Emtia piyasasında 2025 yılında görülen yükseliş eğilimi ocak ayında da devam etti.
Faiz indirimlerinin süreceği ve 2026'da ekonomilerde toparlanma gerçekleşeceği beklentisi, jeopolitik riskler, arz endişeleri, ticari gerilimlerin devam etmesi emtia piyasasındaki fiyat hareketleri üzerinde etkili oldu.
Geçen ay ons bazında altın yüzde 12,4 artarak Kasım 2009'dan bu yana en iyi aylık performansını gösterirken, gümüş yüzde 17,2, platin yüzde 6,2, paladyum yüzde 7 arttı.
Altın 5 bin 598,09 dolar, gümüş 121,7 dolar, platin 2 bin 923,3 dolarla tarihi zirveyi, paladyum 2 bin 168,6 dolarla Ekim 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Küresel çapta jeopolitik risklerin sürmesi, ABD yönetiminin Grönland konusundaki ısrarı ve Avrupa ülkeleriyle bu mesele üzerinden yaşanan gerilim, ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik gevşeme beklentilerinde kayda değer bir değişim olmaması ve buna bağlı olarak doların değer kaybetme eğilimini sürdürebileceğine dair beklentiler, ABD ve İran arasındaki gerilim altın fiyatlarını destekledi.
Jeopolitik risklerin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarından dolayı ticari belirsizliklerin sürmesi ve Fed'in bağımsızlığına yönelik endişeler, gümüş fiyatlarında da sert yükselişlere neden oldu.
Gümüş, finansal bir varlık olmasının yanı sıra güneş paneli yapımı başta olmak üzere endüstriyel alanda önemli bir role sahip bulunuyor. Gümüş ayrıca ABD'nin gümrük vergilerine tabi tutulabileceği endişeleriyle de yükseldi.
Bu ürünün arzına yönelik endişelerin devam etmesi yukarı yönlü hareketi destekledi. Madenlerden çıkarılan gümüşün talebe yetemeyeceğine yönelik tahminler öne çıktı.
Tarife endişelerinden dolayı yatırımcıların ABD'ye gümüş taşıması da bu üründeki arz endişelerini tetikledi.
Perakende tarafında talep gören gümüşte, merkez bankaları başta olmak üzere kurumsal alımlar öne çıktı.
Platinde ise arz tarafında sıkıntılar görülüyor. Bu arz sıkıntılarının en önemli nedenleri en büyük üreticilerden olan Güney Afrika'da enerji sorunları, sel baskınları nedeniyle madenlerde çalışmanın azalması ve burada platinin arzının gerilemesi oldu.
Diğer taraftan sektör olarak bakıldığında özellikle Uzak Doğu tarafında otomotiv sektörü çok güçlü konumda bulunuyor. Bu durum da hem platin hem de paladyum tarafında talebi arttırdı.
Tezgah üstü piyasada, geçen ay bakır yüzde 5, alüminyum yüzde 5,7, nikel yüzde 5,2, çinko 8,7 değer kazanırken, kurşun yüzde 0,2 değer kaybetti.
Bakırın libresi, yeni yılda uluslararası piyasalarda arz endişeleriyle 6,6 dolara kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
Küresel çapta altyapı yatırımlarının devam etmesi baz metalleri olumlu etkilerken özellikle bakır talebi öne çıkıyor. ABD'ye devam eden yoğun metal akışı ise diğer bölgelerde arz sıkışması endişesini artırdı.
Küresel ekonomide toparlanma beklentileri, faiz indirimlerinin devam edeceği öngörüleri de bakır fiyatlarını destekledi.
Gümrük tarifeleri endişelerinden dolayı ABD'ye daha fazla bakır sevkiyatı olacağına dair endişeler de mevcut. Bu durum Asya ve Avrupa'da arza ilişkin sıkıntılara sebep oluyor.
Şili'deki Mantoverde madeninde grevlerin başlaması bakırdaki arz endişelerinin artmasına neden olan başka bir faktör olarak öne çıktı.
Öte yandan, güneş enerjisi sektöründe üretim yapan firmaların bakır gibi baz metaller kullanılan panellerde büyük ölçekli üretime geçebileceğine yönelik tahminler de bakıra olan talebi ortaya koyuyor.
Çin tarafında büyüme ve toparlanma beklenince alüminyum da en başta talep edilen ürünlerden bir tanesi oluyor. Bu ürün otomotiv ve beyaz eşya dahil birçok alanda kullanılan ürünlerden bir tanesi olarak öne çıkıyor. Bu nedenle de alüminyumda talep artışı bekleniyor.
Çin ekonomisinin kendi iç teşviklerini 2026 yılında devam ettireceği ve iç piyasada talep canlanması beklentisi öne çıkıyor.
