Hafta boyunca Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen 56. Yıllık Toplantısı'ndan gelen açıklamalar yakından takip edilirken fiyatlamalarda jeopolitik risk algısı ile büyüme ve enflasyon görünümüne dair beklentiler belirleyici oldu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland meselesi üzerinden bazı Avrupa ülkelerine yönelik tarife takvimi açıklaması ve İran'a ilişkin mesajları, hafta boyunca yatırımcıların odağında yer aldı.
Ulusal güvenlik gerekçeleriyle Grönland'a ihtiyaç duyduklarını savunan Trump, bu kapsamda acil müzakere talep ettiklerini bildirirken, bölgenin kontrolünü ele alma konusunda güç kullanmayacağını ifade etti.
Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmenin ardından Grönland ve Arktik Bölgesi'ne ilişkin gelecekte yapılabilecek olası bir anlaşmanın çerçevesinin oluştuğunu belirterek, bu kapsamda 1 Şubat'ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük vergilerini uygulamayacağını açıkladı.
Öte yandan Trump'ın İran'a ilişkin açıklamaları da hafta boyunca yatırımcılar tarafından yakından takip edildi.
Trump, ABD'nin İran'a doğru ilerleyen bir "armadası" olduğunu ancak bunu kullanmak zorunda kalmayacağını umduğunu söylerken, Tahran'ı protestoculara yönelik adımlar ve nükleer program konusunda uyardı.
Jeopolitik riskler, emtia piyasalarında güvenli liman talebini artırarak değerli metalleri desteklerken enerji arzına ilişkin endişeler de Brent petrol fiyatları üzerinde etkili oldu.
Makroekonomik tarafta ise ABD'de büyüme verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, ekonomik aktivitenin dirençli seyrini koruduğuna işaret ederken talep görünümüne ilişkin beklentileri de destekledi. ABD ekonomisi, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 ile tahminlerin üzerinde büyüdü.
ABD'de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ocakta 51,9'a çıkarak beklentilere paralel gerçekleşti. Hizmet sektörü PMI aynı dönemde 52,5 ile beklentilerin altında kalırken bileşik PMI 52,8 değerine yükseldi.
Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi de ocakta yukarı yönlü revizyonla 56,4 oldu. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi ocakta yüzde 4 ile Ocak 2025'ten bu yana en düşük seviyeye gerilerken uzun vadeli enflasyon beklentileri geçen ayki yüzde 3,2 seviyesinden yüzde 3,3'e çıktı.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in gelecek haftaki toplantısında politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken bankanın yılın ilk faiz indirimini haziran ayında yapabileceği öngörülüyor.
Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,24 seviyesinden tamamladı, dolar endeksi 3 haftalık yükseliş serisini bozarak haftayı yüzde 1,8 düşüşle 97,6 seviyesinde kapattı.
Analistler, emtia fiyatlamalarında jeopolitik gelişmelere dair haber akışının ve Fed'in faiz patikasına ilişkin sinyallerin, dolar endeksini, tahvil faizlerini ve piyasalardaki risk iştahını etkileyerek fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edebileceğini ifade etti.
Değerli metallerde, hafta boyunca jeopolitik gerginliklerin sürmesi, dolar endeksinin zayıflaması ve Fed'e dair faiz indirimi beklentilerinin etkisiyle güvenli liman talebi artarken bu görünüm değerli metallerdeki ralliyi destekledi.
Analistler, jeopolitik gerilimlerin değerli metallerdeki yükselişte belirleyici rol oynadığını ve Fed'in para politikasında gevşeme beklentilerinin de bu görünümü desteklediğini belirterek, güçlü merkez bankası alımları ile ETF'lere girişlerin de yükselişe katkı sağladığını kaydetti.
Altının ons fiyatı tamamlanan haftada 5 bin dolar seviyesini test etti. En yüksek 4.989,87 doları görerek rekor tazeleyen altının ons fiyatı, haftayı rekoruna yakın 4.986,40 dolardan tamamladı.
Gümüşün ons fiyatı da altına paralel olarak jeopolitik ve siyasi endişelerin etkisiyle değer kazanırken sanayi metali özelliği nedeniyle oluşan fiziki talebin de katkısıyla 102,5 dolarla rekor tazeledi.
Platinin ons fiyatı, değerli metaller arasında görece ucuz alternatif algısıyla talep görerek 2 bin 779,59 dolarla rekor kırdı, paladyumun ons fiyatı da hafta boyunca değer kazandı.
