Az Bulutlu 22.4ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Gündem
11.04.2014 20:28

“17 Aralık darbe girişimidir”

Başbakan Erdoğan, Hukukçular Derneği'nin sertifika töreninde konuştu.

“17 Aralık darbe girişimidir”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde, Avukatlar Haftası Programı ve Hukuk Okulu 2. Sertifika Töreni'nde yaptığı konuşmada, şu anda Türkiye'de ve bölgede yaşanan hadiselere bakıldığında adaletin, hukukun, bir hukukçunun sahip olması gereken vicdan ve cesaretin ne kadar mühim ve ne kadar hayati olduğunun net olarak görüldüğünü kaydetti. 

“KARARIN BOZULACAĞINI ÜMİT EDİYORUM” 

Erdoğan, Mısır'daki idam kararlarına ilişkin, "Mısır'da yerel mahkemenin verdiği kararın uygulanmayacağını, hukuk tarihine geçecek bir cinayetin işlenmeyeceğini, bu kararın bozulacağını ümit ediyorum veya ümit etmek istiyorum. Ancak bir kez daha altını çiziyorum. Vicdanı, cesareti olmayan, halkını köle gibi gören, üzerinde efendileri olan bir hukuk sistemi, her an cinayet işlemeye hazır bir hukuk sistemidir. Bangladeş'te olduğu gibi. Bunun örnekleri çok." şeklinde konuştu. 

"17 ARALIK OPERASYONU BAL GİBİ DARBE GİRİŞİMİDİR" 

"Silahların gölgesinde darbe yapma dönemi kapanınca vesayet düzeninin aktörleri yargı üzerinde bir kısım müdahalelerde bulunmak istemişlerdir.” diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Biz, 17 Aralık'ta yapılan operasyona 'darbe' dediğimizde içeriden ya da dışarıdan birileri bunu kabullenemiyorlar. 17 Aralık operasyonu bal gibi darbe girişimidir. Yargı eliyle yapılmak istenen bir müdahale girişimidir. Yargı, içine sızmış bazı çete mensupları tarafından adeta esir alınmış, siyasete karşı, iktidara karşı halkın oylarıyla iş başına gelmiş hükümete karşı apaçık bir darbe girişiminde bulunmuştur. Operasyonun hazırlık safhası, uygulama safhası tamamen hukuk dışıdır. Hukuksuz dinlemeler yapılmıştır. Sahte deliller oluşturulmuş, ardından da hukuk çiğnenerek, yasalar çiğnenerek belli bir senaryo çerçevesinde hükümete karşı alçakça bir saldırı başlatılmıştır. Eğer, 17 Aralık, 25 Aralık operasyonları karşısında dik durmasaydık, inanın şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin halkın oyuyla seçilmiş hükümeti devrilecek, koalisyondan oluşan bir darbe hükümeti iş başına getirilecekti. Kapalı kapılar ardında bunun senaryosunu uygulamaya koyma çalışmaları yaptılar." 

"YARGI İÇİNDEKİ KORKUNÇ YAPILANMA" 

Devlet içinde, özellikle güvenlik ve yargı bürokrasisi içinde yaklaşık 35 yıl boyunca sinsice, gizlice bir para yapılanma oluştuğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: 

"Bu paralel yapılanma sadece 17 Aralık'ta değil, 35 yıllık süreç içinde zaman zaman vicdanı bir kenara bırakmış, adaleti, hukuku, insani değerleri bir kenara bırakmış, Türk milleti adına değil, örgüt adına kararlar vermiştir. Bakın şu anda yargı içindeki o korkunç yapılanmanın detayları artık tek tek ortaya çıkıyor. Arkadaşlar, 'yargı imamı' diye bir şey olabilir mi? Bir savcı düşünün. Vicdanıyla yasayla değil, Pensilvanya'dan gelecek emir ve talimatla dava açıyor. Bir hakim düşünün. Delillere bakarak değil, vicdanla hukukla değil, yargı imamının kendisine vereceği talimatla karar veriyor.”  

