Türkiye`de TPS tedavisini uygulayan isimlerden Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Akçay Övünç Özön, AA muhabirine yaptığı açıklamada, alzaymırın halk arasında "bunama" olarak bilinen demans hastalığının içinde yaklaşık yüzde 70 oranıyla en yaygın görülen tür olduğuna işaret etti. Özön, "Ülkemizde maalesef 600 bin ile 1 milyon arasında alzaymır hastası olduğu tahmin ediliyor. Dünyada ise 50 milyona yakın alzaymır hastası var. 2050`de alzaymır açısından Türkiye`nin dünyada 4. sıraya yükseleceği öngörülüyor." dedi.
Beyin hücrelerini dejenerasyona uğratan ve ilerleyici olan bu hastalığın, 65 yaş üstünde her 100 kişiden 8`inde, 85 yaşından sonra ise her 2 kişiden 1`inde görüldüğüne dikkati çeken Özön, alzaymırın genetik faktörler nedeniyle nadiren genç hastalarda da ortaya çıkabildiğini dile getirdi.
Alzaymır sadece unutkanlık değil
"Alzaymır sadece unutkanlık değil"
Özön, alzaymırda uzun süredir kullanılan tedavi yöntemlerinin hastalarda bir miktar toparlanma ve hastalığın ilerleyişinde yavaşlama sağladığını ama ilerlemeyi durduramadığını anlattı. Alzaymırın öncelikle basit unutkanlıklarla başladığını dile getiren Özön, "Unutkanlık her yaşta görülebilir ama yaşlı kişilerde, unutkanlık artık günlük yaşamı etkilemeye başlamışsa buna dikkat edilmesi gerekiyor. Örneğin, kişi yeni bilgiyi öğrenemiyor, az önce konuşulan bir şeyi tekrar tekrar sorabiliyor. Eşyalarını evin içinde kaybedebiliyor. Bu belirtilere yaşlı insanlarda dikkat etmek gerekiyor." uyarısında bulundu.
Özön, hastalığın ilerleyen safhalarında kişilerin evinin yolunu unutabildiğini, yakınlarını tanımakta zorlandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alzaymır sadece bir unutkanlık değil. Psikolojik faktörler de işin içine giriyor. Duygu durum değişiklikleri, depresyon, içe kapanma, özgüven kaybı, yanında birisi olmadan bir işi yapamama, dışarıya çıkmaktan korkma gibi durumlar başlıyor. Bu şekilde psikiyatriye başvurup ardından bize yönlendirildiğinde alzaymır tanısı alan hastalarımız oluyor. Yakınlarında unutkanlık, aynı şeyleri tekrar tekrar sorma, yeni bilgileri öğrenememe gibi belirtileri fark eden kişilere mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmalarını öneririm."
TPS kişiye özel bir tedavi
"TPS kişiye özel bir tedavi"
Türkiye`de yaklaşık 6 aydır uygulanan TPS tedavisi hakkında bilgi veren Özön, ultrason dalgalarının kullanıldığı bu yöntemde ses dalgaları aracılığıyla çok kısa atımlarla beyni 5-8 santim derinine kadar uyardıklarını anlattı. Doç. Dr. Özön, "Hastalarımıza genelde 2 haftalık sürede 6 seansa kadar TPS tedavisini uyguluyoruz. Her seans yarım saat sürüyor. Bu kişiye özel bir tedavi." bilgisini paylaştı. Hastaya ait MR`ın, TPS tedavisinin yapıldığı cihaza yüklendiğini ve böylelikle beynin hasar gören bölgelerine odaklanıldığını dile getiren Özön, bu tedavinin, özellikle beyne ait büyüme hormonunun ve yeni damar oluşumuna yol açan hormonun salınımını artırdığını söyledi.
Kaybedilen bazı fonksiyonlarının geri kazanımını sağlıyor
"Kaybedilen bazı fonksiyonlarının geri kazanımını sağlıyor"
TPS tedavisinin özellikle hafif ve orta dereceli alzaymır hastalarında onay aldığını vurgulayan Özön, beyin hücreleri henüz hasar görmeden ya da hasar çok hafifken başlanan tedavide hastalığın ilerlemesinin önemli ölçüde yavaşlatıldığını ifade etti. Özön, hastalarda şu ana kadar ilaç tedavisiyle elde edilemeyen bir miktar iyiye gidişin de saptandığının altını çizerek, şöyle konuştu: "TPS tedavisini şu ana kadar 50 alzaymır hastamıza uyguladık. Tedavinin başlangıcında hastanın durumunu saptamaya yönelik 1,5 saat süren bir nöropsikolojik test uyguluyoruz. Bu testi, 6 seanslık TPS tedavisinden 6 hafta sonra tekrarlayarak, hastadaki gelişmeyi görüyoruz. Şu ana kadar tedavi uygulanan hastalarda, kişiden kişiye değişmekle beraber, en çok gördüğümüz iyileşmeler arasında sözel akıcılıkta artma yani kelimeleri daha rahat bulma ve konuşma, sosyalleşmede, farkındalıkta artış var. Hasta yakınları, daha önce telefon kullanamazken telefon kullanabilme, televizyon izleme, bulmaca çözme, kitap okuma gibi, hobilere tekrar başlama gibi olumlu gelişmeler gördüklerini dile getiriyor. TPS tedavisi ne kadar erken dönemde yapılırsa o kadar iyi. Hastalığın ilerlemesini olabildiğince yavaşlatıyor. Yavaşlattığı gibi de hastanın daha önceden kaybettiği bazı fonksiyonlarının geri kazanımını sağlıyor."
En büyük isteğim bu hastalıktan kurtulmak
"En büyük isteğim bu hastalıktan kurtulmak"
TPS tedavisi gören 77 yaşındaki hafif dereceli alzaymır hastası Naciye Sarı, bu hastalığın, abisi ve kız kardeşinde de olduğunu, kendisinde ufak belirtiler görülmesi üzerine çocuklarının yönlendirmesiyle hemen doktora başvurduklarını söyledi. Abisini alzaymır nedeniyle kaybettiğini gözyaşları içerisinde anlatan Sarı, şöyle konuştu: "En büyük isteğim bu hastalıktan kurtulmak. Ben, abim ve kız kardeşim gibi ileri derece alzaymır değilim. Ama onların bu yaşadıkları aklıma geldikçe çok üzülüyorum, acaba ben de böyle mi olacağım, diye düşünüyorum. Çocuklarım da bende bazı belirtileri hemen anladılar, `anne biz seni doktora götüreceğiz` dediler. Hepsinden Allah razı olsun. Çok şükür işimi gücümü yapıyorum. Dantel örerdim, kilim dokudum geçmişte, bu işlerle uğraşmayı çok seviyorum. Bunlar benim kazancım." Sarı, TPS tedavisinden çok memnun olduğunu da vurguladı.
Hastalığın ilerlememesini diliyoruz
"Hastalığın ilerlememesini diliyoruz"
Naciye Sarı`nın kızı Özlem Sarıben ise annesinin, hastalığın başlangıç evresinde olduğunu ve ilerlememesi için doktora başvurduklarını belirtti. Doktorlarının önerisiyle TPS tedavisine başladıklarını söyleyen Sarıben, "Annem fiziksel olarak çok sağlıklı. Mental olarak da bu seviyede kalması bizim için mutluluk verici olacaktır. Geriye dönüşten öte hastalığın ilerlememesini diliyoruz." şeklinde konuştu.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz