Açık 22.9ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Gündem
16.03.2018 14:49

Bitmeyen davanın merkezinde FETÖ var

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine yönelik, 11'i tutuklu 10'u firari 85 sanığın yargılandığı davanın 23. duruşması bugün görülüyor.

Bitmeyen davanın merkezinde FETÖ var

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlileri ile ana dava hükümlülerinin de aralarında bulunduğu 9'u tutuklu, 10'u firari 85 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen 23. duruşma, sanıkların savunmalarıyla sürüyor.

Türkiye'de sonuçlanması beklenen önemli dosyalar arasında yer alan ve cinayetin 11. yılında halen süren dava kapsamında, kapatılan dönemin özel yetkili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği, hükmün bir kısmının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeni iddianameler ve kimi kamu görevlilerinin de eklenmesiyle 85 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

"Cinayet, FETÖ/PDY'nin şiddet içeren başlangıç eylemidir"

Yargılama devam ederken Dink cinayetine ilişkin soruşturma yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü, firari terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler Faruk Mercan, Ekrem Dumanlı ve Adem Yavuz Arslan ile avukat Halil İbrahim Koca hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması talebinde bulundu.

Talep yazısında, "Cinayetin Türkiye kamuoyu ve Ermeni diasporasının etkin olduğu Avrupa ve ABD'deki etkisi, gerçekleştirilen eylemin şiddet içeren silahlı örgütsel konumları ve sonucunda bürokrasi kadrolarının ele geçirilmesi nedeniyle, eylemin FETÖ elebaşı Gülen'den bağımsız olarak, bilgi ve onayı dışında gerçekleştirildiğinin kabulü mümkün değildir. Başka bir düzen getirmek, yasama, yürütme, yargı ve diğer tüm devlet kurumlarını silahlı kuvvetler ve emniyet teşkilatını denetimlerine almak için FETÖ/PDY'nin şiddet içeren bir başlangıç eylemidir" ifadeleri kullanıldı.

Talebi 22 Mart'ta kabul eden İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, elebaşı Gülen, eski savcı Öz, gazeteciler Mercan, Dumanlı ve Arslan ile avukat Koca hakkında "kasten öldürme" ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı.

Soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazeteci Muammer Ay ile Samsun Jandarma Komutanlığı'nda görevli Asayiş Müdürü Atilla Güçoğlu, eski KOM şube müdürü Murat Bayrak, istihbarat şube müdürü Birol Ustaoğlu, astsubay Yüksel Avan, eski Samsun Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Yakup Kurtaran, TEM Şube nöbetçi amiri Ahmet Çetiner ve emniyet amiri Metin Balta, ''silahlı terör örgütüne üye olma'' ve ''anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından 28 Mart'ta tutuklandı.

Savcılığın sevk yazısında, bu kişilerin bir kısım şüphelilerin cinayetin faili Ogün Samast'ın kimlik bilgileri, nerede olduğu veya nereye gittiğine ilişkin bilgileri, yakalanmadan 2 saat önce bildikleri, buna FETÖ irtibatları sayesinde ulaştıkları, şüphelilerden dördünün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından meslekten ihraç edildiği ve FETÖ mensubu asker ve polislerle irtibatlı oldukları belirtildi.

Bitmeyen davanın merkezinde FETÖ var

En kapsamlı iddianame: "Dink cinayeti darbeye giden süreçte ilk kurşun"

Dink cinayetine ilişkin en kapsamlı soruşturmayı tamamlayan savcı Kökçü, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Ercan Gün ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız ve İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale'nin de aralarında bulunduğu 51 şüpheli hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, cinayetin FETÖ ile bağlantısı anlatıldı.

Tüm şüpheliler hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Gülen ile Öz ve jandarma görevlilerinin de aralarında olduğu 40 şüpheli hakkında ise ayrıca "kasten öldürmeye iştirak'' suçundan müebbet hapis cezası istenen iddianamede, "Dink cinayetinin, Fetullah Gülen'in sapkın dini inançları referans alınarak başka bir düzen getirmek için FETÖ/PDY'nin şiddet içeren bir başlangıç eylemi olduğu" belirtildi.

"15 Temmuz başarısız darbe kalkışmasına giden süreçte, Hrant Dink cinayeti bu yolda ve bu amaç için attırılan ilk kurşun olması nedeniyle yürütülen soruşturmanın mahiyeti, niteliği ve ne kadar önemli olduğu, yabancı devlet destekli bu çete faaliyeti ile ülkemizin ve devletimizin zor duruma düşürüldüğü bugünlerde daha iyi idrak edilebilmektedir" ifadeleri de yer alan iddianamede, "Coşkun İğci'den, Yasin Hayal'in Dink'i öldürmeyi planladığı bilgisini alan Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerinin, kontak kurdukları İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi şüphelilerle, cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettikleri" aktarıldı.

