Teknoloji ve yapay zeka hisselerine yönelik yüksek değerleme endişelerinin etkileri devam ederken, ABD'de cuma günü açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasıyla ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimine gideceğine ilişkin öngörüler güçlendi. Bu durum piyasalarda risk algısının azalmasını sağladı.
ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ocakta aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,4 ile beklentilerin altında arttı. Bu dönemde enflasyon yıllık bazda Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyesini kaydetti.
ABD'de tarım dışı istihdam ocakta 130 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı yüzde 4,4'ten yüzde 4,3'e gerilemişti.
Açıklanan verilere paralel para piyasalarında Fed'in haziranda faiz indirimine gideceğine ilişkin tahminler yeniden güç kazanırken, Bankanın politikasına ilişkin belirsizlikler hala devam ediyor.
İş gücü piyasasının güçlü seyrinin devam etmesinden dolayı beklentinin altında gelen enflasyon verisinin Fed'in yakın zamanda faiz indirimine gitmesi için yeterli olup olmayacağına dair ikilem yatırımcıların karar almasını zorlaştırıyor.
Analistler, normalde ılımlı gelen bir enflasyon verisinin Bankaya faiz indirimi için daha fazla olanak sağlayabileceğini ancak açıklanan makroekonomik verilerin ABD ekonomisinin faiz indirimine gerek kalmadan güçlü iş gücü piyasası ve düşük enflasyonla yoluna devam edebileceğini ortaya koyduğunu aktardı.
Enflasyon verisi ayrıca tarife ile ilgili düzenlemelerin de etkisinin kayda değer düzeyde olmadığını gösteriyor.
Ekonomik verilerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, "Enflasyon konusunda biraz daha iyileşme sağlayabilirsek, faiz oranlarının daha da düşmeye devam edebileceğini düşünüyorum." ifadesini kullandı.
Bu hafta ABD'de açıklanacak büyüme ve Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin ülke ekonomisinin gidişatına ve Fed'in bundan sonraki politikalarına ilişkin ipucu vermesi beklenirken, söz konusu verilerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
Analistler, bu hafta açıklanacak Fed Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) toplantı tutanaklarından gelecek mesajların da önem taşıdığını söyledi. Tutanaklardan faiz indirimlerine ilişkin olumlu açıklamalar gelmesi durumunda hisse senedi piyasalarının pozitif etkilenebileceği, temkinli mesajlar gelmesi durumunda ise doların güçlenebileceği tahmin ediliyor.
Jeopolitik tarafta ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio 62. Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada Başkan Donald Trump liderliğindeki yenilenme sürecine Avrupa'nın dahil olması çağrısında bulunarak, Avrupa ile sadece askeri ve ekonomik değil, manevi ve kültürel alanlarda da derin bağlara sahip olduklarını kaydetti.
Bugün ABD'de, Güney Kore'de ve Çin'de tatil olmasından dolayı piyasalar dar bir bantta hareket ediyor.
Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan azalışla yüzde 4,06'ya gerilerken, dolar endeksi Japonya'da büyüme verisinin beklentilerin altında gelmesi sonrasında yendeki düşüşün etkisiyle yüzde 0,1 artışla 97 seviyesinde seyrediyor.
Cuma günü yüzde 2,4 artarak 5 bin 33 dolara çıkan altının onsu, piyasalardaki düşük işlem hacmi ve kar satışlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde yüzde 1 azalışla 4 bin 986 dolardan işlem görüyor.
Brent petrolün varil fiyatı ABD-İran arasında devam eden gerilimin etkisiyle yüzde 0,2 artışla 67,4 dolara çıktı.
New York borsasında cuma günü karışık bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi, yüzde 0,1, S&P 500 endeksi yüzde 0,05 artarken, Nasdaq endeksi yüzde 0,22 değer kaybetti. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı. ABD'de piyasalar, Başkanlar Günü tatili dolayısıyla bugün kapalı olacak.
Avrupa borsalarında cuma günü bankacılık hisselerindeki düşüşlerin etkisiyle negatif bir seyir izlendi.
Bölgede jeopolitik gelişmeler öne çıktı. Almanya'da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı uluslararası düzenin "bittiği" mesajı ve "daha Avrupalı bir NATO" çağrılarıyla sona erdi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, konferansın açılışında yaptığı konuşmada kurallara dayalı uluslararası düzenin bittiğine işaret etti. Merz, "Bu düzen, en iyi dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile mevcut değil." dedi.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından tek kutuplu bir dünya oluşmuşsa da bunun artık geride kaldığını söyleyen Merz, ABD'nin liderlik iddiasının sorgulandığını, hatta belki de bunun kaybedildiğini belirtti.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da NATO'nun son dönemde hem güçlendiğini hem de genişlediğini savunarak bunun ve Avrupa'nın savunma alanındaki yeni rolünün, temmuz ayı başında Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde daha belirgin hale geleceğini söyledi.
Öte yandan Lojistik ve kargo şirketi United Parcel Service'in (UPS) İrlanda kolu, Çin merkezli e-perakendeci Temu'nun Avrupa'daki iştiraki Whaleco şirketine teslimat faturalarını ödemediği için 37 milyon avroluk dava açtı.
Cuma günü açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi ekonomisi, geçen yılın son çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 ve önceki yılın aynı dönemine kıyasla da yüzde 1,3 büyüyerek beklentileri karşıladı.
Bu gelişmelerle, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,35, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,71, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,42 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,25 değer kaybetti.
Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.
Asya tarafında tatil dolayısıyla düşük işlem hacmi öne çıkıyor. Çin'de yeni ay yılı tatilinin başlamasından dolayı piyasalar kapalı. Güney Kore borsasında da tatil nedeniyle piyasalarda işlem gerçekleşmiyor.
Makroekonomik veri tarafında Japonya'da 2025 yılı 4. çeyreğine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) yıllık bazda yüzde 0,2 artarak beklentilerin altında gerçekleşti. Beklentiler, GSYH'nin yüzde 1,6 artması yönündeydi.
Zayıf ekonomik verilerin başlıca nedenleri arasında zayıf işletme harcamaları, durgun ihracat ve durgun özel tüketim yer alıyor. Analistler, ülkede kötü gelen büyüme verisinin ardından küresel büyümeye ilişkin iyimserliğin sorgulanabileceğini söyledi.
Kötü gelen veriler, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artırımlarını öteleyebileceğine ilişkin öngörüleri öne çıkarırken, verilerin Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin agresif mali teşviklerini desteklemesi ise Japonya borsasına pozitif yansıdı.
Öte yandan Takaiçi'nin bugün Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile bir araya gelmesi bekleniyor. Ülkede büyüme verisinin ardından yende düşüş görülürken, dolar/yen paritesi yüzde 0,4 artışla 153,2 seviyesinde seyrediyor.
Bu gelişmelerle Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 yükseldi.
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, cuma günü önceki kapanışın hemen üstünde 14.180,69 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanışını gerçekleştirdi.
Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı şubat vadeli kontrat ise cuma günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 artışla 15.885,00 puandan tamamladı.
Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,1 artışla 43,6656'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen altında 43,7180'den işlem görüyor.
Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF), İcra Direktörleri Kurulu, Türkiye ile 2025 yılı 4. Madde konsültasyonunu tamamladı. Fondan yapılan açıklamada, Türkiye'nin dezenflasyon programının başarılar gösterdiği belirtilerek, "Mevcut politika bileşimi, dezenflasyon ile istikrarlı büyümeyi dengelemeye devam ediyor." ifadesi kullanıldı.
Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesi, yurt dışında ise Avro Bölgesinde sanayi üretiminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.250 ve 14.400 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.