Bayraklı Höyüğü`nde 1948 yılında başlayan ve aralıklarla devam eden arkeolojik kazılarda önemli buluntular gün yüzüne çıkarıldı.
Buradaki kazılar, 2014 yılından itibaren Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Tanrıver başkanlığındaki 70 kişilik ekip tarafından yürütülüyor.
Kazı Başkanı Tanrıver, İzmir`de ilk şehir yapılanmasının 3 bin yıl önce "Smyrna" adıyla bugün Bayraklı sınırları içinde kalan alanda görüldüğünü hatırlattı.
Kazılarda ele geçen buluntuların Smyrna`nın millattan önce 7. yüzyıldan başlamak üzere 300 yüzyıl boyunca bölgedeki ticari ve siyasi faaliyetin toplandığı bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu vurgulayan Tanrıver, bu nedenle de bölgenin birçok saldırı ve yıkıma sahne olduğunu söyledi.
Şehrin savunma sistemi öğreniliyor
Şehrin savunma sistemi öğreniliyor
Son yıllardaki çalışmalarda kentin savunma sistemini öğrenmeye çalıştıklarını anlatan Tanrıver, şöyle konuştu: "Stratejik açıdan önemli bir konumda bulunan eski Smyrna, kuşkusuz bölgeyi elinde tutmak isteyen farklı güçlerin başlıca hedefiydi. Bu sonuca varılmasındaki en önemli etken kentin millattan önce 9. yüzyıldan itibaren güçlü bir sur duvarı ile çevrelenmiş olmasıdır. Kentin girişinin hemen yanında çok büyük ve iyi korunmuş bir kule ortaya çıkardık ve 2 yıl içinde onu daha iyi araştırma olanağı bulduk. Şimdi onun çizimlerini yaptık, proje yapmaya çalışıyoruz. Kısmen restore edip 3 boyutlu hale getirirsek bu İzmir`in ve Smyrna`nın tanınması için önemli bir öğe olacak."
Kral Alyattes tepe yığarak kente girmiş
Kral Alyattes tepe yığarak kente girmiş
Sur sisteminin kimlere karşı inşa edildiği konusunda da farklı varsayımların bulunduğundan bahseden Kazı Başkanı Tanrıver, araştırmalarda, surun tarih içerisinde 3 defa yıkıldığını ve yeniden inşa edildiğini ortaya koyduklarını söyledi.
Tanrıver, bölge halkının milattan önce 7. yüzyılda gittikçe büyüyen Lidya Krallığı`na karşı üçüncü suru inşa ettiğine dikkat çekerek, "Antik kaynaklardan Lidya Kralı Giges`in Smyrna`yı ele geçiremediğini biliyoruz. Ondan yaklaşık 50 yıl sonra Kral Alyattes`in tehdidi altında Smyrnalılar korkuyla çok kısa bir sürede bütün kentin etrafını, öncekilerinden çok daha kuvvetli yeni bir surla çevirmişler. Bazı yazarlara göre, korku içinde Lidyalıları beklerken atalarının kahramanlıklarını anlatan şiirleri söyleyerek surları yaptılar. Tabi bu bekleyiş hezimetle sonlanmış. Lidyalılar surlardan değil hemen arkasından bir tepe yığarak kente girmişler. Olduğu gibi kenti yıkmışlar, içeride bir direnme olmasın diye de surları da yıkmışlar. Kazılarda, kenti tahrip eden diğer felaketler gibi Kral Alyattes saldırısının izlerini de gün ışığına çıkarıyoruz. Bu saldırıların ardından kentin yönetimi 50 yıl boyunca Lidyalılarda kalmış. Sonra doğudan gelen daha büyük bir güç, İranlılar 545`te Sardes`i ve bu arada Smyrna`yı da ele geçirmiş. Burada o dönemde bir savaş olduğuna dair izleri buluyoruz. Sur da olmadığı için kolayca ele geçiriyorlar. Yani İzmir`in stratejik öneminin başına açtığı dertler hep devam etmiş" dedi.
Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
Yükleniyor lütfen bekleyiniz