Kategoriler
GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AB'ye: Türkiye'ye karşı tavrınızı gözden geçirin

12 Kasım 2019 Salı 10:45 - Son Güncelleme 12 Kasım 2019 Salı 13:57

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB'ye seslenerek, "Suriye tarafında kontrol altında tutan Türkiye'ye karşı tavrınızı gözden geçirin. Kapılar açılır, DEAŞ’lılar size gelir, bize gözdağı vermeye kalkmayın." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'ye hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Amerikan Başkanı Sayın Trump'ın davetine icabetle çalışma ziyareti gerçekleştirmek amacıyla birazdan Washington’a hareket edeceğim. Bu ziyareti, Türk-Amerikan ilişkilerinin içinden geçmekte olduğu sancılı bir dönemde icra ediyoruz. Sayın Trump'la gündemimizde yer alan tüm konuları ayrıntılı ve samimi bir biçimde görüşeceğimize inanıyorum. Ziyaret vesilesiyle terörle mücadele başta olmak üzere güvenlik konularını, askeri ve savunma sanayii işbirliğimizi ve ticari münasebetlerimizi de ele alma fırsatımız olacak.

Sayın Trump’la ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefini koymuştuk. Bu hedefe ulaşmak amacıyla atılacak adımlarla yapılan çalışmaları da görüşmemizde değerlendirme imkanı bulacağız. ABD Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde yapılacak toplantıyı bu bakımdan son derece önemsiyorum.

Türk-Amerikan temsilcileriyle gerçekleştireceğimiz istişareler, ülkemize yönelik propagandaların arttığı bugünlerde inşallah gerçeklerin anlaşılmasına büyük katkı sağlayacaktır.

"Peşlerini bırakmamakta kararlıyız"

FETÖ terör örgütü meselesi de yine ele alacağımız konular arasında en üst sıradadır. 15 Temmuz gecesi demokrasimize saldıran, 251 insanımızı şehit eden, 2193 kardeşimizi, evladımızı gazi olarak bugünlerde yine kendileriyle birlikte yaşam sürdürdüğümüz, ailelerini yine aynı şekilde bu yaşamını devam ettirdiği kardeşlerimizin durumu da bu yapıyla mücadele konusundaki beklentilerimizi bir kez daha ortaya koymuştur.

Pensilvanya’daki teröristbaşının ülkemize iadesi için bugüne kadar birçok adım attık, atmayı sürdüreceğiz. Tüm darbeciler yargı önünde hesap verene kadar peşlerini bırakmamakta kararlıyız.

"Bugüne kadar biz düşündük, bundan sonra da onlar düşünsün"

Washington'da yapacağımız temaslarda ikili ilişkilerimizin yanı sıra özellikle Suriye meselesini de enine boyuna konuşacağız. Bu bağlamda DEAŞ ve PKK/YPG gibi terör örgütleriyle mücadelede işbirliği üzerinde duracağız. Ülkemizin DEAŞ’la mücadelede ödediği bedelleri ve kararlılığını bir kez daha gündeme getirirken, bu sıralar DEAŞ’lıları ülkelerine iadeye başladık. Tabii buralarda da ciddi bir telaş, tutuşma süreci başlamış bulunuyor. Bugüne kadar biz düşündük, bundan sonra da onlar düşünsün. Onlar ne yapacaklarının kararını versinler.

 

 

"Ferhat Abdi Şahin'in nasıl bir terörist olduğunu ifade edeceğiz"

9 Ekim tarihinde başlattığımız Barış Pınarı Harekatı ile ilgili gelinen son aşamayı ayrıntılarıyla konuşma fırsatı bulacağız. Kendilerine Amerika'nın PKK/YPG terör örgütüne tıpkı DEAŞ ve diğer terör örgütleri gibi yaklaşması ve muamele etmesi gerektiğini de söyleyeceğiz. Tabii bu arada Ferhat Abdi Şahin’in nasıl bir katil olduğunu, nasıl bir terörist olduğunu ve böyle bir teröristi kendilerinin kabul etmesinin yanlış olduğunu da aynen belgeleriyle ifade edeceğiz. Bu teröristbaşının da Türkiye’mizde bugüne kadar yapmış olduğu bütün terör eylemlerinin, resimleriyle, belgeleriyle kendilerine takdim edeceğiz.

"Bütün plan, proje çalışmalarımızı da burada gösteriyoruz"

Bu harekatla ilgili vardığımız mutabakatın hala tam olarak yerine getirilmediği hususunu da yine belgelerle kendilerine ifade edeceğiz. Güvenli bölge konusunda da yine hazırladığımız belgeleri ki yine bunlardan bir tanesi şu anda Suriye’deki durumu bu şekilde yine içinde bütün plan, proje çalışmalarımızı da burada gösteriyoruz. Aynı zamanda güvenli bölge ile ilgili alakalı olarak da bölgenin şu anda geldiği noktayı da ifade ediyoruz.

