• 14 KASIM 2018, ÇARŞAMBA

TRT Haber

  • DOLAR 5.479
    EURO 6.198
  • BIST 92708.56
    ALTIN 211.868

No Land grubu içlerinden gelen sesin peşinde...

No Land, Türk, Kürt, İranlı ve Azeri müzisyenlerin bir araya gelerek oluşturdukları bir müzik grubu. Grup üyeleri müzik dışında da bir arada vakit geçiren sıkı dostlardan oluşuyor.

Grupta vokal ve kemanda Kamil Hajiyev var. Azerbaycan’dan altı sene önce gelen Kamil ve İran’dan sonra kendini bir şekilde İstanbul’da bulan Sahan Lesani’nin yolları İstanbul’da kesişmiş ve Türkiye’den gitarist Mehmet Akif Ersoy’un da katılımıyla grubun temelleri atılmış. Mehmet Akif grubun ilk oluşum aşamasından, ilk parçalarını yaparken yaşadıkları zorluklardan ve başarılarının haklı gururundan bahsediyor.

Grubun kurucularından elektro gitarist Sahand Lesani beş yıldır Türkiye’de yaşayan İran asıllı bir müzisyen. Babasının müziğe olan yatkınlığının onun müziğe olan ilgisini tetiklediğinden bahsediyor. Sahand için yaptıkları tınıyı batı ve doğu müziğinin bir sentezi olarak yorumlamak gibi bir seçenek olsa da müziği bu şekilde adlandırmanın ve sınırlandırmanın mümkün olmadığını düşünüyor.

Bize Her Yer Gurbet

No Land grubun çoğunluğunun haleti ruhiyesini yansıtan bir isim olarak seçilmiş. Kamil “Grup üyelerinin çoğunluğu gurbette…” diyor ve ekliyor “Bize her yer gurbet gibi bir anlam yüklesin istedik” 

Altı yaşından beri müzikle uğraşan Yasemin Alpalan çocuk korosuyla başlayan müzik eğitimini altı senedir uğraştığı perküsyonla sürdürüyor. Müziğin dili olmadığını ve bu birleşimin bunu kanıtlar nitelikte bir örnek olduğunu söylüyor.

Grubun en yeni üyesi Hazal Akkerman No Land’e dahil olduğu zamandan beri grup arkadaşlarından ayrı vakit geçirmediğinden, bir diğer yeni üye Can Koloğlu aynı tınıyı yakalamada iyi arkadaşlar olmalarının payından ve istediği müziği yapabiliyor olmanın lüksünden bahsediyor. Kamil, iyi bir müzik grubu olma yolundayken yakaladıkları bu kimyayı müzisyenliğe değil No Land’in barındırdığı tatlı karakterlere borçlu olduklarını anlatıyor. Çıktıkları bu yolda en büyük destekçileri olan ortak arkadaşları Nermin Yalçınkaya’nın değimiyle grup içlerinden gelen sesin peşinde.

Şarkıların sözleri senarist Vugar Hasani’nin kaleminden çıkıyor. Kamil’le Azerbaycan zamanından, liseden beri tanışıyorlar. Vugar yazdığı her sözün, Kamil’in bestelerinde en iyi şekilde ifade edildiğini düşünüyor. Vugar’ın zaman zaman Kamil’in ısrarlarını kıramayıp şarkılara eşlik ettiği de oluyor. Grubu ve söz yazarları Vugar’ı eşinden dinliyoruz. Vugar ve Afak’ın aşkı birbirlerinin yazılarını tanımalarıyla başlıyor. Sosyal medyadan uzaklaşıp mektuplaşmaya başlıyorlar. “Sevgili Vugar...”“Sevgili Afak...”la başlayan eski usul mektuplaşmaların ardından tanışma kararı alıyorlar.

İki genç, yüz yüze görüşmeden, okuduğu satırların sahibinin kim olduğunu bile bilmeden mektuplaşmaya başlamışlar. Otuz üç mektup sonra buluşma kararı alınmış. Buluşma mekanı olarak bir metro istasyonunu seçilmiş. İstasyonda metroyu beklerken yapılacak beş dakikalık sohbetin ardından ayrı vagonlara binmeyi ve eğer bir sonraki istasyonda inen olmazsa birbirlerini kırmadan bu ilişkiyi nihayetlendirmeyi kararlaştırmışlar. İkisi de bir sonraki istasyonda inmiş ve bundan sonra bindikleri her  metroda hep aynı vagonlarda seyahat etmişler.

Böylece Bakü’de bir metro istasyonu, çağın getirdiği temponun içinde koşturan insanlar arasında Vugar ve Afak’ın aşkının zarafetine tanıklık etmiş.

No Land grubu yeni kuşağın doğuyu ve batıyı harmanlayarak yaptığı müzik ziyafetini ve kimileri için eskide kalmış bir zarafetin dokusunu barındırıyor.

İçimdeki Ses, 15.20’de TRT Haber’de...

TRT HABER PROGRAMLAR