Aydın’ın Kuyucak ilçesi Cumhuriyet Mahallesi`nde yaşayan şehit annesi Hülya Uçuş, adeta küçük bir müzeye dönüştürdüğü evinin bir odasında oğlundan kalan hatıraları saklıyor.
Şehit Astsubay Bahri Uçuş için yapılan odada, bebekliğinden askerlik dönemine kadar tüm fotoğraflar ile sivil ve meslek hayatında giydiği kıyafetler yer alıyor.
Cebindeki son parası bile var…
Cebindeki son parası bile var…
Odada, şehidin özel eşyalarının yanı sıra, çocukluğundaki oyuncağı, fotoğrafının işlendiği perde, künyesi, silahı, cebindeki son parası, Türk bayrağına sarılı yatağı, şehadet belgesi, birliğinde tuttuğu notlar ve devlet ödünç madalyası da bulunuyor.
Anne Hülya Uçuş, bu odanın ve evin yürek burkan hikayesini anlattı. Oğlu şehit olmadan kısa bir süre önce bu evi yapmak için para göndermişti. Ancak Astsubay Bahri, Hakkari`nin Çukurca ilçesindeki çatışmada şehit düştü… Anne Uçuş evinin temelinin atılacağı gün kahraman oğlunu kara toprağa verdi.
Aradan 5 yıl geçti… O ev tamamlandı. Anne yüreği bir odayı oğluna ayırdı. Oğlunun hiç görmediği evdeki odasını şehitten geriye kalan eşyalarla donattı.
Evi tamamladıklarında şehidin hatırasını yaşatmak için hiç görüp giremediği odasında eşyalarını sergilemeye karar verdiklerini ifade eden Uçuş, şöyle konuştu:
“Ne yazık ki kendi mezarının temeli atıldı…”
“Ne yazık ki kendi mezarının temeli atıldı…”
"Bir evi olmasını çok istiyordu. Kendisine nasip olmadı. Cenazesinin defin olacağı gün evin temeli atılacaktı. Ne yazık ki kendi mezarının temeli atıldı. Bu evden bir bardak su içmek nasip olmadı. Onun için ne yapsak az. Onun hiç girmediği odasını hatıraları ve eşyalarıyla süsledik. Anısını yaşatmaya çalışıyoruz. O daima bizimle… Bazen öyle bir şey oluyor ki odanın kapı sesini duyuyorum kokusunu hissediyorum."
Uçuş, odaya girdiğinde ferahladığını, her perşembe günü ve kandillerde odanın ışığını sabaha kadar açık bırakıp dualar ettiğini dile getirdi.
Oradaki askerlerimin anne ve babası benim”
"Oradaki askerlerimin anne ve babası benim”
Oğlunun küçüklüğünden beri askerlik mesleğini çok sevdiğini belirten Uçuş şöyle devam etti: "Acısını yüreğime gömdüm ama gururu çok büyük. Rabbim ona en büyük mertebeyi sundu. Ne mutlu bana vatan için bir evlat verebildim. Gitme dediğimde bana, `Bu yoldan beni asla ayıramazsınız. Orada benim askerlerim var. Onları yalnız bırakamam. Oradaki askerlerimin anne ve babası benim` dedi. Oğlum vatan için şehit oldu ve bu gururu bize yaşattı. Vatan ve en sevdiğimiz bayrağı kanıyla suladılar. Vatan sağ olsun."
Oğlum kahramandı, duası kabul oldu
"Oğlum kahramandı, duası kabul oldu"
Evladının teröristlerle göğüs göğse kahramanca çarpıştığını dile getiren Uçuş, oğlunun, yaralı olmasına rağmen ateş hattında kalan ve yardım isteyen silah arkadaşını kurtarmaya gittiği anda atılan bomba sonucu şehit olduğunu anlattı: "Oğlum kahramandı, operasyonlarda asla geride durmadan hep önden giderdi. Benim oğlum korkusuz, kahraman bir yiğitti. Bize en büyük gururu bıraktı. Kendisi de sürekli `şehit olacağım` diye bahsederdi. `Allah beni o mertebeye ulaştırsın.` diye dua ederdi. Duası da kabul oldu ve bize de bu gururu yaşattı. Onun için özlemek kelimesi en ağır kelime. Ölüm ayrılık da özlemek çok zor… Bazen öyle bir an oluyor ki çok sevdiği bir yemek oluyor boğazıma diziliyor. `Oğlum keşke sen de olsaydın.` diyorum."
Terör örgütü PKK`nın yok edilmesini çok istediğini vurgulayan Uçuş, devletin terörle mücadelesinin kendilerini sevindirdiğini ve içlerini ferahlattığını sözlerine ekledi.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz