Sektör temsilcileri internetten altın satın alan tüketicileri teslimat ve ürün güvenliği konusunda uyarıyor.
İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, yaptığı açıklamada, e-ticaretin sağlıklı işlemesi için hem vatandaşların hem de online alışveriş sitelerinin dikkat etmesi gerektiğini belirterek, "İKO'ya CİMER üzerinden gelen şikayetlerin yüzde 90'ı internet üzerinden yapılan satışlardan geliyor. Alışveriş yapılan firma ve işletmelerin kuyumcu odaları, dernekler ve ticaret odalarına üyelikleri araştırılmalı, aynı zamanda Ticaret Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan yetki belgesine sahip olup olmadıkları sorgulanmalıdır." diye konuştu.
İKO olarak yıllardır kuyumcu esnafı ile vatandaş arasındaki ticaretin sağlıklı işlemesi ve iki tarafın da haklarını savunmak amacıyla belli zaman dilimlerinde perakende mağazalar, atölyeler ve has altın üreticileri ile satıcılarını ayar ve kalite konusunda denetlediklerini anımsatan Atayık, ticaretin kontrol edilebilir ve izlenebilir bir süreçte olması için tüketicilerin haklarını korurken, üretici firmaları sorumluluk altına alan İKO Güvence Etiketi'ni de hayata geçirdiklerini kaydetti.
Atayık, pazarlamanın yeni şekillerinden biri olan ve gittikçe yaygınlaşan e-ticarete karşı olmadıklarının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:
"Vatandaşlara altın, altın takı ve mücevheri mahalle ve semtindeki kuyumcusundan bizzat görerek ve dokunarak fiziki olarak almalarını tavsiye ediyoruz. Hem bu şekilde online satışlarda olduğu gibi fiyat farkı da ödememiş olurlar. Kuyumcular olarak online pazarlarda yatırımlık altınlar yerine, katma değeri yüksek, istihdama ve ekonomiye daha fazla katkı sağlayan bitmiş ürünler (altın takı, mücevher ve gümüş) satılmasını tercih ederiz. Online alışverişlerde vatandaşlarımız, alışveriş yapacakları firmaları iyi araştırmalı, ilgili firma ve ürünlerle alakalı tüketici şikayetlerinin olup olmadığına bakmalı. Ayrıca, vatandaşlarımızın internette beğendikleri modelleri, firmanın mağazasında görüp teyit etmelerinde de fayda görüyoruz. Bunun yanı sıra vatandaşlarımız ürünün ayarı, üzerindeki değerli/yarı değerli taşların kalite standartları konusunda emin olmak için mutlaka satıcı firmalardan sertifika talep etmeli."
E-ticaret platformlarında piyasa değerinden düşüğe satılan altınlara her zaman şüpheyle bakılması gerektiğini belirten Atayık, "Ucuz altın yoktur, düşük ayarlı, standart dışı, merdiven altı üretilen altınlar vardır. Sitenin öncelikle güvenilir olup olmadığına, SSL sertifikası olup olmadığına bakılmalıdır. Ayrıca, ilgili satıcının piyasadaki geçmişi, referansları, mesleki üyelikleri araştırılmalı." diye konuştu.
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de kargoları teslim almadan önce açma ve kontrol edilme olanağı olmadığını belirterek, "Dolayısıyla kargoyu açtıktan sonra, örneğin satıcı 'Ben 5 gram gönderdim', diyorsa 4 gram aldığınızı nasıl ispatlarsınız? Bu kargoların sigortalı geliyor olması lazım. Değerli maden olduğu için sigortalı gelir ama biz prensip olarak altın gibi kıymetli bir madenin online alışverişe konu edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.
Ortaya çıkacak sorunları ispat etme bakımından tüketicinin zorluk yaşayabileceğine işaret eden Deniz, altının aynı gramda bile olsa ayarını tüketicinin kolaylıkla bilemeyeceğini belirtti.
Deniz, kıymetli madenlerin e-ticaret sitelerinden alınmaması gerektiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
"Gelen altının aynı gramda olmaması, farklı ayarda olması veya boş gelmesi gibi durumlarda kargoyu aldıktan sonra eğer kargo sigortalıysa sigorta şirketine haber verilmeli. Gelen ürün sigortalı değilse tüketici daha büyük bir mağduriyete uğrayacaktır. Çünkü gelen kargonun talep ettiğinden farklı bir kargo olduğu veya hiç almadığını ispat konusu tüketici için zorluk oluşturabilir."