Kuzey Atlantik'teki ünlü batık üzerinde özel kurtarma haklarına sahip olan ABD'nin Georgia eyaleti merkezli RMS Titanic şirketi, daha önce bu eserleri yalnızca müzelerde ve gezici sergilerde sergileyeceğine dair taahhütte bulunmasına rağmen, ilk kez satışa çıkarmayı talep etti.
Şirket, aralarında bronz bir melek heykelciği, altın külçelerinden yapılmış bir kolye ve kalp şeklinde bir madalyonun da yer aldığı parçaları, lokasyonları henüz açıklanmayan dört şehirden oluşan küresel bir turnenin ardından açık artırmaya sunmayı teklif etti.
ABD çıkarlarını ve batık alanı üzerindeki denetimi temsil eden Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ise böyle bir satışın şirketin yasal yükümlülüklerini ihlal edeceğini savunuyor.
Mahkeme kayıtlarına göre hükümet, şirketin bu satış için mahkemeden onay istemediğini, böyle bir onaya ihtiyaç duymadığını iddia ettiğini ve satış kabiliyetinin kısıtlanamayacağını öne sürdüğünü belirterek açık artırmanın yasaklanmasını talep etti. RMS Titanic avukatları ise teklif edilen açık artırma düzenlemesinin mevcut mahkeme kararlarını ihlal etmediğini savunuyor.
Şirket, 1987 yılından bu yana düzenlenen kurtarma operasyonlarında binlerce nesneyi ve hatta Titanic gövdesinin bazı parçalarını yüzeye çıkardı. RMS Titanic, bu eserleri sergileyerek gelir elde ederken, geçmişte de gelecekteki keşifleri fonlamak veya mali sıkıntıları aşmak adına satış girişimlerinde bulundu. Ancak bu hamleler, ABD mahkemeleri, koruma grupları ve kazada hayatını kaybedenlerin yakınları tarafından her seferinde büyük bir dirençle karşılandı.
Buna karşın, kazadan sağ kurtulanlar tarafından kurtarılan veya enkaz alanından bağımsız olarak deniz yüzeyinden toplanan nesneler yasal olarak satılabiliyor ve yüksek fiyatlara alıcı buluyor. Geçtiğimiz nisan ayında bir yolcuya ait can yeleği 900 bin doların üzerinde bir bedelle satılırken, kurtarma gemisinin kaptanına hediye edilen altın cep saati 2024 yılında yaklaşık 2 milyon dolara el değiştirdi.
Mevcut anlaşmazlık, enkazdan çıkarılan ilk eserlerin hukuki statüsünden kaynaklanıyor. Söz konusu ilk parçalar Fransa'ya götürülmüş ve Fransız makamları bu nesnelerin mülkiyetini kurtarma şirketine vermişti. Koleksiyonun geri kalanı ise sonraki seferlerde çıkarılarak ABD'nin Virginia eyaletindeki Norfolk Bölge Mahkemesi'nde dava konusu yapıldı.
NOAA, Fransa'da veya ABD'de hak iddia edilip edilmediğine bakılmaksızın, yaklaşık 5 bin parçadan oluşan tüm koleksiyonun tek bir bütün olarak kalması gerektiğini savunuyor. Kurum, Fransız mahkemesinin şartlarının da bu eserlerin tek tek satılmamasını ve bir arada tutulmasını zorunlu kıldığını belirtiyor.
Şirket ise ABD mahkemelerinin Fransa'da tescillenen ürünler üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını öne sürüyor. Sualtı kaşifleri ve hukuk uzmanları, Titanic eserlerinin kamu yararına sergilenmesi gerektiğini, bu parçaların milyarderlerin evlerini süsleyen birer güç gösterisi nesnesine dönüşmemesi gerektiğini vurguluyor.