"Amerika Diyanet Merkezi’ni de ziyaret edeceğiz"

Bir diğer konu, 13 Kasım Çarşamba günkü resmi temaslarımızın ardından da Maryland Eyaletindeki Amerika Diyanet Merkezi’ni de ziyaret edeceğiz. 2 Nisan 2016’da açılışını yaptığım bu merkez, camisiyle, kütüphanesiyle, misafirhanesiyle, derslikleriyle, diğer müştemilatıyla ülkemizin Amerika’daki gurur kaynaklarından bir tanesidir. Merkezimiz, kısa sürede Amerikalı Müslümanların buluştuğu, bir araya geldiği, gerek master gerek orada lisans eğitimi yapan öğrencilerin kaldığı bir yer konumunda. Çok çeşitli, verimli tartışmaların da olduğu bir merkez haline geldi. İnşallah burada vatandaşlarımız, soydaşlarımız ve Amerikalı Müslüman kardeşlerimizle bir araya geleceğiz.

"Terörle mücadele öncelikli konumuzu oluşturmaktadır"

İlişkilerimizdeki sisli havaya rağmen Başkan Trump'la sorunların çözüme kavuşturulması ve ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında hemfikiriz. Önceki yönetim bakiyesi kimi kesimlerin bürokratik ve siyasi sabotaj girişimlerine rağmen şimdiye kadar pek çok konuda ciddi mesafe aldık.

Trump ile önce dar kapsamlı bir görüşme ve heyetler arası görüşme gerçekleştireceğiz. Daha sonra da geniş kapsamlı bir basın toplantısı yapacağız. Terörle mücadele bütün bu görüşmelerimizde öncelikli konumuzu oluşturmaktadır. Her iki ülkenin güvenliğini ilgilendiren konularda yeni bir dönemi başlatmak istiyoruz." ifadesini kullanan Erdoğan, ziyaretin hayırlı sonuçlara vesile olmasını diledi.

"Hala terör örgütleri burada"

Terör örgütlerinin bu bölgeden çekildiğini söylemek mümkün değil. Hala terör örgütleri burada. Dün Kamışlı'da sivillere yönelik cereyan eden terör eylemleri ortada. Ondan önceki günlerde sivillere yönelik terör eylemleri ortada. Münbiç'ten çekildiğini söylememiz mümkün değil, terör örgütleri Münbiç'te de ne yazık ki var. Aynı şekilde kısmen Tel Abyad'da da bunlara rastlıyoruz. Aynı şekilde bunlar Tel Rıfat'ta da var. Ne Rusya ne Amerika bu terör örgütlerini verdikleri ne saatlerde ne de günlerde temizleyebilmiş değil. Bunları Sayın Trump ile konuşacağız, döndükten sonra Sayın Putin ile de tekrar telefon görüşmesiyle bu gelişmeleri değerlendirme imkanı bulacağız. Çünkü İdlib'de de benzer bazı sıkıntılar hala yaşanmaya devam ediyor.

 

 

"Bu müzakere masasında olmak da bizi bağlamaz"

Avrupa Birliği bir şeyi unutuyor. Çünkü Avrupa Birliği'nde şu anda görev yapanların birçoğu siyasette hala çok yeni. Bunların birçoğu da maalesef yeniliğin verdiği cehaletle yaklaşıyorlar.

Uluslararası hukukun herhangi bir hak vermediği ülkeler buralarda kendilerine göre çalışma yapma hakkını elde etti. Bunların bir kısmı da AB üyesi ülkeler. Ama Türkiye'ye gelince 'Türkiye buralara giremez, yaptırım uygulayacağız.' diyorlar. Zaten siz bize 1959'dan, 1963'ten beri yaptırım uyguluyorsunuz. 'Aldık, alacağız.' diye sürekli Türkiye'yi oyaladınız. Hangi ülkeler geldi geçti, onları Avrupa üyesi yaptınız ama Türkiye'ye karşı hiçbir zaman verdiğiniz sözleri tutmadınız. Bunlara karşı köşeli ifade kullandığınız zaman da kötü oldunuz. Ey Avrupa Birliği şunu bilin, Türkiye, sizin bugüne kadar tanıdığınız ülkelerden biri değil. Şu anda sizinle müzakere masasında olan bir ülke. Bu müzakere masasında olmak da bizi bağlamaz. Bunu da bilmenizi istiyoruz. Bu müzakereler bir anda da bitebilir.

