Berberlik mesleğine 1956`da henüz 11 yaşındayken kent merkezindeki Taksim Caddesi`nde çırak olarak başlayan Yeşilaras, 1961`de ustalık belgesi aldı.
Askerlik görevinin ardından 1969`da Değirmendere Mahallesi`nde iş yeri açan ve burada 52 yıldır aralıksız çalışan Yeşilaras, tarihe olan tutkusundan vazgeçemeyince topladığı yöresel eşyaları dükkanında biriktirmeye başladı.
Tarihi cep saatleri, çarıklar, yün işleme aletleri, ibrikler, kırbaçlar, fenerler ve zincirlerden oluşan yöresel ürünlerin büyük kısmını tavana, diğerlerini ise duvarlara asan Yeşilaras, yaklaşık 10 metrekarelik dükkanında yer sorununa da çözüm bulmuş oldu.
Mesleğini sevgiyle yapan Yeşilaras, yeni gelen müşterilerinin eşyaları görmelerinin ardından olumlu tepkiler verdiğini söyledi.
Tarihe olan merakının yaşamı boyunca sürdüğünü dile getiren Yeşilaras, "Burada dedemden kalan saatler, tarihi kav çakmağı ve seti, fenerler, sepet gibi eşyalar var. Yaklaşık bir asrı bulur diye düşünüyorum. Çünkü ben yaşım itibarıyla bu eşyaların tarihini biliyorum." dedi.
Yeşilaras, eşyaları gören bazı insanların kendilerinde bulunanları da dükkana getirdiğini ifade ederek, "Birisi burayı görünce el örmesi sepet getirdi. Daha sonra tarihi nitelikte çarık, yün işleme aletleri, kütük hızarı ve zincir verenler oldu. Onları da burada uygun yerlere koyarak sergilemeye başladık." diye konuştu.
Gelen müşterilerin de dikkatini çekiyor
"Gelen müşterilerin de dikkatini çekiyor"
Köy kahvehanelerinde gördüğü yöresel eşyaları da toplamaya çalıştığına işaret eden Yeşilaras, sözlerini şöyle sürdürdü: "Trabzon hakkında tarihi bir yazı bile görsem dikkatimi çeker ve hemen alır saklarım. Köy kahvehanelerinde gördüğüm yöresel eşyalar vardı. Sahiplerine `Şunu bana verir misin?` dedim, sağ olsunlar, verdiler ve getirerek dükkana koydum. Bunları topladık, biriktirdik çeşit çeşit. Gelen müşterilerin de dikkatini çekiyor. Bir keresinde öğrenci geldi ve tarihi eşyalarla ilgili dersi olduğunu söyledi. Ben de bulunan ürünleri tek tek ona anlattım."
Yeşilaras, müşterilerinin genellikle 40 yaş ve üzerinde kişiler olduğunu kaydederek, "Meslekte şu anda iki bölüm var. Birincisi bizim yaptığımız eski klasik tıraş tarzı. Bir de şimdiki gençlerin yaptığı yeni tıraş tarzı var, bizimle uyumlu değil. Benim yaptığım ona, onun yaptığı bana uymuyor. Gençler yine de sağ olsunlar, hal, hatır soruyorlar, ben de hiç kimseyi kırmam." ifadesini kullandı.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz