• Ankara
  • İMSAK

  • GÜNEŞ

  • ÖĞLE

  • İKİNDİ

  • AKŞAM

  • YATSI

  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

“Sahur yemeğinde bereket vardır”

Maddi ve manevi bereketlere vesile olduğuna inanılan sahur yemeğinin dinde de büyük bir önemi var. Peki, sahur neden önemli?

Ramazan, maddi ve manevi arınma ayı. Aç kalmaya değil, bedeni ve nefsi disiplin etmeye odaklanma zamanı. Ramazan süresince metabolizma yavaşlıyor, vücut azla yetinmeye odaklanıyor. Bu ayda sadece sahurda ve iftarda besin tüketiliyor. Ramazanda en çok dikkat edilmesi gereken hususlardan biri sağlıklı beslenme.

Ramazanda beslenme şekli ve yemek saatleri değişiyor. Uzmanlara göre, kahvaltı günün en önemli öğünü. Bu ayda bağışıklık sistemini güçlü tutmak için de mutlaka sahura kalkılmalı. Peki, sahurun dindeki yeri nedir?

Din İşleri Yüksek Kurulundan alınan bilgilere göre, sahur yemeği, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemektir. Hz. Peygamber, sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir (Buhârî, Savm, 19, 20).

“Sahur yemeğinde bereket vardır”

Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde “bereket” olduğunu söylemiş ve sahur yemeğinin, Müslümanların orucu ile ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu belirtmiş. Onun sahurla ilgili sözlerinden hareketle fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu söylemişler.

Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddi-manevi bereketlere vesile olacağını belirtmiş. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş ve bu vakitte hem dua hem de istiğfar etmek suretiyle cennet ehlinin özelliklerine sahip olmuştur. Bu şekilde manevi lezzetlerle başlanan oruç daha canlı, daha şevkli tutulur. Bu tür maddi-manevi bereketleri olan sahur, ihmal edilmemelidir.