Bitmeyen davanın merkezinde FETÖ var

Zekeriya Öz detayı

İddianamede, "hükümlü Ogün Samast'ın Trabzon'dan İstanbul'a gittiği ve Samsun'da yakalandığı sürede, jandarma tarafından sürekli takip edildiği, Temmuz 2006'da Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri Okan Şimşek ve Veysel Şahin'in Dink'in öldürüleceği bilgisine ulaşmasının ardından 9 Ağustos'ta Hrant Dink'in Bakırköy'deki konutu ve Beyaz Adam Yayıncılık unvanlı iş yeri çevresinde keşif yapıldığı,15 Kasım 2006'da, Trabzon İl Jandarma görevlisi Ünsal Gürel ile Resul Kütükoğlu'nun cinayetin tetikçisi Ogün Samast ile telefon irtibatı kurduğu, 16 Ocak 2007'de, 17 yaşındaki Samast'ın kendisine cinayet fikrini veren Mc Donalds saldırısının faili Yasin Hayal ile Trabzon'da yaylada atış talimi yaptığı, 17 Ocak 2007'de de Hrant Dink'i öldürmek için Trabzon'dan yola çıktığı" bilgileri de yer aldı.

Aynı iddianamede, "Cinayet mahallinde tetikçi Ogün Samast'ı takip eden jandarma istihbarat görevlilerinin komutanı olan şüphelilerden yüzbaşı Muharrem Demirkale'nin, kendisine ait iki hatla, cinayetten bir gün önce ve bir gün sonra dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile 7 kez görüşme yaptığının tespit edildiği" de belirtildi." Güvenlik kamera görüntüleriyle eşleşen HTS kayıtları, baz ve sinyal bilgilerinden, olay yerinde, cinayet öncesi ve sonrasında bulunarak Ogün Samast ve Hrant Dink'i izleyen, Dink'in öldürülmesine nezaret eden İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerinin Emre Cingöz, Ecevit Emir, Yavuz Karakaya, Bekir Yokuş, Yusuf Bozca, Kadir Yıldırım, Eyüp Temel, Hacı Şefik Şimşek ve Niyazi Malkoç isimli şüpheliler oldukları tespit edilmiştir" bilgileri yer aldı.

Bitmeyen davanın merkezinde FETÖ var

Gülen'e gıyaben tutuklama, Öz ve Dumanlı'ya yakalama kararı

Birleşen dosyalarla 85 sanığa çıkan Hrant Dink cinayeti davası kapsamında, Fetullah Gülen'in yurt dışında bulunması ve kendisine ulaşılamaması nedeniyle 2 Haziran'da gıyaben tutuklanmasına, aralarında Ekrem Dumanlı, Zekeriya Öz'ün de bulunduğu 6 sanık hakkında da yakalama emri düzenlenilmesine karar verildi.

Eski Trabzon İstihbarat Şube Müdürü'nden FETÖ itirafı

Tutuklu sanıklardan Ali Fuat Yılmazer'in savunmasının alındığı 20 Ocak tarihli 33. duruşmada heyet, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski emniyet müdürleri Hanefi Avcı ve Emin Erslan ile gazeteci Nedim Şener'in de aralarında bulunduğu 51 kişinin tanık olarak dinlenilmesine karar verdi.

Cinayet davasının 10 Nisan'daki duruşmasında ise eski Trabzon İstihbarat Şube Müdür Faruk Sarı'nın mahkemeye gönderilen ifadeleri okundu. Sarı'nın, "Cemaat olarak adlandırılan oluşum, dönemin istihbarat şube müdürleri arasında yüzde 60 oranındaydı. Yapı ile kurduğum ilişkiden dolayı çok pişmanım. İlerleyen süreçte yaşadığım sosyal hayata uygun olmadığını gördüm. İlişkilerin illegal yapılanmaya müsait olduğunu değerlendirdim" beyanları dikkati çekti.

Dink cinayeti davasının 14 Nisan'daki duruşmasında tanıklığına başvurulan eski emniyet müdürü Emin Arslan ise, "Bence bu kesinlikle FETÖ çetesinin bizlere, askerlere, aydınlara, yani Türkiye'nin kendilerine engel olabilecek kişilerine operasyon yapabilmek için o yıllarda bile bile kasıtlı olarak yol verdikleri bir cinayetti. Öyle komplike, şimdiye kadar dünyada örneği görülmemiş bir şekilde, ahtapot kolları gibi olan, örgütten ziyade istihbarat örgütlenmesi gibi çalışan, hem dikey hem de yatay örgütlenmesi olan bir örgütle yüz yüzeyiz" şeklinde konuştu.