Tarifeler konusundaki endişeler, alüminyum fiyatlarını bir miktar yukarıya çekti. Rusya'ya uygulanan yaptırımlar ve arz tarafındaki endişeler genel olarak alüminyum fiyatlarının yükselmesine yol açtı.
Pillerde ve paslanmaz çelikte kullanılan nikel piyasasında ise aşırı arz fazlası olmasına rağmen, en büyük tedarikçi Endonezya'daki üretim risklerinin artması ve Çin'in yerel metal piyasalarına yönelik geniş çaplı yatırım akışı, nikel fiyatlarını desteklemeye yardımcı oldu.
Enerji grubuna bakıldığında Brent petrol yüzde 14,5, 7,8270 dolarla Eylül 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi gören New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 18,1 arttı.
Artan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarının sert yükselmesine neden oldu.
Kuzey Yarımküre'nin büyük bölümünde normalin çok altında seyreden sıcaklıklar, ABD'nin Orta Batı ve Kuzeydoğu bölgelerinden Kuzey ve Batı Avrupa'ya kadar arz esnekliğinin sınırlı olduğu bir dönemde de doğal gaz talebi hızla arttı.
Tarım grubuna bakıldığında ise Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar, buğdayda yüzde 6,1, soya fasulyesinde yüzde 1,6, pirinçte yüzde 11,1 artarken, mısırda yüzde 2,7 azaldı.
ABD'de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange'de libre bazında fiyatlar, pamukta yüzde 1,2, kahvede yüzde 4,7, şekerde yüzde 2,1 azalış kaydetti.
3 bin 931 dolarla Kasım 2023'ten bu yana en düşük seviyeyi gören kakaonun ton başına fiyatı geçen ay yüzde 31,3 geriledi.
Kuzey Amerika'daki soğuklar nedeniyle üretime yönelik artan endişeler, buğday fiyatlarında yükselişe neden oldu.
Dünya mısır üretim tahminlerinin artış göstermesiyle de mısır fiyatları düştü.
ABD'de pirinç ihracatındaki artış ve talebe yönelik beklentiler, pirinç fiyatlarının yükselmesini sağladı.
Çin'in Brezilya'dan soya fasulyesi talebini artacağına yönelik öngörüler de bu üründeki fiyatların yükselişinde etkili oldu.
Dünya pamuk üretim tahminlerinin önceki aya göre düşüş göstermesi, pamuk fiyatlarında azalışa neden oldu.
Üretim beklentilerinin yüksek olması ve talebe yönelik endişeyle de şeker fiyatları geriledi.
Brezilya'da yağışların artacağına yönelik tahminler kahve fiyatlarını aşağı yönlü etkiledi.
Batı Afrika'daki elverişli hava koşulları bu yıl kakao fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Söz konusu hava koşullarının, Fildişi Sahili ve Gana'da şubat-mart aylarındaki kakao hasadını artırması beklenirken, çiftçilerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha fazla üretim yapması öngörülüyor. Çiftçiler kakaonun kalitesi konusunda da iyimser.
Kakao üretiminde artışın beklenmesine karşın talebin de zayıf seyretmesi bekleniyor.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, doğal gaz fiyatlarında yaşanan yükselişin özellikle ABD tarafından kaynaklandığını belirterek, "ABD'de soğuk havanın çok etkili olması, kar yağışının etkili olması burada özellikle doğal gaz tüketimini ciddi artırmış durumda. Doğal gaz tüketiminin artmasıyla birlikte fiyatların da yukarı yönde gittiğini görüyoruz." ifadesini kullandı.
Ergezen, depolardaki stok seviyelerinin azalmasıyla birlikte doğal gazda yukarı yönlü fiyatlamaların görülmeye başlandığını, ABD'nin buna öncülük ettiğini aktararak, bununla beraber petrol fiyatlarındaki artışın da doğal gaz fiyatlarını destekleyen unsur olduğunu dile getirdi.
Avrupa tarafında fiyatların biraz daha dengede gittiğini anlatan Ergezen, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Orada da yine kış şartları önceki yıllara göre bir miktar daha soğuk geçiyor. Burada kullanımlar artmış durumda. Tabii ABD ile Avrupa arasındaki en büyük fark herhalde AB tarafındaki çok dolu stoklar diyebiliriz. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonra Rusya'nın gazı kesmesiyle birlikte Avrupa tarafı ciddi depolama yatırımları yapmış durumda. Aynı zamanda hem ABD hem de Orta Doğu'daki gaz tedarikçileriyle sözleşmeler de yapmış durumda. Bu nedenle Avrupa'da stoklar yüksek devam ediyor."
Ergezen, ABD tarafında havaların ısınmasıyla beraber burada doğal gaz fiyatlarında gerileme görüleceği öngörüsünde bulundu.