Tarım ve hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu Munzur, Sülbüs, Hel ve Yılan dağları arasında kurulu Tunceli`de, kar yağışı ve soğuk hava yaşamı olumsuz etkiliyor.
Kar kalınlığının yer yer 1 metreyi aştığı Ovacık, Hozat, Pülümür, Nazımiye, Mazgirt, Çemişgezek ve Pertek ilçelerinin yüksek kesimlerinde yaşam süren besiciler, çetin kış koşulları nedeniyle zor ve yorucu günler geçiriyor.
Bazen tipinin de etkili olduğu ilçelerde keçi ve koyun yetiştiriciliği yapan besiciler, zamanlarının çoğunda hayvanlarıyla ilgileniyor.
Güneş doğmadan önce uyanıp evlerinin alt kısmındaki ahırlara inen besiciler, yaklaşık 3 kilometre uzakta kurdukları ağıllara ise karlar arasında zorlu yolculuk yaparak ulaşıyor.
Karla kaplı ahırların çatısı ve çevresinde biriken karları temizleyen besiciler, yaz aylarında istifledikleri saman, fiğ, yonca ve otları, beyaz örtünün altından çıkarıyor.
Meşakkatli çalışmayla çıkarılan yemler, daha sonra eşek, kızak ve el arabası yardımıyla ağıllara taşınarak yemliklerde keçi ve koyunlara veriliyor.
Umutla beklenen oğlak ve kuzular dünyaya gelmeye başladı
Umutla beklenen oğlak ve kuzular dünyaya gelmeye başladı
Besiciler, umutla bekledikleri oğlak ve kuzuların da şu sıralar dünyaya gelmesiyle mutluluk yaşıyor.
Her yıl ocak sonu ve şubat ile martta yaşanan oğlak ve kuzu doğumları nedeniyle mesaileri artan besiciler, ahırlarda nöbet tutup, doğum sırasında zorlanan keçi ve koyunlara veteriner gibi yardımcı oluyor.
Besiciler, sağlıklı dünyaya gelmesi için çaba sarf ettikleri kuzu ve oğlaklara şefkatle yaklaşıp ağız sütü veriyor.
Besici Özgür Karataş, üniversiteden bir yıl önce mezun olmasının ardından köyüne dönüp ailesiyle bu işi yapmaya başladığını söyledi.
İşimizi severek yaptığımız için kendimizi mutlu hissediyoruz
"İşimizi severek yaptığımız için kendimizi mutlu hissediyoruz"
Yazları Tunceli`nin yaylalarına çıktıklarını anlatan Karataş, "Kışın ise hayvanlarımıza Pertek ilçesi Akdemir köyünde bakıyoruz. Kış aylarının oldukça zor tarafları var. Kar çok yağdığı için koyunlar bazen suya gitmekte zorlanıyor. Ama bu durum bizim için engel değil ve hiçbir zaman engel olarak da görmedik. İşimizi severek yaptığımız için kendimizi mutlu ve huzurlu hissediyoruz."
Koyunların doğum yapmaya başlamasından dolayı mesaisinin biraz daha arttığını belirten Karataş, "Gece yarılarına kadar uyumadığımız günler oluyor. Hayvanların kuzulamasını bekliyoruz. Bu süreçte doğum yapan koyunlardan yavrusuna sahip çıkmayanlar oluyor ve doğum sırasında zor durumlar yaşanıyor. Ondan dolayı bu durum bizim için çile olabiliyor." ifadelerini kullandı.
Kadın besicilerden Güler Oguz da her gün erken saatlerde uyanarak hayvanlarıyla ilgilenmeye başladığını söyledi.
Kuzular dünyaya gelmeye başlayınca tüm zorluklar unutuluyor
"Kuzular dünyaya gelmeye başlayınca tüm zorluklar unutuluyor"
Hayvancılığın zor taraflarının olduğunu dile getiren Oguz, şunları kaydetti: "Koyunların kaldığı ağıla geliriz ve ağıllarımızı süpürürüz. Koyunlarımızı yemleriz. Bu çalışmaları yaptıktan sonra kahvaltı için eve gider ve akşam üzeri tekrar ağıla geliriz. Bizler bütün gün hayvanlarla uğraşıyoruz. Çok zor bir meslek. Bir kadın olarak üstesinden gelmeye çalışıyorum. Ama kuzular dünyaya gelmeye başlayınca tüm zorluklar unutuluyor. Hayvancılığın en güzel yanı kuzuların dünyaya gelmeye başlamasıdır."
Yükleniyor lütfen bekleyiniz