşıyorlar, elden şu kadar daha veriyorlar. Ben elden de şu kadar para verdim diye şikayet ediyorlar. Biz bunu denetleyemiyoruz. Enflasyon üzerinde artış talep eden okul varsa veli şikayet edebilir. 81 tanesi 1 milyon TL'nin üzerinde çocuklardan ücret alıyor. Ama birçok kişi o okullara yazdırmak için bizi arıyor kontenjan dolmuş, kontenjan açtırabilir misiniz diye. Özel okulları da zan altında bırakmayalım. Özel okullarda mevzuata uygun davranıyorlar. Bu yıl ders kitabı ücretleriyle ilgili kitaplarımızı okutma zorunluluğu getirdik, yardımcı kitap dağıtacaklarsa eğer onları da ne kadar ücret alacaklarsa yine yazmalarını istedik. Bir tek servis bizim dışımızda, o UKOME'ler tarafından belirleniyor. Onun dışındaki konularda özel okulların hizmetleriyle ilgili aldıkları ücretleri enflasyon oranında artırabileceklerini yürürlüğe koyduk. Şuana kadar özel okullarla o anlamda bizim tanımlamalarımıza uyuyorlar. Onları da zan altında bırakmadan değerlendirmeleri yapmamız lazım.
Bugün sabahleyin gittiğim okulda İngilizce öğretmeni arkadaşlar, "Hepsinden daha iyiyim. Biz indirdik, herkese tavsiye ediyorum" dedi. Cep telefonlarına indirilebilecek yapay zeka destekli bir uygulama olarak başladı. Şuan için 2 dil var. Türkçe ve İngilizce var. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, çocuklarımız için kullanabilecekleri şekilde düşündüğümüz Türkçe. İkincisi de İngilizce. Şuanda İngilizce konusunda bir haftalık süreçte 150 bin kişi uygulamayı indirmiş, kullanmaya başlamış. Bu çok güzel bir uygulama oldu. Seviyenize göre yapay zeka destekli konuşma, yabancı dilinizi geliştirecek bir uygulama. Çocuklarımız elektronik aletleri oyun dışında daha öğretici şeyler içinde kullanmış olacaklar.
June 25, 2026
Bilim dili inşa ederken çocuklarımızın zihinlerini bilimsel verilerle donatırken kavramsallaştırmanın, terminolojinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. O yüzden birçok derste bu Türk kavramsallaştırmaları çocuklarımızın daha apolitik düşünebilecekleri, daha objektif düşünmelerini sağlayan sürecin içerisine dahil olmuş politik tercihler üzerinden inşa edilen bu tür kavramsallaştırmaları sistemin dışında bırakalım dedik. Mesela coğrafi keşifler kavramı. Batı jargonuyla üretilmiş bir kavram. Avrupa'da bazı ülkeler keşfettik diyor, coğrafi keşifler böyle anlatılıyor. Ama gittikleri yerlerde yaşayan insanlar var. Doğrusu bunun adı sömürgecilik. Çocuklarımıza coğrafi keşif diye anlattığımızda apozitif bir algı oluştu. Mesela Haçlı Seferleri. Haçlı Seferleri dediğimiz bizim ülkemize saldırmışlar, bunun adı saldırı. Sefer dediğimiz daha pozitif bir şey. Aynı şey Orta Asya ve Türkistan kavramsallaştırması. Orta Asya dediğinizde çocuklarımız zamanla oradaki bizim soydaşlarımızı, Türklerle aramızdaki bağın kopmasına sebebiyet verecek bir kavramsallaştırma. Dolayısıyla bu tür tercihlerimiz oldu. Bunlar zaten Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin içerisinde var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir diyor." Nereye gidiyor İzmir'e, niye Ege'ye dememiş. O zaman Ege sonradan verilen siyasal bir tanımlama. Doğrusu neyse onu söylememiz lazım çocuklarımıza ki onlar da ona göre yetişsinler.
June 25, 2026
Türk Devletleri Teşkilatı daha kurumsal bir yapıya kavuştu.Sayın Cumhurbaşkanımızın çok katkısı var. Daha önce daha parçalı bir yapıydı. Bünyesindeki organlar çok hızlı çalışmıyordu. 2013-2014 yıllarında ortak bir tarih kitabı,ortak bir deyimler sözlüğü yazabilir miyiz diye konuştuğumuzda çok ağır yürüyen bir süreçti. Sonra Türk Devletleri Teşkilatı olup Aksakallılar daha etkin çalışmaya başlayınca ordaki işler de hızlandı. Ortak tarih kitabı bitti, ortak alfabe kabul edildi. Şimdi ciddi adımlar atılıyor. Bu adımların eğitim camiasında özellikle öğretmenler arasında ortak bir dile dönüşecek bir ağ oluşması zorunluluktu. Biz onu teklif ettik, kabul etti ordaki arkadaşlarımız. O ağı oluşturuyoruz. Ben bu vesileyle aldığımız kararların, uygulamaya başladığımız yeni politikaların daha efektif olacağını düşünüyorum.