Doğal güzellikleri, eşsiz maviliği ve keşfedilmeyi bekleyen koylarıyla bölgenin en önemli destinasyonlarından Van Gölü`nün, derinliklerindeki güzelliklerle de dalış turizmine kazandırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Bu kapsamda, Van Büyükşehir Belediyesinin davetiyle kentte gelen SUFOD Başkanı Ateş Evirgen ile yönetim kurulu üyeleri, 4 gün boyunca Van Gölü`nün değişik noktalarında dalış gerçekleştirdi.
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Adilcevaz Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Cumali Birol`un da katıldığı dalışta, SUFOD üyeleri gölde adeta peribacalarını andıran mikrobiyalitler ile batık geminin görüntülerini çekti.
Bitlis`in Adilcevaz ve Tatvan ilçelerinde gerçekleştirilen dalış sonrası gazetecilere açıklama yapan Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, Van Gölü`nün, su kalitesinin yanı sıra su altında barındırdığı gizem ve güzelliklerle dalışseverler için cennet niteliğinde olduğunu söyledi.
Van Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle gölde sürdürdükleri 4 günlük çalışmayı sonlandırdıklarını aktaran Akkuş, şöyle konuştu: "Ülkemizin su altı ile ilgili tek derneği olan SUFOD`un başkanı ve ekibi Van Gölü`ne gelip güzellikleri görüntüledi. Van Gölü, balıkçılık ve taşımacılıkla ekonomiye sunduğu katkıyla ön planda fakat ülkemizin en bakir alanlarından ve araştırılmamış en büyük ekosistemlerinden birini teşkil ediyor. Bu sebeple SUFOD`un bölgeye olan ilgisi çok önemli. SUFOD`un çektiği fotoğraf ve görüntüler, ileriye yönelik Van Gölü`nün tanıtılması ve burada dalış turizminin canlandırılması için çok büyük öneme haiz. Önümüzdeki günlerde Van Gölü`nün etrafında onlarca dalış okulu ve bu bölgenin gençlerinin görev aldığı onlarca dalış rehberi yetiştirileceğini umuyoruz."
Göl kenarında bulunan İnköy ve Altınsaç köyleri ile Adilcevaz açıklarında, Rus batığının olduğu bölgede ve gölün dört bir yanında dalış gerçekleştirdiklerini belirten Akkuş, kendilerini destekleyen Van Valisi Mehmet Emin Bilmez ve Van Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti.
SUFOD Başkanı Ateş Evirgen ise su altı fotoğrafçıları ve filmcilerinin, denizlerin altının gözü kulağı olduğunu kaydederek, dış dünyayla bütün köprüyü su altı fotoğrafçıları ve filmcilerinin sağladığını aktardı.
İnsanlar için suyun altının bilinmeyen, görünmeyen ve fazla da önemsenmeyen bir alan olduğunu belirten Evirgen, şöyle devam etti: "Ama böyle değil. Biz su altı fotoğrafçıları ve filmcileri, genellikle Türkiye`nin dört bir yanındaki denizlere dalmaya alışmışız. Oradaki görüntüleri çıkarıyoruz ama iç sular Anadolu`nun en büyük zenginliği. Bunların başında Van Gölü geliyor. Ne yazık ki Van Gölü`ne hep uzak durduk. İçindeki canlı türlerinin az olması belki de uzak durmaya neden oldu. Van Gölü`nü inci kefali ile tanıyoruz. İnci kefali son yıllarda su altı fotoğrafçılarının gözdesi oldu ama onlardan daha da önemli mikrobiyalit var. Kapadokya`daki peribacalarının görüntülerinin aynısı. Van Gölü`nün bir zenginliği ve burada var. Bunları fotoğraflarla ortaya çıkardık. Bütün amacımız köprüyü yeni kurmak, Van Gölü`nün gizli kalmış güzelliklerini insanlarla tanıştırmak ve göle bir katma değer katmaktır. Van Gölü`nün zenginlikleri gerçekten saklı kalmış. Bundan sonra bu çalışmalarımızın üzerine koyarak tüm Türkiye`ye gölün tanıtımını yapmak istiyoruz. Bizi davet eden Van Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederiz."
Prof. Dr. Sarı da 2013`den beri Van Gölü`ndeki mikrobiyalitlerin dağılımlarıyla ilgili çalışma yaptıklarını bildirdi.
Bugüne kadar çeşitli ekiplerle çalışma imkanı bulduklarını anlatan Sarı, "SUFOD ile beraber 4 gündür Van Gölü`nün muhtelif yerlerinde dalışlar yapıldı. Zaten mikrobiyalitleri genel anlamıyla ortaya çıkarmıştık. Şimdi bunların tanıtılmasında, güçlü şekilde kamuoyuyla paylaşılmasında ve turizme kazandırılması konusunda bir çaba var. Bunun için Van Valiliği, Van Büyükşehir Belediyesi, Adilcevaz Kaymakamlığı, Adilcevaz Belediyesi ile Adilcevaz Kültür ve Sanat Derneği`ne teşekkür ediyoruz." dedi.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz