Az Bulutlu 30.6ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Gündem
27.10.2011 07:14

Erdoğan: İktidarı Kaybetsem de Yapacağız

Başbakan Erdoğan, "İktidarı kaybetsek de biz yapacağız" dedi.

Erdoğan: İktidarı Kaybetsem de Yapacağız

Başbakan Tayyip Erdoğan Van depreminde bir kez daha ortaya çıkan çürük bina sorununa kesin çözüm için startı verdi.

Yapacakları yasal düzenleme sonrasında kaçak yapıları yıkacaklarını belirten Erdoğan, "iktidarı kaybetsek de kaçak yapıları kamulaştırarak biz yıkacağız" dedi.

İlk 24 saatte bazı sıkıntıların yaşandığını belirterek özeleştiri de yapan Erdoğan, sosyal paylaşım siteleri ve televizyonlarda depreme ilişkin yapılan "ırkçı" yorumları lanetlediğini belirtti.

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında partililere seslenen Erdoğan'ın mesajları şöyle:

YASA GELİYOR

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ile bir çalışma içine gireceğiz. Artık şehirlerimizde kaçak yapı, gecekondu, bunlara yönelik gerekirse yetkiyi tamamen Bakanlığımıza alacağız ve bu tür binalarını yıkmayanlara sormadan kamulaştırmasını yapacak ve bu binaları biz yıkacağız. Bedeli ne olursa olsun, oy verirmiş vermezmiş biz bunları dinlemeyeceğiz artık. Çünkü bu tabloları defaatle yaşamaktansa iktidarı kaybetmek çok daha hayırlıdır.

Yaşanan felaketleri tüyler ürpertici bir ırkçılık, ayrımcılık vesilesi olarak kullanmayı şiddetle reddettiğimi ve kınadığımı altını çizerek ifade etmek istiyorum. Sosyal paylaşım sitelerinde, bazı televizyon ekranlarında, bazı gazete köşelerinde dile getirilen, ayrımcılığa ilişkin her ifade insanlık dışıdır, vicdansızlıktır. Ben bunları lanetli olarak görüyorum.

Bir taraftan barışa ihtiyacımızın olduğu böyle bir günde 'bunu fırsata dönüştürelim' diyeceksin; öte taraftan kalkıp meydanda naralar atacaksın. Bu nasıl bir barış anlayışıdır? Bu nasıl bir kardeşlik arayışıdır? Böyle bir günde askerimizi mayın tuzağında vurmak isteyen anlayış ve o anlayışın uzantılarının kardeşlik duygusu olabilir mi?

Bingöl'e nasıl anında müdahale ettiysek, Erzurum'a, Bursa'ya, Elazığ'a, Simav'a nasıl anında ulaştıysak; Van'a da ulaştık ve orada da yaraları biz saracağız. Bir ayrımcılık yapılmadı. Bu Kürt müdür, Türk müdür, Zaza mıdır denmedi; 'Benim insanımdır' denildi. Bunu farklı yerle çeken zihniyetlere sesleniyorum: 'Artık bu işten vazgeçin. Artık bıktırdınız, yeter. Bundan vazgeçin.'

Bir köyde söyleşi yapıyor; 'devlet bu köye gelmedi' diyor. Arkasında Kızılay'ın çadırı var. Böyle bir anlayış olur mu? Depremin ardından, daha ilk saniyelerde, devleti, hükümeti suçlayan, enkaz kaldırmak yerine fitne çığırtkanlığı yapanları Doğu, Güneydoğulu kardeşlerimin takdirine havale ediyorum. Birileri, adeta devlet oraya ulaşmasın, yaralıların yarasını sarmasın diye tahrik içine giriyor.

VAN TURNUSOL KÂĞIDI

Van depremi, bir turnusol kağıdıdır. Bölgeye yatırım gelmemesi, huzur, kardeşlik gelmemesi için yıllardır mücadele edenler, deprem esnasında da devlet yardımı ulaşmasın diye elinden gelen provokasyonu yapıyor. Güya çıkacak, 'Bakın, devlet gelmedi, hükümet gelmedi' diyerek bölge insanını tahrik edecek. Ölümler umurunda değil, harap olmuş ocaklar üzerinden rant devşirmeye çalışıyorlar.

İstanbul, Konya, Kayseri, Ankara, Erzurum Van'a ulaşıyor, ama o bölgedeki malum belediyeler hemen yanı başlarına ulaşmaktan aciz kalıyorlar. Polis taşlamak, asker taşlamak, molotof atmak, sağı soğu yakıp yıkmak için anında organize olanlar, bakıyorsunuz, afet anında ortalıkta yoklar. Benim milletim şunu da görsün; askeri, polisi, jandarması, bütün güvenlik birimleri orada mağdur vatandaşımın yardımına koşarken, terör örgütü saldırılarına devam ederek, hem de Van'ın ilçelerinde mayın tuzakları kurarak, ne kadar kanlı bir şebeke olduğunu bir kez daha gösteriyor. İşte bu alçaklığa verilecek en net cevap, dayanışmadır, kucaklaşmadır.

Terör örgütü, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinin ardından, hedefine AK Parti'yi ve Hükümetini koymuştur. Ne yazık ki başta CHP olmak üzere, Mecliste grubu bulunan partiler de terör örgütünün bu tuzağına düşüyor. CHP Genel Başkanı, Irak Bölgesel Yönetimiyle yaptığımız görüşmeleri kastederek, 'Kimse öyle bir hayale kapılmasın. Barzani'yi orada yaşatmazlar' diyor. Sayın Kılıçdaroğlu sen bu sözünle kime yol gösteriyorsun, kime akıl veriyorsun? Allah aşkına böyle düşüncesizlik, böyle patavatsızlık olur mu?
 

Sıradaki Haber
Arama Kurtarma Ekibi Gözyaşına Boğuldu
Yükleniyor lütfen bekleyiniz