• Ankara
  • İMSAK

  • GÜNEŞ

  • ÖĞLE

  • İKİNDİ

  • AKŞAM

  • YATSI

  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

6 asırlık tarifle Osmanlı şerbeti yapıyor

Amasya'nın Merzifon ilçesinde aktarlık yapan Adnan Yıldırım, 6 asır öncesine dayanan tarife uygun olarak hazırladığı şerbeti müşterilerine sunuyor.

27 Mayıs 2019 Pazartesi 13:51

6 asırlık tarifle Osmanlı şerbeti yapıyor

Adnan Yıldırım, Amasya'nın Merzifon ilçesindeki aktar dükkanına kurduğu ocakta 40 çeşit bitkisel üründen oluşan bir şerbet hazırlıyor.

Yıldırım, müşterilerine ikram ederek, gazlı içecekler yerine Osmanlı şerbet kültürünün oluşması için çaba gösteriyor.

5 kuşaktır bitkisel ürünler ve aktarlıkla uğraşan bir ailenin ferdi olduğunu söyleyen Yıldırım, Anadolu'da geçmişten günümüze şifalı bitkilerle tedavi yöntemleri üzerine araştırmalar gerçekleştirdiğini anlattı.

"Bu şerbetin yani 'Şerbeti hümayun'un tarifine 2008 yılında Amasya El Yazmaları Kütüphanesi'nde başka şeyleri araştırırken rastladım. Daha sonra şerbetin 40 çeşitten oluşan asıl tarifini, oradan dijital kopyadan aldık ve hayata geçirdik. Tarifi, Sabuncuoğlu Şerefeddin'e ait "Akarabiddin" kitabından aldık. Sabuncuoğlu Şerefeddin'in kendisi, bu tarifi Akşemseddin'e dayandırıyor. İstanbul'un fethi sırasında omzunda taşıdığı ibrikle 'askerlere güç ve kuvvet gelsin' diye dağıttığını söylüyor. Kanuni Sultan Süleyman dönemine kadar ordu çok yüksek rakamlara ulaşmadan önce ordugah kurulduğunda kazan kaynatılır ve orduya katılan askerlere, marazları iyileşsin, sağlık problemi varsa ona şifa versin, gücü kuvveti yerine gelsin, daha dirayetli olsun diye ikram edilirmiş."

"Geleneğimizi, kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz"

Osmanlı'daki şerbet kültürünün günümüzde de yaygınlaştırılması gerektiğini anlatan Yıldırım, bu kültürü tekrar canlandırmaya çalıştığını vurguladı.

Özellikle ramazan ayında şerbeti önerdiklerinden bahseden Yıldırım, şunları söyledi:

"Alternatif değil ana içeceğimiz olsun, sindirim sistemi rahatlasın, 17-18 saat sürdüğü dönemde daha rahat oruç tutalım. Acıkma hissi çok fazla oluşmasın, susuzluk problemi yaşamayalım diye şerbetlikle, su bardağından biraz ufak bardakla iftar ve sahurda 1 bardak içilmesini kafi görüyoruz. 10 yıldır her ramazanda gelen bütün müşterilerimize ikram ediyoruz. Geleneğimizi, kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Halka yayılması için de büyük gayret sarf ediyoruz. 6 asırlık bu şerbet gibi geçmişten gelen bütün şerbetleri hayatın içinde canlı tutmak gerekiyor. Bunun için mücadele ediyoruz."

Yıldırım, evde yapmak isteyenler için sosyal medyadan şerbetin tarifini paylaştıklarını belirtti.

Kaynak: AA