"Türkiye'ye karşı takındığınız tavrı iyi bilin"

Şu anda 4 milyon mülteciyi ülkesinde ağırlayan bir Türkiye'ye karşı takındığınız tavrı iyi bilin. Bu kadar DEAŞ'lıyı şu anda cezaevlerinde bulunduran ve aynı şekilde Suriye tarafında bulunanları da kontrol altında tutan bir Türkiye'ye karşı takındığınız tavrı iyi gözden geçirin. Bunları siz hafife alıyor olabilirsiniz, bu kapılar açılır bu DEAŞ'lılar da size gönderilmeye başlandı, gönderilir. Ondan sonra siz başınızın çaresine bakın. Türkiye'ye gelip de Kıbrıs'taki bu gelişmelerle ilgili gözdağı vermeye de kalkmayın. Biz bunları da pek takmayız, yolumuza devam ederiz.

 

 

"Devamlı taciz atışları devam ediyor"

Planları yaparsınız, bu planların bazıları çok böyle planlandığı gibi yürür, bazıları da sıkıntılı olur, aksayarak yürür. Şimdi burada düşünün çok ciddi bir mücadele var. Adeta bir savaş havasında bir yapı söz konusu. Çünkü karşımızda dikkat edin kimler var? Devamlı isim vermemize gerek yok. Kimlerle Türkiye bir şeyin mücadelesini veriyor? Yani Amerika'nın 32 bin, 33 bin tır silah, mühimmat, araç gereç gönderdiği bir ülke. Kime gönderiyor bunu?

Suriye devletine değil, terör örgütlerine gönderiyor. Niye gönderiyor? Terör örgütleri burada çok ciddi bir yapılanmaya girsin ve bu yapılanmayla birlikte de kime karşı elde ettikleri bu silahlarla, bu mücadeleyi verecekler? Herhalde Türkiye'den başkası değil. İşte devamlı taciz atışları devam ediyor. Nereye? Türkiye'ye. Şehit olanlar, yaralananlar kimlerden? Benim vatandaşlarımdan. Aynı şekilde bizim kendi Mehmetçiklerimiz de. Bakın şu an itibarıyla Silahlı Kuvvetlerimizden 11 şehidimiz var, 163 yaralımız var, Suriye Milli Ordusundan 202 şehit var, 656 yaralı var. Sivil can kaybı 21, sivil yaralı ise 184.

Bunun hesabını kim verecek? Şu anda bölgede beraber güvenli bölge yapıyoruz, devriye çalışmaları yapıyoruz. Yapıyoruz da yani neticeye bakın. Neticeye gelince herhangi bir netice maalesef yok. Öbür tarafta kontrol altına alınan toplam alana baktığımız zaman 4 bin 219 kilometrekarelik alan şu anda kontrol altında ama bunun yanında yine kontrol altına alınan meskun mahale baktığımızda o da 579.

"NATO ne iş yapıyor?"

Bütün bunlara rağmen mücadeleyi bu şekilde verdik ve vermeye de devam edeceğiz. Hepsinden öte burada biz Amerika, Rusya ile bugüne kadar yürüttüğümüz samimi çalışmayı, bunda sonra da kararlı bir şekilde yürütmek istiyoruz. Aynı şekilde tabii bir Soçi mutabakatı üçlüsü var. O da Rusya, Türkiye, İran. Bunun aynı şekilde yürümesi lazım ama çok daha önemlisi var.

O da özellikle NATO Paktı içinde yer alan ülkeler olarak NATO'nun buraya şu ana kadar eğilmediği bu süreci gözden geçirmesi lazım, artık eğilmesi lazım. İşte onun için 3-4 Aralık tarihlerinde İngiltere'deki Liderler Zirvesi'ni çok önemsiyorum. Liderler Zirvesi'nde bunları tepeden tırnağa gündeme getireceğiz. NATO ne iş yapıyor?

Bu 5. madde ne işe yarar? Bunların hepsini orada gündeme getireceğiz. Orada bütün NATO ülkelerine ki bu NATO ülkelerinin büyük bir çoğunluğu da biliyorsunuz AB üyesi ülkelerdir. Hepsini orada, bunları, bütün belgeleriyle ortaya koyacağız. Eğer NATO kendi müttefiklerine her zaman bu şekilde bakıyor, yalnız bırakıyorsa herhalde bunun izahı mümkün değildir. Dünyanın çok değişik yerlerinde ihtiyaç olduğu zaman Türkiye'yi haberdar edeceksin.

 

 

Belli ücretin ödenmesi noktasında Türkiye dünyada şu anda Amerika'dan sonra neredeyse ikinci, üçüncü sırada yer alıyor. Böyle bir görevi ifa edecek. Böyle bir saldırı karşısında, terörle mücadele karşısında Türkiye'yi yalnız bırakacaksınız. Bunların hepsini Londra'da da gündeme getireceğiz.

DEAŞ'lıların iadesi

Orada sınırda kalmış kalmamış artık onlar bizi çok da ilgilendirmiyor. Biz şimdi bunları göndermeye devam edeceğiz. Yani burada almışlar, almamışlar, bunlar bizi pek de ilgilendirmiyor. Bunların başka belki planları da olabilir. Onları da yeri geldiği zaman uygulamaya koyarız.

 

 

Kaynak: AA/TRT Haber