"YARGI BUNA DAHA NE KADAR SESSİZ KALACAK?" 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hukukçulara çağrıda bulunarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şimdi buradan soruyorum. Yargı buna daha ne kadar sessiz kalacak? Hakimlerimiz, savcılarımız Türkiye adına gerçekten çok ciddi bir tehdit olan bu paralel yapıya karşı daha ne kadar tepkisiz kalacak? Ben yine sesleniyorum. Bu güne kadar bu Pensilvanya'nın peşine takılanlara da sesleniyorum. İradenizi kiraya vermeyin. Aklınızı kiraya vermeyin. Bize Allah'a kulluktan başka hiç kimseye kulluk asla emredilmemiştir. Tüm hukukçularımıza açık açık çağrıda bulunuyorum. Kime şantaj, tehdit varsa gelsin izah etsin. Devlet olarak tüm imkanlarımızla biz bunların üzerine gideceğiz. Hiç kimse korkmasın. Yargı mensupları özelliğinde cesur olmalı. Ülkemiz, milletimiz, istiklalimiz ve istikbalimiz adına son derece önemlidir. Bütün kurumlarımızdan bu paralel yapı ürünlerini temizlemeye başladık. Temizliyoruz. Asla durmayacağız. Sonuna kadar üzerine gideceğiz”  

"HİÇ BİRİSİNE BOYUN EĞMEDİK" 

Hiç kimsenin korku ve endişe duymamasını isteyen Başbakan Erdoğan, kendilerine 17 Aralık'tan itibaren çok ağır saldırılar yapıldığını, ailesine, yakın çalışma arkadaşlarına, bakanlara, milletvekillerine, bürokratlara çok adi ve haysiyetsizce saldırılarda bulunulduğunu söyledi. Medyadan, sosyal medyadan ahlaka, edebe, insanlığa ve vicdana sığmayan taarruzların gerçekleştirildiğini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: 

"Hiç birisine boyun eğmedik. Hiç bir iftiraya, yalana, ithama pabuç bırakmadık. Dimdik durduk. Yapılanları milletimize şikayet ettik. 30 Mart'ta milletimiz bunlara gereken cevabı verdi."

“YARGININ SİYASETE MÜDAHALESİ”  

Bu ülkede 30 Mart'la birlikte artık yeni bir süreç başladığını ifade eden Erdoğan, bu yeni süreçte en çok da yargının kendini hesaba çekmesini, özeleştirisini yapmasını, yeniden yapılanmasını beklediklerini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  

"Yasama, yürütme ve yargı, demokratik bir ülkede hangi sınırlar içinde hareket ediyorsa, inşallah o sınırlara çekilecek. Siyasetin yargıya müdahale etmesine her zaman karşı olduk. Yargının da siyasete müdahaleden artık elini çekmesi için ne gerekiyorsa bunu cesaretle yapacağız. Bunu yargı için yapacağız, adalet için, ülkemiz için, milletimiz ve istikbalimiz için yapacağız. Yaşanan acı tecrübelerden ders çıkararak 27 Mayıs'tan, 12 Eylül'den, 28 Şubat'tan, 17 Aralık'tan ders çıkararak, yargının siyaseti engelleyen değil, siyasete güç veren bir konuma gelmesi için reformlarımızı yapacağız."

"PRANGALARI KALDIRACAĞIZ"  

Başbakan Erdoğan, "Türkiye'deki artık son çete paralel çetedir. Bunu da tasfiye ederek, Türkiye'nin ayağına takılmış tüm prangaları ortadan kaldırmış olacağız." dedi. Bu dönemde bir anayasa yapmayı ve 2023'e yeni bir anayasa ile yürümeyi istediklerini anlatan Erdoğan, "muhalefetin uzlaşmaz tutumu nedeniyle maalesef bunun gerçekleşmediğini" belirtti.  

"ADETA BİR MAŞA GİBİ KULLANILDI"

"17 Aralık darbe girişiminin ve 30 Mart seçimlerinin muhalefeti yeniden yapılandıracağına, Türkiye vizyonuyla buluşturacağına dair de umutlarımız var.” diyen Erdoğan, muhalefet partilerini de eleştirerek, şöyle devam etti:  

“30 Mart'ta hezimete uğrayan muhalefet, inanıyorum ki tabandan gelen taleple artık yeni bir yapılanmanın da içine girecektir. Sürekli kaybeden, sürekli başarısız olan bir muhalefet Türkiye'ye umut veremez. Pensilvanya'nın kuyruğuna takılacak kadar ilkelerinden, ideallerinden taviz veren bir muhalefet Türkiye'ye vizyon çizemez. 17 Aralık ve sonrasında muhalefet aldatıldı. Adeta bir maşa gibi kullanıldı ve 30 Mart'ta da bunun bedelini ödedi. Muhalefet genel başkanları da ortaya bir bedel koymak zorundadırlar."

Sıradaki Haber
Cumhurbaşkanı Gül, başsağlığı dileğinde bulundu
Yükleniyor lütfen bekleyiniz