Analistler, platinin altına kıyasla daha ucuz bir alternatif olarak öne çıktığını ve 2026'da piyasada arz açığı oluşacağına yönelik beklentilerin de fiyatları destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıktığını kaydetti.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar platinde yüzde 19, gümüşte yüzde 15,5, paladyumda yüzde 11,9 ve altında yüzde 8,8 değer kazandı.
Baz metaller, tamamlanan haftada jeopolitik gelişmelerin yanı sıra makroekonomik verilerin de yakından izlendiği ortamda, kurşun hariç pozitif bir seyir izledi.
Şili'de dünyanın en büyük bakır madenlerinden Escondida’da sözleşmeli işçilerin greve gitmesi, maden sahasına ulaşımı sağlayan yolun geçici olarak kapatılmasına yol açtı.
Şirket, blokajların vardiya değişimlerini aksattığını ve operasyonları etkilediğini bildirerek, sorunun çözümü için yetkililere çağrıda bulundu.
Öte yandan ABD Temsilciler Meclisi, eski Başkan Joe Biden döneminde Minnesota’nın kuzeyindeki mineral açısından zengin alanda getirilen madencilik kısıtlamalarının kaldırılmasına yönelik tasarıyı kabul etti.
Tasarı Senato’ya gönderilirken onaylanması halinde ABD Başkanı Donald Trump’ın imzasına sunulması bekleniyor.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta fiyatlar libre bazında nikelde yüzde 5, çinkoda yüzde 2,2, bakırda yüzde 1,7 ve alüminyumda yüzde 1,1 değer kazanırken kurşunda yüzde 0,3 değer kaybetti.
Petrol fiyatları, Trump’ın Grönland konusundaki söylemlerini yumuşatması ve Ukrayna savaşının bitebileceğine dair olumlu haberlerin etkisine karşın Trump’ın İran’a yönelik olası askeri müdahaleye işaret eden açıklamaları sonrası artan arz endişeleriyle haftayı pozitif bir seyirle tamamladı.
Piyasalarda, Kazakistan’daki iki büyük petrol sahasında yaşanan geçici kapanmaların arzı daraltabileceğine yönelik beklentiler ile Venezuela’nın düşük ihracat hacminin ülkedeki üretim artışının sınırlı seyrettiğine işaret etmesi de fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
Öte yandan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu yıla ilişkin küresel günlük petrol talebi artış öngörüsünü 69 bin varil yukarı yönlü revize etti.
IEA’nın Petrol Piyasası Raporu’na göre, küresel talebin bu yıl geçen yıla kıyasla günlük yaklaşık 932 bin varil artarak 104 milyon 981 bin varile yükselmesi bekleniyor.
Önceki raporda artışın günlük 863 bin varil olacağı tahmin edilmişti. Talep artışının büyük bölümünün günlük yaklaşık 930 bin varille OECD dışı ülkelerden gelmesi öngörülüyor.
Raporda, geçen yıl küresel petrol talebinin önceki yıla göre günlük yaklaşık 847 bin varil artarak 104 milyon 48 bin varil seviyesinde gerçekleştiği belirtildi.
Doğal gaz tarafında ise ABD’de etkili olan sert kış fırtınası, kaya gazı üretim bölgelerinde arzın düşmesine yol açarak fiyatları destekledi.
Kaya gazı üretiminin yoğun olduğu Permian Havzası’nda sıcaklıkların düşmesiyle günlük üretimde 200 bin varil eşdeğeri kayıp beklendiği belirtilirken, gelecek iki haftada toplam 86 milyar fit küp doğal gaz üretim kaybı yaşanabileceği tahmin ediliyor.
Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 2,9 artarken New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın MMBtu cinsinden fiyatı da yüzde 15,4 değer kazandı.
Tarım emtialarında fiyatlar, ABD’de hava koşullarının kış zararı riskini artırmasıyla karışık bir seyir izledi. Güney Amerika’da Brezilya ve Arjantin’deki farklı hava koşulları ile ihracat üzerinden gelen talep sinyalleri de fiyatlamalarda etkili oldu.
Soya fasulyesinde Brezilya’da hasadın hızlanması ve Çin’in ABD’den alım taahhüdünü büyük ölçüde tamamladığına dair haberler yükselişi sınırladı. Mısırda ise güçlü sevkiyatlar ve biyoyakıt talebi fiyatları destekledi.
Bu gelişmelerle birlikte bu hafta Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 0,5, buğdayda yüzde 2,4, mısırda yüzde 1,4 ve soya fasulyesinde yüzde 0,9 değer kazandı.
ABD’de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar kahvede yüzde 1,1, şekerde yüzde 1,5 ve pamukta yüzde 1,3 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 17 azalışla tamamladı.