Duruşmada, Emniyet Genel Müdürlüğü'nden gelen yazıya göre, eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in de aralarında bulunduğu 13 sanıkta, FETÖ'nün şifreli haberleşme programı "ByLock" tespit edildiği bildirildi. Bu sanıkların Ali Poyraz, Coşgun Çakar, Hamdi Egbatan, Mehmet Uçar, Mehmet Akif Yılmaz, Osman Gülbel, Ömer Faruk Kartın, Özkan Mumcu, Ramazan Akyürek, Serkan Şahan, Tamer Demirel, Yılmaz Angın ve Yunus Yazar olduğu aktarıldı.

Yeni iddianamenin birleştirilmesi kararının verilmesinin hemen ardından 5 Haziran'da gerçekleştirilen 35 sanıklı dava duruşmasında, eski Bayburt Emniyet Müdürü Burhan Gümüş ile Hrant Dink cinayetinin soruşturma aşamasında bilirkişilik yapan Levent Yarımel tanık olarak dinlenildi.

"Dink cinayetine bilerek göz yumuldu"

Tanık Yarımel, "Nasıl böyle göz göre göre ölüme göz yumulabilir? Ben yıllarca yaptım bu işi. Bu işin kasıtlı olduğunu düşünüyorum. Dink cinayetine bilerek göz yumuldu. Elemanı dinliyorsunuz, takip ediyorsunuz ve eylem yaptırıyorsunuz" dedi.

Heyet, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C-5 büroda komiser olan sanık Hamdi Egbatan hakkında FETÖ'nün şifreli mesajlaşma programı "ByLock" kullanıcısı olduğu gerekçesiyle tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

Eski emniyet müdürleri Akyürek, Yılmazer, Çakar ve ana dava dosyası sanıklarının da aralarında bulunduğu 35 kişinin yargılandığı dava ile FETÖ elebaşı Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler ve jandarma görevlilerinin yer aldığı 50 sanıklı dosyanın birleştirilmesi kararı sonrasındaki ilk duruşma 3 Temmuz'da gerçekleşti.

Bitmeyen davanın merkezinde FETÖ var

18 sanıkta ByLock tespit edildi

Davanın 5 Ekim'deki 10. duruşmasında tutuklu sanıklar Veysel Şahin ve Okan Şimşek'in savunmaları alındı. 6 Ekim'deki 11. duruşmada ise tutuklu sanıklardan dönemin Samsun Emniyet Müdürlüğü görevlileri Metin Balta ve Ahmet Çetiner ile Trabzon jandarma görevlileri Gazi Günay, Ergün Yorulmaz ve Hüseyin Yılmaz'ın tahliyesi, tutuklu 16 sanığın bu hallerinin devamı kararlaştırıldı.

Celse arasında 31 Ekim'de Dink cinayetinden yargılanan 18 sanıkta ByLock tespit edildiği belirtildi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı'nın 17 Ekim 2017 tarihli yazısında, firari sanıklardan Adem Yavuz Arslan, eski savcı Zekeriya Öz, eski emniyet müdürü Metin Canbay ile tutuklu sanıklar eski emniyet müdürü Yakup Kurtaran ve gazeteci Ercan Gün'ün de ByLock kullandığı kaydedildi. Aynı şekilde eski kamu görevlileri Ramazan Akyürek, Serkan Şahan, Tamer Bülent Demirel, Yılmaz Angın, Yunus Yazar, Mehmet Altınel, Özcan Mumcu, Ömer Faruk Kartın, Osman Gülbel, Mehmet Uçar, Hamdi Egbatan, Coşgun ve Ali Poyraz'ın da ByLock kullandıkları öğrenildi.

"FETÖ'yü işaret eden ifadeler"

Sanıklardan, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı sanık Engin Dinç de 10 Ekim 2016'daki duruşmada yaptığı savunmasında, "Bu paralel yapının biz çok darbesini yedik. Trabzon istihbaratta görevliyken pasif bir göreve alındım. Bunun, 'Paralel veya derin bir yapı' tarafından yapıldığını düşünüyorum." ifadesini kullandı.

Sanıklardan Sabri Uzun da 10 Kasım 2016'daki duruşmada, ''İstihbarat dairesini ele geçirmeden hiçbir örgütün yaşaması mümkün değil. FETÖ'nün yaşaması için daireyi ele geçirmesi gerekiyordu. Bana göre Hrant Dink cinayeti bir kumpas olarak işlendi. Adli bir vaka gibi bakılamaz. Verilmek istenen mesaj için öldürüldü Hrant Dink" beyanında bulundu.

