Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Beyazıt, Kültür Bakanlığının izniyle, tahrip edilmiş Osmanlı dönemi mezarlarını iyileştirmek, mezar taşlarının üzerlerindeki Osmanlıca yazıların Türkçesini eklemekle ilgili kapsamlı bir proje üzerindeki çalışmalarını neredeyse tamamladıklarını söyledi.
Doç. Dr. Beyazıt, Denizli’nin Kale ilçesinde 3 bini aşkın Osmanlı kabrinin bulunduğu mezarlıkta iki yıldır sürdürdükleri çalışmanın sonuna geldiklerini belirtti.
Mezar taşlarının o bölgenin tapuları olduğunun altını çizerek konuşmasını sürdüren Beyazıt, “ kırılıp yerinden sökülmüş bir mezar taşında, “Ziyaretinden muradım bir duadır/ Bugün bana ise yarın sanadır” diye yazdığını dile getirdi.
"Kendimize kurşun sıkmak gibi"
Doç. Dr. Beyazıt, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çok yazık, kendimizi yok ediyoruz. Bir mezar taşına sahip çıkmamak, kendimize kurşun sıkmak gibi bir şeydir. Kendimizi yok ediyoruz. Bölgenin şeceresini bu taşlara bakarak çıkarabiliriz. Özellikle büyük şehirlerde imar rantı baskısıyla da mezar alanları tahrip edilebiliyor. Halbuki sahip çıkılmalı. Her biri tek tek envanter numarası verilmek suretiyle kayıt altına alınmalı. Yoksa yok olmaya mahkum oluruz. İşte Yunanistan bizim Batı Trakya’yı ele geçirdiği zaman, dozerlerle Osmanlı dönemi mezar taşlarını kazımış yok etmişler. Geçen bir haberde gördüm, bir kilisenin merdiven taşları yapmışlar bizim mezar taşlarından. Yazıyı ters çevirmişler kullanıyorlar, bizimkiler de yapıyor. Merdiven yapmıyor, ama duvarların içinde, başka binalarda taş olarak kullanılıyor. Bunlar çok yanlış şeyler.”