Açık 26.7ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Dünya
TRT Haber 24.06.2026 17:43

ABD ile katil İsrail arasında gerilim artıyor

ABD ile İran arasında varılan ve bölgede gerilimi düşürmeyi amaçlayan İslamabad Mutabakatı, Washington ile Tel Aviv yönetimleri arasında eşi benzeri görülmemiş bir diplomatik çatışmaya yol açtı. ABD, Tel Aviv’e askeri ve finansal bağımlılığını hatırlattı, İsrail ise "Bize kimse ne yapacağımızı söyleyemez" dedi.

ABD ile katil İsrail arasında gerilim artıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Yardımcısı JD Vance’in barış adımlarına karşı İsrail kabinesinden yükselen sert eleştiriler, iki müttefik arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirdi.

ABD yönetimi, Tel Aviv’e askeri ve finansal bağımlılığını hatırlatarak sert uyarılarda bulunurken, soykırımcı İsrail kanadı ise bağımsız hareket edeceklerini ilan etti.

İslamabad Mutabakatı ve Lübnan’da denetim mekanizması paniği

Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından dijital ortamda imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, bölgedeki dengeleri değiştirdi.

Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sonlandırılmasını, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılmasını öngören anlaşma, İsrail yönetiminde büyük bir infiale neden oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD ile İran’ın Lübnan’da ateşkesin denetlenmesi amacıyla yeni bir mekanizma kurulması kararı alması üzerine büyük bir panik yaşadığı bildirildi.

İçinde İsrail’in yer almadığı; ABD, İran, Lübnan, Katar ve Pakistan’dan oluşan bu yeni yapı karşısında Netanyahu’nun diplomatik girişim başlattığı belirtildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise Lübnan’daki çatışma durumunu eş zamanlı incelemek üzere bir izleme mekanizması başlattığını doğruladı.

Ancak İran kanadı, mutabakat hükümlerine atıfta bulunarak, Lübnan’da tam bir ateşkes sağlanmadığı ve petrol satış izinleri verilmediği sürece Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını ilan etti.

JD Vance’ten İsrail kabinesine: Öldürerek çıkış yolu bulamazsınız

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, New York Times gazetesine verdiği mülakatta ve Beyaz Saray’da düzenlediği basın brifinginde, mutabakatı eleştiren İsrailli bakanları doğrudan hedef aldı.

Özellikle aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’i isim vererek eleştiren Vance, İsrail’in panik havasını tuhaf bulduğunu söyledi.

Vance, "Anlaşmaya saldıran bu kişilere yanıtım şudur: Tam olarak ne öneriyorsunuz? 9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız" ifadelerini kullandı.

Vance

İsrail kabinesinin bizzat Başkan Donald Trump’ı hedef alan açıklamalarından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Vance, Tel Aviv’e askeri bağımlılığını sert bir dille hatırlattı.

Vance, "Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım. Son üç ayda vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. İsrail’de en büyük sorunlarının Başkan Trump olduğunu düşünen herkes uyanmalı ve ülkesinin gerçekliğini görmelidir" diye konuştu.

Vance ayrıca, ABD’nin çıkarlarının her zaman İsrail ile örtüşmediğini, Netanyahu yönetimini eleştirmenin Yahudi karşıtlığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Trump ve Netanyahu arasındaki telefon diplomasisinde gerilim

The Wall Street Journal gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump ile Başbakan Binyamin Netanyahu arasındaki telefon görüşmeleri artık dostane geçmiyor.

Trump’ın, ABD ekonomisini zorlayan bu savaşı bitirmek isterken, kendisini sürekli çatışmanın içine çeken Netanyahu’ya karşı sabrının tükendiği belirtildi.

Lübnan’daki bombardımanlara tepki gösteren Trump’ın, Netanyahu’ya "Neden binaları havaya uçuruyorsunuz? Binaları havaya uçurmayı bırakın" dediği öne sürüldü.

Netanyahu’nun ise Trump üzerinde baskı kurmak amacıyla ABD’deki sağ eğilimli medya figürlerini ve kendisine yakın senatörleri kullanmaya çalıştığı, ayrıca İsrail'in bu mutabakata bağlı olmayacağını Trump’a ilettiği iddia edildi.

ABD istihbarat kurumları da hazırladıkları raporlarda, sonbaharda seçime gitmeye hazırlanan Netanyahu’nun siyasi geleceğini korumak adına ABD-İran barış çabalarını baltalayabileceği ve Lübnan’dan asker çekmeyi reddederek mutabakatı başarısızlığa mahkum edebileceği uyarısında bulundu.

İsrail’den Washington’a meydan okuma: Bize kimse ne yapacağımızı söyleyemez

ABD’den gelen uyarılara ve baskılara İsrail kanadından yanıt gecikmedi. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, katıldığı bir televizyon programında Washington yönetimine meydan okuyarak, "Eğer İran bize saldırırsa derhal hareket edeceğiz ve güçle karşılık vereceğiz.

Kimse bize ne yapacağımızı söyleyemez" dedi. Lübnan, Suriye ve Gazze’deki işgalleri hiçbir koşulda terk etmeyeceklerini savunan Katz, buralarda gerçekleştirdikleri yıkımı açıkça dile getirdi.

Diğer yandan, aşırı sağcı bakanlar da agresif açıklamalarını sürdürdü. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kendilerini ilgilendirmediğini ve Lübnan’ın güneyinden çekilmeyeceklerini ileri sürdü.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise yaşanan asker kayıplarının ardından "Bütün Lübnan yanmalı. Her İsrailli annenin gözyaşı için bin Lübnanlı anne ağlamalı" diyerek savaş suçu niteliğindeki ifadelerini yineledi.

Ben-Gvir’in bu sözlerine ABD’li Senatör Bernie Sanders sert tepki göstererek, bu açıklamaların bir savaş suçlusuna ait olduğunu ve aşırılıkçı İsrail hükümetinin ABD’den tek bir kuruş yardımı bile hak etmediğini belirtti.

Başkan Trump, küresel barış görüşmelerini riske atan bu süreçte İsrail’den Hizbullah ile ateşkes yapmasını talep ettiğini açıklarken, Netanyahu’nun orduya Lübnan’ın güneyindeki saldırıları durdurma ancak işgal edilen bölgelerden çekilmeme talimatı verdiği iddia edildi.

İki ülke arasındaki bu stratejik çatışmanın, Orta Doğu’daki kalıcı barış arayışlarını nasıl etkileyeceği ise belirsizliğini koruyor.

Sıradaki Haber
Küba hükümeti, ABD'nin yeni yaptırım kararlarını kınadı
Yükleniyor lütfen bekleyiniz