Tutuklu sanıklardan Muharrem Demirkale'nin, "emniyet sorgusunda Dink cinayetinin FETÖ üyelerince organize edildiği ve darbe girişimi temellerinin bu cinayetle atıldığı" şeklinde ifade verdiğini hatırlattığı tutuksuz sanık eski uzman çavuş Yusuf Bozca, "Bana savcının bu şekilde düşündüğü söylendi. Ben de kısmen katıldığımı ifade ettim. İfadenin genelinde köylü ağzı kullanılmışken, kendi söylediklerim varken, en son satırda onayladığım cümleler var. Bu işi FETÖ'cülerin yaptığı kısmına ben katılıyorum" dedi.

Sanıklardan cinayetin işlendiği dönemde yüzbaşı olan Mustafa Küçük de cinayet ve FETÖ ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürdü. İddianamede somut delillerin olmadığını, 2007'de insanların hangi kattan baz sinyali verdiklerinin bile tespit edilebildiğini ama savcının bu verileri iddianameye sokmadığını savunan Küçük, "Hiç olmadığım bir yerdeymişim gibi suçlanıyorum" ifadesini kullandı.

Soruşturma savcısına FETÖ iddianamesi

Davanın 26'ncı duruşmasının yapıldığı 2 Aralık 2016'da, tutuklu sanıklardan Ramazan Akyürek, savunma yaptığı sırada duruşmaya bir süre ara verilmesiyle, o gün duruşmaya girmeyen mahkemenin üye hakimlerinden Bünyamin Karakaş'ın, FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındığı, odasında arama yapıldığı ortaya çıktı.

Hrant Dink cinayeti ve kumpas olduğu anlaşılan 25 Aralık soruşturmalarını da yürüten, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen eski savcı firari Muammer Akkaş hakkında, Dink cinayeti soruşturması kapsamında, "resmi belgede sahtecilik" ve "silahlı terör örgütü yönetici olmak" suçlarından 58,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

İddianamede şüphelinin, İstanbul Cumhuriyet Savcısı sıfatıyla Hrant Dink cinayeti olarak bilinen soruşturma dosyasını yürütürken mesleki faaliyet alanına giren konularda yetkisini haksız ve hukuka aykırı olarak kullanmak suretiyle bir kısım tanıkları yönlendirerek, dönemin Ergenekon sanıkları aleyhine ifade vermeye zorlayarak soruşturmayı "Ergenekon"a bağlamaya çalıştığı anımsatılarak, Akkaş'ın FETÖ mensubu kamu görevlilerini korumaya ve aklamaya çalıştığının iddia edildiğine vurgu yapıldı.

Diğer soruşturmalardaki Dink cinayeti ayrıntıları

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen diğer soruşturmalarda da Hrant Dink cinayeti soruşturma davasında yer alan kimi savcı, avukat ve sanık isimleri geçti.

FETÖ'nün avukatlık yapılanması soruşturması kapsamında, Dink cinayeti davası sanıklarından Erhan Tuncel'in avukatlığını yapan ve 12 Eylül'de tutuklanan Erdoğan Soruklu'nun, "örgütsel kontrol altında tutulabilmesi amacıyla Tuncel'in avukatlığını yaptığı" iddia edildi.

7 Nisan'da, başsavcılıkça FETÖ'ye iltisaklı oldukları gerekçesiyle meslekten çıkarılan hakim ve savcılara yönelik soruşturma sonucunda hazırlanan ilk iddianamede, Hrant Dink ana davasının duruşma savcısı Hikmet Usta'nın da aralarında bulunduğu 16 şüphelinin "ByLock" kullanıcısı olduğu belirtildi.

"Dink cinayetini araç suç olarak işlediler"

ByLock soruşturmaları kapsamında 27 Mart'ta Dink cinayeti sanığı Ali Fuat Yılmazer'in kızları avukat Fatma Saadet Yılmazer ve hukuk öğrencisi Rabia Fitnat Yılmazer "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan tutuklandı.

FETÖ-DHKP/C bağlantısına ilişkin Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 13 şüpheliyle ilgili 5 Ekim'de hazırlanan bir iddianamede, "Hrant Dink cinayeti davası sanıkları Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşgun Çakar'ın, Fetullah Gülen cemaati olarak bilinen örgütlenmenin amacını gerçekleştirmek için Dink cinayetini araç suç niteliğinde işledikleri ve Dink'in öldürüleceğini, cinayete hazırlık yapıldığını, Dink'i öldürecek tetikçinin de Ogün Samast olduğunu bilmelerine rağmen bu cinayetin işlenmesini bekledikleri anlaşılmıştır" denildi.

Kaynak: AA

Sıradaki Haber
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rabbim bizlere fethi yakın kılsın
Yükleniyor lütfen bekleyiniz